|
Bir ülkenin kalkınmasını planlamak sonu olmayan bir iştir. Hani sonu olmayan roman hikâyeleri gibidir. İnsanoğlunun ekonomik, sosyal, çevresel, siyasi, ve kültürel yaşamı devamlı değiştiği için, planlama süreci de devamlı olmalıdır. Bu dinamik bir süreçtir.
Başarılı bir planlamayı sağlamanın en önemli unsuru, düzenli bir şekilde halkın ve değişik kesimlerden temsilcilerin (sivil toplum örgütleri, sendikalar, vs) bu sürece ortak edilmesi ve sorumluluk almasıdır. Aslında program aktörleri olacak olan bu kesimin sürece dâhil edilmemeleri, planın hayata geçirilmesini ve başarılı olmasını engeller.
KKTC geçmişinde 3 tane beş yıllık kalkınma planı hazırlamıştır. En son plan 1993-1997 yılları için hazırlanmıştır. 10 yıldır bu ülkenin bir kalkınma planı yoktur , geçiş yılı programları ile idare edilmeye çalışılmaktadır.
Bunun anlamı bu ülkede gerçek anlamda bir hedef, vizyon olmadığıdır. Bu ülkede makroekonomi yönetimi için ekonomik politikalar geliştirilmemiştir. Rotası olmayan bu ekonomi, doğal olarak rüzgârın estiği yönde gitmektedir.
Düşünün ki biz Avrupa Birliğinden bahsediyoruz, ulusal programı dillendiriyoruz, ama bunları başarmanın olmazsa olmazı olan plandan eser yok, haber yok. Sektörel öncelikler esaslı bir şekilde belirlenmemiş, gerekli detay çalışmalar yapılmamıştır. Böyle plansız programsız bir ekonomide, piyasa koşulları nasıl belirlenebilir? Yatırımcıların beklentileri ve dolayısıyla verecekleri doğru kararlar nasıl şekillenebilir? Zaten Kıbrıs sorunundan dolayı yaşanan belirsizlikten ülkenin risk primi yüksektir ve bunun bedelini bütün halk ödemektedir. Bu belirsizliklerin minimize edilmesi için plana program ihtiyaç vardır.
Hazırlanacak planın amacı ülkede dengeli ve sürdürülebilir bir gelişme sağlamak ve ülke ekonomisinin rekabet gücünü artırmak olmalıdır. Değişik kesimlerin görüşlerinin sentezlenmesi ve ülkenin kalkınması için ortak anlayışın oluşması ancak bir plan hazırlığına başlanması ile gerçekleşebilir.
Planlar önemlidir çünkü plan sayesinde, ülkenin orta-vadedeki hedefleri ve öncelikleri belirlenecektir. Ekonomik olarak planlamaya başlanması belirlenecek hedeflere ulaşmak için gereken stratejileri ve ne tür aktivitelerin yapılası gerektiğini ortaya koyacaktır. Planın diğer önemli işlevi, halkı uzlaştımak ve varılan hedeflere ulaşmak için yönlendirmek olacaktır. Bu ülkenin mali ve diğer kaynaklarının doğru tahsis edilmesi ve ihtiyaca göre kullanılması demek olacaktır.
Örneğin beş yıla kadar ülkede ne tür emeğe ihtiyaç duyulacağı ve buna göre eğitimin nasıl planlanması gerektiği ancak böyle planlar sayesinde belirlenebilecektir. Kalkınma planlarının diğer bir önemi, toplumun kalkınma sürecine nasıl dâhil edileceği konusunda ortak bir anlayışın oluşmasına katkı sağlaması ve demokrasilerin gereği olan katılımcılığın önünü açmasıdır.
Kalkınma planları ile ekonomideki değişik yönetim kademelerindeki planlamalara ışık tutulacak ve özellikle sektörel önceliklerinin belirlenmesine büyük katkı koyulabilecektir.
Düşünün ki bu ülkede, hemen hemen herkes her istediği sektöre rahatlıkla yatırım yapabilir. Bir sınırlama, bir kısıtlama yoktur. Sektörel öncelikler belirlenmediği için de zaten kısıtlama olması zordur. Özellikle 2002 yılından sonra bu ülkede konut sektöründe müthiş yatırımlar olmuştur. Bölgesel planlama olmadığı ve gerekli yönetmelikler geçirilmediği için konut sektöründeki gelişim çevresel sorunları da beraberinde getirmeye başlamıştır. Bunlar bir tarafa, bugün gelinen aşamada konuta olan dış talebin azalmasıyla konutta arz fazlası ortaya çıkmıştır. Peki, bundan sonra bu sektör ile ilgili hedefimiz nedir? Bu sektöre daha kaynak aktarmaya devam etmeli miyiz?
Çok yakın gelecekte bu ülkede özellikle yabancı yatırımların doğru yönlendirilmesi ve ekonomimize toplamda yararlı olmalarını sağlamak amacıyla bir Yatırım Ajansı kurulacaktır. Böylesi gerekli ve önemli bir kuruluşun sağlıklı kararlar verebilmesi için önemli verilere ihtiyacı olacaktır. Bunların başında Devletin makroekonomik politikasının ne olduğu, ekonomideki sektörel öncelikler ve hedefler gelir. Yani kalkınma planı olmayan bir ekonomide gerek dış gerekse iç ekonomik kaynaklar sağlıklı olarak nasıl yönlendirilebileceklerdir?
Ekonomik planlama gerçek anlamda bu ülke insanı için bir ihtiyaçtır. Uzun soluklu bir çalışma gerektiren bu planın hazırlanmasına şimdi başlanması durumunda ancak 2009-2013 dönemi için bir kalkınama planı hazırlanabilir. Hükümetimiz fazla geç kalmadan, 5 yıllık kalkınma planının hazırlanması için çalışmaları başlatmalıdır.
|