|
Ülkelerin ekonomi yönetiminde en önemli kurumlardan biri de merkez bankasıdır. Para politikasının belirlendiği, bankaların ve diğer mali müesseselerin gözetilip denetlendiği yerdir merkez bankaları. Ülkelerin mali istikrarını sağlamakla yükümlü olan bu kurumlar ekonominin sürdürülebilir bir yapıda kalkınması için çalışırlar.
Genel bir değerlendirme yapacak olursak, her zaman için merkez bankaları ekonominin nabzını en iyi tutabilen kamu kurumlarıdır. Bu özellikle siyasetten arındırılmış, özerk yapılarda olan merkez bankalarının olduğu ülkelerde daha belirgindir. Merkez bankaları ülkedeki bankacıların, yatırımcıların, girişimcilerin ve diğer ekonomik faaliyetlerde bulunanların her zaman kulak verdiği, atacağı adımları dikkatle izlediği kurumlardır. Yayınları, basın bildirileri ve diğer verdiği mesajlar piyasaları birebir etkilemekte, ekonomideki dinamiklerin değişmesine neden olmaktadırlar.
KKTC Merkez Bankası kendine has özellikleri ve işlevleri bağlamında değerlendirildiğinde, özellikle 2000 yılı bankalar krizinden sonra mali sistemde yapılan düzenlemeler ve merkez bankasının daha özerk bir yapıya kavuşturulmasıyla daha güçlü ve piyasaya daha fazla güven veren bir kurum haline gelmiştir. Bunun ötesinde Merkez Bankasının son zamanlarda parasal ve finansal gelişmeler ile genel ekonomi konularında kamuoyunu düzenli bilgilendirmesi şeffaf olma konusunda önemli bir adım attığını göstermektedir.
Merkez Bankasının geçen gün basın ile paylaştığı 2007 dördüncü çeyrek bülteni yeni yapısı ve içeriğiyle belki de KKTC'de bir ilki başarmıştır. Bu bültenle ilgili benim en fazla dikkatimi çeken, alışılagelmiş para ve finansal gelişmelerin değerlendirmeleri yanında özellikle araştırma ve anket çalışmalarının da bu bültende yer almasıdır. Bundan sonra Merkez Bankası her bülteninde belli bir konuyu seçerek onun üzerinde araştırma yaparak raporlar hazırlayacak. Çok daha önemlisi, anketlerle, piyasadaki davranışları, gidişatı daha yakından ölçmeye çalışacak.
Merkez Bankasının bu bülteninde 2008 Mali Yılı Bütçesini konu olarak seçmiş ve gerçekten önemli tespitler yapmıştır. Tespitleri içerisinde bildiğimiz "kronik bütçe açığı" ve "kamu hizmetlerinde verimsizlik" gibi önemli başlıklar var. Bunun ötesinde rapor özellikle 2008 yılında borç stoku yönetimi için ilave kaynak yaratılması ihtiyacı doğacağını ve bunun yaratacağı ekonomik ve finansal etkilerinin iyi değerlendirilmesi konusunda ikazlarda bulunuyor. Vatandaş olarak beklentimiz böylesi önemli değerlendirmelerin ilgili merciler tarafından dikkate alınmasındır.
Kendi parasını basamayan KKTC merkez bankası, para ve finansal sistemdeki istikrarı sağlaması zordur. Kur, faiz ve enflasyonun önemli bir kısmını veri olarak kabul etmek zorunda olması, ekonomide istikrarı sağlamasını gerçekten zorlaştırmaktadır.
Bu konuyla ilgili KKTC Merkez Bankası Başkanı Ahmet Tugay "istikrar için mali (özellikle bankalar) sektörün güçlü durması ve dış şoklara karşı kırılganlığın az olması gerekliliği üzerinde duruyor". Devamında da sektör verileri ve analizlerine göre KKTC bankacılık sektörün şu an itibariyle geçmişe göre çok daha güçlü olduğu belirtiyor.
Küresel krizin KKTC ekonomisini ne kadar etkileyeceği henüz net olmamakla birlikte, dıştan gelecek bu şoka karşı hazırlıklı olmamız gerekmektedir. Eğer gelecek dalga bizleri aşacak gibi görünürse mutlaka ayni para birimini kullandığımız TC Merkez Bankasının desteğine ihtiyaç olacak gibi görünüyor. Umarım bu dış şok fazla büyük olmaz zira TC Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Yakın Doğu Üniversitesinde verdiği konferans sonrasında sorulan bir soruya karşılık "teminat varsa" ancak destek vereceklerini belirttiler.
-------------------------
KEPAM siyasi partilerinden bağımsız ve objektif yaklaşımlarıyla, araştırma ve çalışmalarını politika üretecek somut konular üzerinde yoğunlaştırarak kamuoyu ve karar vericilere uygulanabilir öneriler sunacaktır.
|