Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
İkisi de alkışlandı: 1-1
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
Devlerden "tık" yok: 0-0
Gönyeli Oşan'a DAÜ şoku 71-60

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Duraklayan ekonomiye daraltıcı maliye politikaları

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Son birkaç haftadır vergi konusunda epeyce yazıyorum. Özellikle Maliye Bakanlığının stopaj ve KDV ile ilgili yapmış olduğu düzenlemeleri mutlak surette iyi değerlendirmemiz gerektiği inancındayım. Hele ekonomimizdeki mevcut durumun geçen yıllara göre, talepten kaynaklanan düşüş neticesinde öngörülen seviyede olmaması, alınacak her tedbirin ve uygulamaya konulacak her politikadanım fayda-maliyet analizi çok daha iyi yapılmalısını gerekmektedir. Bu politikaların mutlaka ekonomideki toplam talebi artıracak yönde olmalıdır.

Vergi politikaları ülke ekonomilerinin yönetiminde en etkili araçlardan biridir. Para politikasının olmadığı ülkemizde bu politikaların yerinde ve zamanında uygulanması daha da önem arz etmektedir.

Stopaj'ın yeniden uygulanmaya başlanmasının, tamamen tükenen bütçeye ek kaynak yaratma amaçlı olduğunu bir önceki yazımda da ifade etmiştim. Bakanlığın KDV ile ilgili öngördüğü düzenlemelere de baktığımızda aslında bunun da benzer amaçlı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hâlbuki ekonomideki büyümenin geçen yıllara nispeten daha düşük olacağını yılbaşından beri bilmekteyiz. Böyle bir durumda neden genişletici değil de daha fazla daraltıcı makroekonomik politikalar uygulamayı tercih ediyoruz?

KDV ile ilgili bu düzenlemeler yersiz, anlamsız ve taraflı oldukları için piyasa koşullarını olumsuz etkilemeye devam edecekleri görüşündeyim. Özellikle ekonomide durağanlığın, piyasada nakit sıkışıklığının yaşandığı, kısaca toplam talepte sorun olduğu bu aylarda Maliyenin marjinal da olsa daraltıcı bir maliye politikası uygulaması zamansız olacaktır.

KDV ile ilgili düzenlemeler yapılacak haberini duyduğumda, Maliyenin KDV'deki o çok oranlı çarpık yapıyı düzeltmesini bekliyordum. Fakat 1 Temmuz 2007 itibariyle uygulanmasına başlanacak yeni düzenlemelerin pek de o yönde olmayacağı ortada.

Maliye Bakanlığının öngördüğü düzenlemelerde KDV'si %0 olan ürünlerin oranı %1'e yükseltilirken, %3 oranlı olan ürünlerin bir kısmı %1'e düşürülecek, bir kısmı da %5'e artırılacaktır. Bunun yanında özellikle yerli üretim ürünlerine uygulanan % 5 KDV oranı %8'e çıkartılacaktır. Standart KDV oranı olan %15 ise %16'ya arttırılacaktır. Elektriğe uygulanan %10 ile lüks tüketim mallarına ödediğimiz %20'de bir değişiklik olmayacaktır.

KDV oranlarındaki düzenlemelerin çoğu artma yönündedir. Bu da doğal olarak önce raf fiyatlarına yansıyacak, enflasyonu marjinal da olsa yukarıya doğru itecek ve nihayetinde alım gücünün bir ölçüde azalmasına neden olacaktır. Peki, bu uygulama devletin kasasına olumlu yansıyacak mıdır? Kısa vadede, ithalattan alınacak ek %1'lik KDV devlet kasasına girecek parayı artıracak gibi görünse de, orta vadede bu, talebin esnekliğine ve şirketlerin tavırlarına göre farklı sonuçlar verebilecektir. Eğer tüketiciler talebini kısarsa ki normalde beklenen de budur, azalan satışlar, devletin kasasına akan parayı da azaltacaktır.

Diğer taraftan özellikle ithalatçılar, peşin ödedikleri bu ek yükün maliyetini bir şekilde karşılama yollarını arayacaklardır. Bu da daha fazla düşük beyan ve daha fazla kayıt dışılık demektir. İşte onun için bu KDV düzenlemesini yersiz ve anlamsız buluyorum.

