Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Skandalda ikinci perde
Önce araca sonra demir kapıya vurdu
İki çocuğuyla sokağa atıldı
Ayri, Girne'de başka kızları da telefonla arayıp rahatsız etti
Avcılardan ağaç katliamı
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı
Tam uyum

YORUMLANANLAR
Okan Ersan, Almanları büyüledi [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [16]
Avcılardan ağaç katliamı [2]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [33]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]



MEZARLIKTA DA AÇAR ÇİÇEKLER

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Nisan 2007, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

-HEM DE ÖLÜLERE İNAT CAPCANLI-

-hem de ölülere inat capcanlı-

Artık mezarlıklar eskisi kadar korkutmuyor insanları.

Her gidişimde ölülere imrenirim.

Çoğu mezar çiçek bahçesi gibi...

Her sabah, her akşam geçerim o yoldan.

Fırsat buldukça sonsuzluğa uğurladıklarımızı ziyaret eder, huzur bulurum.

Aslında yalan dünyadaki tanıdıklardan daha çok gerçek dünyadakiler...

Öylesine rahatça uzanıvermişler ki selviler altına...

İnsanın kıskanacağı geliyor...

Rengarenk çiçekler açtı.

İlkbahar geldi ya...

Toprak ana öylesine coşkulu ki bu bahar...

Tüm sevdiklerimi bir bir bastı ya bağrına...

Değmeyin keyfine...

Hayattaki dost, akraba sonsuzluğa göç edenlerin yanında sayılı kaldı ya;

Dedim ya yalan dünyadakilerden daha çok gerçek dünyadaki sevdiklerimiz...

Anladım

Toprak ananın coşkusu ondan...

Evet; mezarlıklardan eskisi kadar korkmaz oldu insanlar

Çünkü; ölüler kötülük bilmez...

Bu günlerde yaşayanlar için mi üzülmeli,

Yoksa ölenler için mi?

Bilemiyorum...

Serin selviler altında yatıyor tüm sevdiklerim.

Yüreğim paramparça.

Öylesine azaldık ki...

Unutulacak gibi değil hiçbiri...

Onları çok özledim.

Giderek büyüyor özlemim...

Ve dünya işleri, günlük koşuşturmacalar, hatta yaşamak angarya geliyor bana...

Mezarlıklar bu günlerde çiçek bahçesi...

İlkbahar geldi ya...

Bağrına bastı ya toprak ana sevdiklerimi,

Baharın bu coşkusu ondan...

Bir görseniz, mezarlıkta da açtı çiçekler

Hem de capcanlı

Hem de rengarenk

Hem de galiba biraz da ölülere inat...

****************

GENÇLERİMİZİ TANIYOR MUYUZ?

"Bir genci tanımak ne demektir?" Bir genci tanımak, onun kişiliğini, kimliğini, isteklerini, beklentilerini, hayallerini, yapmak istediklerini, umutlarını, umutsuzluklarını tanımak demektir. Bir genci tek bir kesitle de tanıyamayız, onun değişen gelişimi bizi başka boyutlarla da karşılaştıracaktır.

"Bir genci anlamak ne demektir?" Onun yapmak istediklerini, yapmamak istediklerini, yapmak isteyip yapamadıklarını, yapmak istemeyip yaptıklarını anlayabiliyor muyuz? Bir gencin neler düşündüğünü, neleri duyumsadığını, neden öyle düşünüp duyumsadığını biliyor muyuz?

"Bir gençle yaşamak ne demektir?" Onunla neleri paylaştığımızı, neleri paylaşmadığımızı, karşılıklı beklentilerimizi, iletişimimizin nasıl olduğunu, sınırlarımızın doğru olup olmadığını biliyor muyuz?

"Bir gencin kendini tanıması" ne demektir? Bir genç kendini kimin gözleriyle görmektedir? Kendi gözlerinin farkında mıdır? Ailesinin gözüyle mi görmektedir? Arkadaşlarının gözleriyle mi görmektedir? Sevgilisinin gözüyle mi görmektedir? Yoksa kendine karşı kör müdür?

Bütün bunları bilmeden "evet, gençlerimizi tanıyoruz" diyebilir miyiz?

* * *

Acaba kendi çocuklarımızı tanıyor muyuz?

Onları tanıyor muyuz, yoksa görmek istediğimiz gibi mi görüyoruz?..

Gerçek şudur ki, biz "gençlerimizi tanımıyoruz."

Onları seviyoruz, kızıyoruz, beğeniyoruz, beğenmiyoruz, övüyoruz, yeriyoruz ama tanımıyoruz.

* * *

Gençlerini tanımayan toplumlar, kendi geleceklerine kördürler...

Çocuklarını tanımayan büyükler, beklentilerini kuma gömerler...

Bu toplumda eğitimin en üst başarılarını kazananlar da bizim gençlerimizdir.

Yollarda çanta kapıp kaçanlar da bizim gençlerimizdir...

Dünya birincisi olan sporcu gençler de bizim gençlerimizdir.

Bir arabanın altına yatıp tamir eden genç de bizim gencimizdir.

* * *

Önce gençlerimizi tanımak zorundayız...

Gençlerimizi araştırarak, inceleyerek, hiçbir önyargıya kapılmadan, dışlamadan, suçlamadan görmek, anlamak, kabul etmek ve "bilmek" zorundayız.

Sonra da onları anlayarak, onlarla işbirliği yaparak, onlarla yaşadığımızı bilerek ortak çalışmalar yapmak zorundayız.

Bir toplumun gençleriyle ilgili projesi alfabe harfleriyle sıralanmış hapishaneler yapmak olamaz. E tipini F tipi izler, sonra da G tipini yapmak zorunda kalırsınız.

Gençler için yapılması gerekenler, öğrenim işlikleri, çalışma işlikleri, yaratma işlikleridir.

Gençler kendi değerleriyle, toplumsal değerlerle, evrensel değerlerle buluşmalıdır. İlk aşama budur. Sonra da aynı gençler yeni değerlerle yaratmalıdır. Kendilerinde, toplumlarında ve bütün dünyada geçerli yeni değerlerin üretimi yaşanmalıdır.

Dr. Erdal Atabek

"Erken Büyüyen Çocuklar" s.47-48

   2197 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Kasım 2008, Pazartesi   Biz de Dünyalı mı olduk
05 Kasım 2008, Çarşamba   İşyerinde iltifat/-sızlık
23 Ekim 2008, Perşembe   Satılık Bebek Yatağı
08 Ekim 2008, Çarşamba   Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel
07 Ekim 2008, Salı   "Durgun Anlar..."
23 Eylül 2008, Salı   Sen Aysın Ben Dünya
19 Eylül 2008, Cuma   Bildiriler
18 Eylül 2008, Perşembe   Kitap dünyası... Mucize Zeytin ve Yan Ürünleri...
17 Eylül 2008, Çarşamba   Eylül'e serzeniş... Neden?..
19 Ağustos 2008, Salı   İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6944 1.7064
1 STERLİN 2.5170 2.5358
1 EURO 2.1221 2.1370



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

ET İTHALATINA İZİN VERMELİYİZ

Mustafa BESİM

GÜVEN VE TALEP





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital