|
*İnsanlığın 39 bin yıllık dostu...
*Zeytin... Sofralarımızın vazgeçilmez konuğu, ağız tadımız...

Sanırız ki hiçbir ağaç, insanlık tarafından zeytin ağacı kadar kutsal kabul edilmemiş, hiçbir ağacın üstüne bu kadar çok efsane yaratılmamıştır. Zeytin ağacının insanlık tarihindeki yerini kavrayabilmek için, bundan 39 bin yıl öncesine uzanmak gerekir.
Zeytin ağacına ilişkin bu gün elimizdeki en eski veri Ege Denizi'ndeki Santorini Adası'nda yapılan arkeolojik çalışmalara dayanıyor. Bu çalışmalarda 39 bin yıllık zeytin yaprağı fosilleri ortaya çıkarıldı.
Kuzey Afrika'daki Sahra Bölgesi'nde gerçekleştirilen arkeolojik araştırmalarda ise M.Ö. 12 bin yılına ait zeytin ağacı bulgularına rastlandı. Ancak; ilk zeytin hasadının ne zaman ve hangi uygarlık tarafından yapıldığı bilinmiyor.
Günümüze döndüğümüzde, zeytinyağının vatanının bin yıllar öncesinde olduğu gibi, yine Akdeniz olduğunu görüyoruz. Bu gün zeytinyağı üretiminin %98'i Akdeniz ülkeleri tarafından yapılıyor ve Akdenizliler %78'lik bir oranla zeytinyağı tüketiminde de birinci sırada yer alıyor.
Ancak dünyanın da zeytinyağının değerini keşfetmeye başladığını söylemek de yanlış olmaz. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Kuzey Avrupa, Brezilya, Japonya, Avustralya ve Kanada zeytinyağı pazarının hızla büyüdüğü ülkelerdir.
Ve bu gelişen pazarlarda zeytinyağı sağlık, lezzet, doğallık ve Akdenizli olmak kavramlarıyla birlikte düşünülüyor.
******************
ARALIK KAPI
BİR DAHA HİÇ OLMAYACAK
- çocuk dünyam -

(Ugurcan AKYÜZ - Kapı No. 99,2006. Dijital Baskı, 80x100)
çocukluğum
eski Lefkoşa'nın surlariçinde
yenicami mahallesindeki evimizin
bol üzümlü asma talvarında asılı kaldı
nilüferlerin açtığı küçük havuz başında
su şırıltısıyla akıp gitti
babamın bisikletinin zilinde asılı kaldı çocuk mutluluğum
çocukluğumda hiç yoksulluk olmadı
bana yoksulluk tattırmayan babama rahmet olsun
çocukluğum yaz günlerinin sıcak öğle saatlerinde
zeytin ağaçlarının gölgelediği
tozlu asfalt yollarda kaldı
serin akşam vakitlerinin yasemin kokularında
bir çan sesinde Ayluka kilisesinin
Yeni caminin ezan sesinde
Andrikko'nun, Ahmet Efendi'nin bakkal dükkanlarında
rehin kaldı çocukluğum
Velhasıl bu gün
o uzak çocukluğum
doğduğum evle birlikte
bir pula satıldı
yok oldu
bitti...
|