Ekonomide toplam talebin (özellikle dış talebin; konut ve turizm hizmetlerinde) beklenen oranda gerçekleşmediği bu aylarda, stopaj ile KDV düzenlemeleri toplam talebin daha da azalmasına neden olacaktır.

Maliye yeni düzenlemeleriyle yerli-yabancı ayrımına devam etmiştir. Yerli üretim mallarında KDV %8, ithal ürünlerinde ise iki katı, %16 olacaktır. Bu farklılık, devletin, KDV'yi kullanarak yerli sanayiyi korumaya devam edeceğinin göstergesi olsa gerek. Önceden de ifade ettiğim gibi, piyasa koşullarını etkileyecek, rekabet ortamını devlet eliyle bozmak özelde sanayiciye, genelde ekonomimize yararı dokunmaz.

Üç kuruşluk destek yapılacak diye, toplum bunun bedelini cebinden çok daha büyük bedellerle ödüyor. Destek yapılacaksa, bu üretim aşamasında, üretim faktörlerinin (girdilerin) maliyetlerine yönelik bir program çerçevesinde yapılmalıdır. Kesinlikle piyasa koşullarını etkileyecek şekilde yapılmamalıdır.

KDV'de 6 değişik oranlı uygulamaya devam ediyoruz. Bu, kurumsal altyapısı güçlü, gelişmiş ekonomilerde bile tercih edilmeyen çok maliyetli bir uygulamadır. Neden ısrarla bu karmaşık, zor ve maliyetli uygulamaya devam ettiğimize bir türlü anlam veremiyorum? Kayıt sistemimizin yeterli olmadığı için böylesi çok oranlı bir sistemi uygulamak çok zahmetli ve maliyetlidir.

Bilindiği üzere KDV bir tüketim vergisidir ve bu vergi herkesten gelirine bakılmaksızın tüketimine göre alınan bir vergidir. Genelde KDV'de artışlar gerçekleşeceğinde, düşük gelirli kesimi koruma bağlamında, eş zamanlı dolaysız vergilerde düzenlemeler yapılmaktadır. Bu özellikle KDV düzenlemesi ile alım gücünün çok etkileneceği kesimler için uygulanmaktadır. Rum kesimi ve diğer AB'ye üye olan ülkeler, vergi direktifi gereği, KDV'sini aşamalı alarak 10, sonra 13 ve simdi de %15 oranına yükseltirken, eş zamanlı olarak gelir vergisinde de düzenlemelere gidilmiştir. Burada düşük gelirli kesimler vergi matrah düzenlemeleri ve sosyal harcamalar ile desteklenmiştir. Bu tür maliye politikaları ülkedeki toplam talebin ve gelir dağılımının olumsuz etkilenmemesi için çok önemlidir.

Sonuç olarak, vergide politika değişiklikleri öncesinde ekonomiye yansımaları, sosyal boyutu iyi hesaplandıktan sonra uygulanmaya konulmalıdır. Bunun yanında bu tür uygulamalar ekonomik vizyon ile tutarlı, sosyal devlet anlayışına uygun olmalıdır. Bunun için hükümetin genelde vergi politikalarından, özelde de KDV'de neyi hedeflediğini gerçekten ortaya koyması gerekmektedir.

   1832 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Kasım 2008, Cuma   GÜVEN VE TALEP
14 Kasım 2008, Cuma   DESTEK ARZA MI TALEBE Mİ?
07 Kasım 2008, Cuma   BAĞIMSIZ İSTATİSTİK BİRİMİ
31 Ekim 2008, Cuma   "BUGÜNLERDE HERKES SOSYALİST"
24 Ekim 2008, Cuma   BAĞIMLILIK NEREYE KADAR?
17 Ekim 2008, Cuma   KENDİ YAĞIMIZLA...
10 Ekim 2008, Cuma   KÜRESEL EKONOMİK GERİLEME
26 Eylül 2008, Cuma   İYİ HABER!
19 Eylül 2008, Cuma   MEVCUT BÜTÇE YAPISIYLA YAŞAM KALİTEMİZ ARTAMAZ
12 Eylül 2008, Cuma   EKONOMİK DURAKLAMA SOSYAL GÜVENLİĞİ DE VURDU!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

ET İTHALATINA İZİN VERMELİYİZ

Mustafa BESİM

GÜVEN VE TALEP





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital