Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Skandalda ikinci perde
Önce araca sonra demir kapıya vurdu
İki çocuğuyla sokağa atıldı
Ayri, Girne'de başka kızları da telefonla arayıp rahatsız etti
Avcılardan ağaç katliamı
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı
Tam uyum

YORUMLANANLAR
Okan Ersan, Almanları büyüledi [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [16]
Avcılardan ağaç katliamı [2]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [33]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]



Grup çalışması ve arkadaşlıklar...

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Mayıs 2007, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

   2 Mayıs Çarşamba akşamı BRT’de Petek-Osman Cankoy ikilisinin programını izledim. Kıbrıs Türk Eğitim Vakfı’nın düzenlemiş olduğu Liseler Arası Proje Yarışması’nda dereceye giren okulların öğrencileri ile yapılan bir programdı.

   Genç yaşlarına rağmen öğrencilerin buluşları ilginçti.

   Aslında yaratıcılık o yaşlarda daha bir cesurcadır.

   Bu yarışmaya katılan tüm öğrencileri kutlamak gerek. Yalnız öğrencileri değil, onları yüreklendirip bilgilendiren öğretmenleri ve aileleri de tabii ki...

   Bu yarışmanın grup çalışması niteliğinde olması da hayli önemli... Arkadaşlıkların temeli böylesi çalışmalar sırasında daha bir güçlenir.  

   Programı eleştirmek gibi bir niyetim yok; ancak, sevgili Petek ile sevgili Osman alınmasın ama, alelacele hazırlanmış bir program gibi geldi bana... Belki program süresinin kısa oluşundan dolayı da bu duyguya kapılmış olabilirim, bilemem... Emek ve zaman harcanarak yapılan her şeyi takdirle karşıladığımı da ayrıca belirtmek isterim.

   Gençler güzel konuştu, projelerini iyi açıkladı; fakat sorulan sorular yetersizdi kendilerini ifade edebilme açısından...

   Bu bir başlangıçtı diyelim. Petek ile Osman, öğretmen kökenli olmalarından dolayı, çocuk psikolojisinden çok iyi anlıyorlar. Böyle programların devamını dileyelim. Toplum olarak ilgi duyduğumuz konular bunlar. Hepimiz çocuklarımızla fazlasıyla ilgiliyiz. Hiç olmazsa bilinçli davranalım, gençlerimizi ilgi duydukları alanlarda yüreklendirelim...

                                                      *     *     *

   Konuyla ilgili olduğuna inandığım bir yazıyı sizlere aktarmadan edemedim yine. “Arkadaşların günümüzdeki etkileri artıyor” başlıklı yazı Dr. Erdal Atabek’in “Erken Büyüyen Çocuklar” adlı kitabından alınmıştır.

 

   “Önceki dönemlerde ‘arkadaş edinme’, mekan yakınlığıyla çok ilgiliydi. Arkadaşlar, mahalleden, okuldan ya da aile büyüklerinin arkadaş çocukları arasından seçilirdi. Bu da hem arkadaş sayısını belirlerdi, hem arkadaşlar aileler tarafından tanınırdı, gerektiğinde de bu arkadaşlıklar gözlem altına alınabilirdi.

   Günümüzde ise ‘arkadaş edinme’ mekansal özelliklerinden uzaklaştı. Gençler için mahalle arkadaşlığı hemen hemen kalmadı, okul arkadaşlığının yanında gidilen kafe-bar’larda tanışılanların arkadaşlığı da eklendi. Bunların dışında ‘internet arkadaşlığı’ denilen sanal arkadaşlık türü yerleşti ve yaygınlaşmaya başladı.

   Arkadaşların günümüzdeki etkilerini artıran önemli bir etken de ailelerin çocuklarıyla olan ilgilerinin kaçınılmaz olarak azalması oldu. Anne babanın ikisinin birden çalışması, uzayan çalışma saatleri, çocukların kendi başlarına geçirdikleri süreleri uzattı, bu da arkadaşlara ayrılan zamanın artmasıyla sonuçlandı.

