|
Verimlilik kelimesi özellikle iş ve ekonomik hayatta sıkça dile getirilen bir kavramdır. Serbest piyasa anlayışının kurumsallaştığı dışa açık piyasalarda firmalar mutlak surette verimli olma durumundadırlar. Rekabet koşulları müteşebbisleri ellerindeki kaynakları en iyi şekilde kullanarak verimli olmaya ve dolayısıyla rekabet etme güçlerini artırmaya zorlar. Sonuçta firmalar faktör başına üretim miktarını artırarak gelişirler ki bu da verimliliğin artması anlamına gelir.
İnsanoğlu ve toplumlar devamlı surette gelişen dinamik bir süreç içerisindedirler. Toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel hayatlarını, doğru, düzgün bir şekilde idame ettirebilmeleri için onları kollayacak, koruyacak, yön verecek ve en önemlisi gelişimine ortam yaratacak belli mevzuatlara ihtiyaç vardır. Demokratik parlamenter rejimlerde bu ihtiyaç büyük ölçüde yasaların düzenlendiği ve hayata geçirildiği yer olan meclis tarafından karşılanır.
Bu açıdan meclis demokratik sistemlerin en önemli müesseselerin başında gelir. Meclis yürütme ve yargı erklerine yol gösteren yasaları düzenler. O ülkedeki dinamik sürecin (siyasi, ekonomik ve diğer) getirdiği değişikliklere ve yeniliklere ayak uydurmak için vardır. Meclis, halkın yaşam standartlarının iyileştirilmesi için gereken kamu politikalarının uygulanabilmesi ve halkın daha rahat yaşamasını sağlamak için gerekli yasaları geçirmek durumundadır.
Bunun için de etkin ve verimli çalışan bir meclise ihtiyaç vardır. Aksi halde, ekonomik ve sosyal yaşantı bozulacak, kültürel gelişim olumsuz etkilenecek ve istenmeyen kriminal faaliyetler artacaktır.
2003-2004 yıllarında Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulma arayışında yapılan görüşmelerde Kıbrıs Türk tarafının yasa bağlamında ne kadar eksiği olduğu net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bunun ötesinde Kıbrıs Türkü AB yolunda ilerlemek isteğini ortaya koymuş ve bu yönde irade belirtmiştir. Seçtiği ve vekil ilan ettiği kendi içinden çıkan insanlardan mevzuatın uyumlaştırılmasını ve gerekli yasaların yapılmasını istemiştir. 2007-2008 adli yılı açılışında düzenlenen törende yapılan konuşmaların çoğunda ceza yasalarında değişiklik yapılması gerekliliği hukukçular tarafında açıkça ortaya konmuştur.
Yine ayni törende konuşan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, anayasamızın günün ihtiyaçlarını karşılayacak durumda olmadığının altını çizdi ve meclisteki siyasi partilere büyük görevler düştüğünü belirtti. Diğer taraftan özel sektör, başta rekabet yasası olmak üzere, ekonomik kuralların adaletli bir şekilde belirlenmesi ve gereken yasaların yapılmasını talep etmektedir.
İşte bütün bu örnekler, başta içimizde yaşayan vekillerimiz olmak üzere, bütün siyasi partilerin ana motivasyonu olmalıdır. Halk, taleplerine cevap veren, gerisinde kalmayan, aksine ilerisinde yol gösterici durumunda olan bir meclis istemektedir. Halkın daha üretken olabilmesi için verimli ve etkin çalışan bir meclis gerekmektedir.
Meclisimizin icraatlarına baktığımızda, yasama ve denetleme ile kararlar alma, yazılı sorulara cevap verme ve araştırmalar yapma gibi belli işlerle uğraşmaktadır. Zannedersem bir meclisin performansının ne olduğunu belirlemek için kullanılabilecek en iyi ölçek yaptığı yasa sayısıdır. Zaten Meclisin yasama yılı ile ilgili raporlarında da en fazla önem verilen icraat geçirilen yasa sayısıdır. Meclis web sitesindeki kaynaklara göre 2002 yılında 71, 2003'de 73, 2004'de 43, 2005'de 74 ve 2006' de ise 73 yasa (bunlar yıllıktır, yasama yılı bazında alınmamıştır) yapılmıştır ancak bunların da çoğu değişiklik yasalarıdır. 2002- 2006 yıllarında gerek parlamento üyelerinde değişiklik olmasına gerekse meclisteki gündemi büyük ölçüde belirleyen iktidarın da değişmesine rağmen, meclisin yasa yapma kapasitesinde pek bir değişim olmamış, 70 civarında seyretmiştir.
Bu sayı 90'lı yıllarda (91 yılı hariç, toplam 93 yasa) 50-70 civarında gerçekleşmiştir. Tabiî ki yasadan yasaya fark vardır ve hazırlanmaları için gereken zaman farklılıklar gösterebilmektedir. Bunun yanında değişik kesimlerin her yasa için duruşu farklı olabilir. Bu da belli tasarıların yasallaşmasını geciktirebilir veya tamamen geri çekilmesine neden olabilir. Ama genel anlamda yukarıda işaret ettiğim gerçekler ve geçirilen yasa sayısına bakacak olursak, değişen yıllarda meclisin verimliliğinde pek bir değişim olmadığını söyleyebiliriz.
Karşılaştırma yapabilmek için farklı ülkelerin rakamlarını incelemeye çalıştım. Uyumlaştırma sürecini çoktan tamamlamış, Cumhuriyet tarihi yüzyılları aşmış Fransa'da son 5 yılda 577 parlamenter ile ortalama her yıl 100 yasa yapılmış. Danimarka 179 vekiliyle 201yasa yaparken, Hırvatistan 115 yasa yapmıştır. Yasa sayısı olarak erişebildiğim kaynaklara göre en üretken görünen ülke Latviadır. 100 milletvekiliyle 2005-2006 yılları arasında toplam 557 tasarıyı meclislerinden geçirerek yasalaştırdılar. Bu da bizlere istenmesi durumunda meclisin çok daha üretken olabileceğini göstermektedir.
Her alanda verimlilik artışını sağlama görevini üslenen TC Milli Prodüktivite Merkezine göre parlamento çalışmalarının başarısı milletvekillerinin bireysel başarılarıyla doğru orantılıdır. Yani her şey bizim yetki verip meclise gönderdiğimiz milletvekillerimizde bitiyor.
1 Ekim pazartesi başlayacak olan yeni yasama yılında meclisimizin gündemi dolu görünüyor. Temennimiz meclisimizin toplumdan gelen talepleri en kısa zamanda yerine getirmesidir. Bununla kalmayıp, toplumun ilerisine gidecek bir yapı oluşturarak toplumsal gelişimi sağlayacak yasalarla ülkeyi daha iyi günlere sürüklemesidir. Özellikle ekonomik açıdan büyümede yavaşlama gözlemlendiği bu günlerde, meclisin toplum yararına daha verimli çalışması, halkın motivasyonunun artmasına, beklentilerinin olumlu yönde gelişmesine katkı koyabilir görüşündeyim.
Yeni yasama yılı hepimize hayırlı olsun...
|