Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Futbolcular istediğini aldı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

BANKALARDA PARA ÇOK, PİYASADA NAKİT YOK!

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Ocak 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ekonomik olarak durgunluğun devam ettiği bu aylarda piyasadaki nakit sıkıntısı sürmeye devam ediyor. Merkez Bankası 2007 yılında likidite sıkıntısına çözüm getirmek için belli tedbirler almıştı. Fakat bugün gelinen aşamada öyle görünüyor ki bu tedbirler pek de işe yaramamıştır.

Özellikle dış talepteki daralmalar; başta konut sektöründe yaşanan müthiş gerileme ve buna ilaveten diğer sektör gelirlerindeki düşüş ile, 2007 yılını küçülerek kapattık. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, en büyük endişem bu durağanlığı yaşamaktan fazla bunun kötüleşerek ekonomik krize dönüşmesidir.

Bir taraftan ülkemizdeki yeni araba satışları rekora koşarken, diğer taraftan piyasada nakit sıkıntısı, işletmeleri rahatsız etmeye devam ediyor. Sektörlerin bir şekilde biri birleriyle ilişkide olmaları, bu nakitsizlik durumunun yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Sermayesi milyon dolarlarla ölçülen işletmeden tutun da küçük esnafına kadar, birçok işverenin hafta sonu çalışanını ödeyecek nakidi olmaması gerçekten düşündürücüdür. Bu sıkıntı vergi ödemeleri ve sosyal güvenlik primlerinin yatırılmasında da gözlemlenmektedir.

Piyasada nakit sıkıntısının diğer bir göstergesi para yerine kullanılan çeklerin durumudur. Özellikle işletmelerin toptan işlemleri ve diğer harcamaları ödemede kullandıkları araç olan çeklerle de durum pek iç açıcı değildir. Yeni araba satışlarında kırdığımız rekor gibi, karşılıksız çeklerde de rekor kırdık ve 2007 sonu itibarıyla 755 kişi çek kullanılmaktan men edildi. 2003 yılında 441 olan karşılıksız çek sayısı 2007'de 755'e ulaştı. Tabi diyebilirsiniz ki 2007'deki ekonomi 2003'e göre çok daha büyüktür ve sayının daha fazla olması normaldir. Yalnız bu tam da öyle değildir. Nedenini söyle açıklayım: 2004 yılındaki ekonomi 2003 yılına göre daha büyük olmasına rağmen 2004 yılında karşılıksız çek sayısı 368, 2003 de ise 441'dir. Bu da bizlere çek kullanmaktan men edilme sayısının ekonomideki gidişat ile çok ilişkili olduğunu göstermektedir. Bunun ötesinde piyasadaki nakit durumu da çeklerde performansı belirlemektedir.

Bana göre ekonomideki likidite sorununun ne olduğunun doğru anlaşılması gerekmektedir. Sorunun tespiti iyi yapılmalıdır. Bunun için ölçme yöntemleri ve teknikleri geliştirilmelidir. Likidite sorununun (varsa) nerede olduğu iyi tespit edilmelidir. Ancak ona göre doğru politika üretilebilir. Yukarıda da belirttiğim gibi KKTC Merkez Bankasının kısmi de olsa aldığı tedbirler pek işe yaramamıştı.

Kanaatimce bugün yaşanan nakit sıkıntısı "işletme sermayesi" (working capital) sorunudur. Şirketler günlük gerçekleşen nakit akışını düzenlemekte zorlanmakta ve cari işlemlerini yerine getirememektedirler. Sabit sermaye olarak güçlü olan işletmeler, nakit sıkıntısından çeklerini karşılayamamakta ve maliyetli, (bazen de kayıt dışı) olan finansal kaynaklar bulmaya zorlanmaktadırlar.

Geçen hafta, KKTC'deki Merkez Bankacılığı ve Para Politikaları ile ilgili düzenlenen konferansta, Merkez Bankası yönetim kurulu üyesi Doç. Dr. Erdal Güryay, KKTC'deki likidite sorunu üzerine sorulan soruya karşılık, Merkez Bankasının elindeki mevcut araçlarla pek de bir şey yapamayacağını belirtti. Bunun yanında mevcut bankacılık sisteminin reel ekonominin büyümesine engel olduğunu söyledi!

Hiç kuşkusuz kendi paramız olmadığı için KKTC Merkez Bankasının işlev ve görevleri sınırlıdır. Belki de asli görevi yalnızca sistemi denetleme ve düzenleme olmalıdır. Yalnız bankaların likit, piyasanın da nakit sıkıntısı çektiği bu günlerde Merkez Bankasının bu sıkıntının derinleşmesini önlemek için daha etkili bir rol oynaması gerektiği görüşündeyim.

Elinde bulundurduğu araçları kullanmanın yanında, özellikle işletmelerin "işletme sermayesi" sıkıntısına çözümler üretmek için ticari bankalarla birlikte tercihli kredi politikalarının geliştirilmesi gerekmektedir. Bu özellikle işletmelerin nakit darboğazını aşmasına yardımcı olabilecektir. Bunun ötesinde bu genişletici para politikasıyla duraklayan ekonomimize bir nebze de olsa açılım getirebilecektir.

Bu tür çalışmalar, bankacılık sisteminin reel ekonomi ile ilişkilerinin geliştirilmesine fayda sağlayacak ve aslında bankacılık sektörünün reel ekonomi için olduğunu gösterecektir.

   1391 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Nisan 2008, Cuma   LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT
04 Nisan 2008, Cuma   YAGA ile ekonomik vizyon
28 Mart 2008, Cuma   MERKEZ BANKASI GÜVEN VERİYOR
21 Mart 2008, Cuma   KÜRESEL FİNANSAL KRİZ DERİNLEŞİRKEN
14 Mart 2008, Cuma   Teşhis yok reçete yok
08 Mart 2008, Cumartesi   "ÇÖZÜM SONRASI TİCARİ FIRSATLAR"
29 Şubat 2008, Cuma   SİYASİ DİYET VE KAMU MAAŞLARI
22 Şubat 2008, Cuma   MÜZAKERELERE HAZIRLANIYOR MUYUZ?
02 Şubat 2008, Cumartesi   BANKALARDA PARA ÇOK, PİYASADA NAKİT YOK!'A YORUM
25 Ocak 2008, Cuma   DURAKLAYAN KKTC EKONOMİSİ VE KÜRESEL DALGALANMA



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital