|
Ülke ekonomi yönetimlerinde doğru tespitler yaparak bu doğrultuda iktisadi politikalar geliştirmek çok önemlidir. Piyasa iyi okunur, sorunların kaynağı doğru tespit edilirse ancak o zaman doğru politikalar geliştirilerek problemler aşılabilir.
Kimse yanlış anlamasın ama bizde makroekonomik politikalar bir anlayış içerisinde geliştirilmediğinden sorunları tespit etme ihtiyacı da yoktur. Teşhis yok reçete yok! Rüzgârın estiği yönde savrulup gidiyoruz! Bir de her zaman arkasına saklandığımız Kıbrıs sorunu var ki, her sıkıştığımızda onu bol bol mazeret olarak gösteriyoruz. Tabi ki Kıbrıs sorununda bir çözüm sosyal ve ekonomik sorunların çözümüne yardımcı olabilecek ve yaşam standartlarımızın yükselmesine yardımcı olacaktır. Ama o olmadan da yapılabilecek çok işler vardır. Sonuçta bir anlaşma olması durumunda daha güçlü olmamız, daha az bedeller ödeyerek çözüme kavuşmamıza zemin hazırlayabilir.
Eğer kamu ağırlıklı bir ekonomiye sahip olmasaydık işimiz daha kolay olurdu. Zira olgunlaşmış bir özel sektör ve kurumlaşmış bir piyasa içerisinde, ekonomi kendi yönünü bulabilecek, daha düşük bedeller (maliyetlerle) ödeyerek bunu atlatabilecektik. Fakat ne yazık ki bizde durum tam da böyle değil. Bu bağlamda Hükümete büyük görevler düşmektedir.
Her ülke kendine has özellikleriyle yaşar. Ekonomik gelişmişlik, kültür ve yaşam tarzı farklılıkları vb. ülke gerçekleri dikkate alınarak ekonomik politikalar geliştirilmelidir. Bunun için de o ülke koşullarını iyi anlamak, kavramak gerekir. Etkin makroekonomik politikalar üretebilmek için ülke ekonomisinin tabiri caiz ise "kişiliğini" tanımak şarttır.
Eğer bu yapılmaz ise, her kesim kendine göre en doğru olanın ülke için doğru olduğunu inanır ve onu savunur. Bunun için eylem yapar, yollara dökülür, isyan eder. Örgütlenmiş ve siyasi erki etkileyecek güçte ise de istediğini koparadır. Tabi hal böyle olunca reçeteler de birden fazla olur.
Son zamanlarda ekonomide sorunların yaşandığı değişik sektör temsilcileri, vatandaşlar ve emekçilerce seslendiriliyor. Bunun ötesinde sorunların aşılması için kendi açılarından, kendilerine göre önerilerde ve taleplerde bulunuyorlar. Bugünkü şartlarda basın aracılığıyla reçetelerin çokluğunu görmek mümkün. Belki de bu demokrasinin bir göstergesi bir zenginliğidir Bunlar doğrudur, yanlıştır tartışmasına burada girecek değilim.
Ancak henüz, bu değişik kesimlerce yapılan önerilerin ve gelen taleplerin bir anlayış içerisinde değerlendirilip, bir vizyon çerçevesinde hayata geçirilmesi yönünde bir icraat yoktur. Daha önceki yazılarımda da altını çizmeye çalıştığım bu ekonomik vizyon eksikliği gerçekten Kıbrıslı Türklerin günlük yaşamasına neden oluyor.
Hal böyle olunca da, zaten Kıbrıs'taki siyasi sorunlardan dolayı belli ölçüde belirsizlik içinde olan işletmeler ve bireyler, gelecekleri için ekonomik kararlarını sağlıklı alamıyorlar. İşletmelerin yatırım ve hane halkının tüketim davranışları ekonomik akla uygun olamıyor.
Burada artık Hükümet'in (siyasi erk) ekonomide durum tespiti yapması gerekmektedir.
Biran önce ekonominin ne durumda olduğunu ve neler yapılması gerektiği konusunda çalışmalar başlatılmalıdır. Bunun için Başbakanlık koordinasyonluğunda Maliye, Ekonomi ve Turizm, Çalışma Bakanlığı ve Merkez Bankası ekonomi konusunda ortak çalışması gerekmektedir. Bunun yanında gerekli görüldüğünde ilgili bakanlık veya kurumlar da bu oluşuma dâhil olmalıdır. Çok geç kalınan böyle bir oluşumu ülke makroekonomik politikalarının belirlenmesi açısından çok önemlidir.
Özellikle ekonomideki sorunların tespiti için sektör temsilcileriyle işbirliğine gidilerek, detaylı çalışmalarla gerçek sorunlar tespit edilmelidir. Bunun yanında gerek anket gerekse diğer bilgi edinme araçları devreye sokularak, sektörel bazda istatistiki altyapının oluşturulması gerekmektedir. Piyasayı iyi okumak, sorunu iyi anlamak için ölçmek gerekir. Bunun da yolu, bilgi toplamak ve istatistiksel altyapı oluşturmaktan geçer.
Durum tespitine göre ekonomik politikalar sektör temsilcileriyle birlikte belirlenecektir. Bu sayede başta sektörün genelde de toplumun geliştirilen politikaları daha hızlı ve etkin benimsemesi sağlanabilecektir. Bunun yanında hem değişik sektör temsilcileri hem de ilgili bakanlık ve ekonomik kurumların birlikte çalışması ülkenin ortak ekonomik vizyonunun oluşmasını da sağlayacaktır. Bu da ileride geliştirilecek ekonomik politikaların tutarlı ve bir hedefe yönelik olduklarını gösterecektir.
Ancak bu sayede işletmeler ve bireyler gelecek ile ilgili daha sağlıklı kararlar verebilirler. Bunu başarmak hiç kuşkusuz kolay değildir. Ama güzel olan da zoru başarmak değil midir?
KEPAM ülkedeki kurum ve kuruluşların gelişimine katkı koymak amacıyla piyasa ekonomisi ve liberal düşünceyi yansıtan çalışmalar yapacaktır.
|