   Cep telefonları, internet gibi telekomünikasyon araçlarının iletişimi hızlandırması da arkadaş etkileşimini eskisine göre katlanarak arttırdı, bu etkilerin neler olduğunun da artık bilinmemesine yol açtı.

   Anne babaların bilgi kaynağı olmaktan çıkması da arkadaşlar arasındaki bilgi alışverişini hem arttırdı, hem de etkinlik kazandırdı. Artık arkadaşlar arasındaki bilgi internet yoluyla sürekli yenilendiği için arkadaşların birbirini etkisi de arttı.

   Bütün bu gelişmeler, gençlerin her zamankinden daha çok ‘kendi yönetimi’ni başarmalarını gerektirirken, gençler dış etkilere her zamankinden daha açık duruma geldi. Bütün bunlar da, arkadaşların ve arkadaşlığın önemini arttırdı.

 

Neler yapılmalıdır ve neden yapılmalıdır?..

   * Öncelikle, gençlerin arkadaşlığı her düzeyde desteklenmelidir. Gençlerin arkadaşlarla geliştiği ve sosyalleştiği bilinmelidir. Arkadaş olma, arkadaş edinme, arkadaşa önem verme gibi özelliklerin kazanılmasına yardımcı olunmalıdır.

   Gerek aileler, gerekse okullar bu konuda duyarlı olmalıdırlar.

   * Gençler, ‘arkadaşlık’, ‘arkadaşlar’, ‘grup etkileri’ konularında bilgilendirilmeli, aydınlatılmalıdır. Arkadaşların, arkadaşlığın, grupların ‘olumlu ve olumsuz etkileri’ konusunda çeşitli örneklere dayalı tartışmalı toplantılar yapılmalıdır.

   ‘Arkadaş dayanışması’nın nasıl güç bir durumdan kurtulmayı sağladığı, bir ‘takım’ olmanın, bir ‘sıkı dostlar’ grubunun olumsuz bir durumu nasıl olumlu bir duruma çevirdiği anlatılmalıdır.

   ‘Arkadaş etkileşimi’nin nasıl bir suç örgütüne dönüştüğü, birlikte nasıl gözüpek yanlışların yapıldığı, sonradan aynı kişilerin kendi durumlarını nasıl değerlendirdiği de yine örneklerle anlatılmalıdır. Bir uyuşturucu bağımlısının, bir suç çetesinin nasıl bir ilk hevesle başlayıp nerelere geldiği örneklerle açıklanmalıdır.

   Gençler her konuda olduğu gibi bu konuda da bilinçlendirilmelidir.

   * Burada da ‘sorumluluk gelişimi’ bize yardımcı olacaktır.

   Gençlerimize ‘her yaptıklarından kendilerinin sorumlu oldukları’ çok açık biçimde anlatılmalı, sorumluluk duygusu güçlendirilmelidir. Mazeretlerin, suçu başkalarına atmanın, başkalarını sorumlu tutmanın bireyin sorumluluğunu ortadan kaldıradığı açıklanmalıdır.

   Gençlerimize, kendi yaptıklatrını değerlendirerek sorumluluk paylarını ölçmenin yolları gösterilmelidir.

   * Aileler, çocuklarının arkadaşlarını tanımalıdır. Çocuklarının kimlerle arkadaş olduklarını, arkadaşlarıyla neler yaptıklarını, sonradan bunları nasıl değerlendirdiklerini bilmeye ailelerin hakkı vardır.

   Aileler, bu haklarını çocuklarıyla konuşarak, çocuklarından bilgi alarak kullanmalıdırlar. Çocuklarını izlemek, cep telefonlarını merak etmek, bilgisayarlarını kurcalamak yanlış yollardır. Bilgi ve değerlendirme her zaman çocuktan alınmalıdr. Aileler, çocuklarıyla bu konularda konuşmalı, her durumu birlikte değerlendirmelidirler.

   Eğer çocuklarımıza doğru sorumluluk duygusunu kazandırırsak bunu yapmakta güçlük çekmeyiz.

   * Eğer çocuğumuzun –bize göre- yanlış arkadaş seçmek gibi bir tutumu varsa çocuğumuzda nasıl bir sorun olduğunu düşünmenin zamanı gelmiştir. Bu konuda yardım istemekten çekinmemeliyiz.

   ‘Yanlış’ dediğimiz arkadaşların seçilmesinde belki de başka bir ‘yanlış’ vardır. Bu ‘yanlış’ın içinde çocuğumuz olabileceği gibi ‘biz’ de yer alabiliriz.

   * Okullar, grup oluşumuna, grup etkileşimine çok dikkat etmelidir.

   Belki de, sadece bu amaçla, bir yönetici-eğitimci görevlendirilmesi doğru olur. Okul içindeki gruplaşmalar, bu grupların oluşumu, grup değerleri, grup içi etkileşim, grup liderliği gibi konular dikkatle izlenerek ve değerlendirilerek çok önemli bilgiler sağlanabilir. Bu duruma ilişkin öğrencilerin durumunu onlarla birlikte değerlendirmek, gerektiğinde ailelerle işbirliği yapmak, sonradan ortaya çıkacak pek çok konuyu ve olayı önleyebilir.

   * Okullarda ‘kulüp çalışmaları’ olarak ortak bir konuda buluşan öğrencilerin grup kurmaları, grupların amaçlarıyla uğraşmaları ve sonuç almaları her zaman önerilecek ve uygulanacak grup çalışmalarıdır. Bunlara önem vermek, değerlendirmek, yeni alanlar açılmasını sağlamak çok olumlu çalışmalardır.

   * Toplumumuzda pek bilinmeyen ‘ortak çalışma grupları’, ‘sosyal hizmet grupları’, ‘sosyal araştırma grupları’ gibi grupların kurulması ve çalışması çok önemlidir. Bu grupların oluşması, çalışması ve sonuçlar alması birçok bakımdan toplumun gelişmesine yardım eder, aynı zamanda bu çalışmada yer alan bireylerin kişisel gelişimlerine de olumlu katkılarda bulunur.

   Çocuklarımızı sadece gezme, eğlenme ve zaman doldurmanın dışında yapılacak pek çok şey olduğu yolunda desteklemek, bu yolla yaşamımızı anlamlı kılmanın önemiyle zenginleştirmek de hepimizin görevi olmalıdır.”      

 

Git artık

 

Bir türlü gitmek bilmedin bu yıl karakış

Kaldı mı alacağın bende?

Ödeşmedik mi?

Yetmez mi bağrımdan söküp aldıkların?

Ahım kalır sonra sende

Bilesin…

 

S.S.

 

   2367 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Kasım 2008, Pazartesi   Biz de Dünyalı mı olduk
05 Kasım 2008, Çarşamba   İşyerinde iltifat/-sızlık
23 Ekim 2008, Perşembe   Satılık Bebek Yatağı
08 Ekim 2008, Çarşamba   Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel
07 Ekim 2008, Salı   "Durgun Anlar..."
23 Eylül 2008, Salı   Sen Aysın Ben Dünya
19 Eylül 2008, Cuma   Bildiriler
18 Eylül 2008, Perşembe   Kitap dünyası... Mucize Zeytin ve Yan Ürünleri...
17 Eylül 2008, Çarşamba   Eylül'e serzeniş... Neden?..
19 Ağustos 2008, Salı   İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6944 1.7064
1 STERLİN 2.5170 2.5358
1 EURO 2.1221 2.1370



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

ET İTHALATINA İZİN VERMELİYİZ

Mustafa BESİM

GÜVEN VE TALEP





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital