|
Çocuklarımızın bağımsız bireyler olarak, dünya sahnesinde üretkenlikleri ve kimlikleri ile var olmaları ve buna bağlı olarak doyurucu bir yaşam elde etmelerinin önündeki engellerden bir tanesi de "başarabilirim" duygusunun yeterince gelişmemesidir.
Doğduktan hemen sonra, çevresinde olup bitenlere aklını ve duygularını açmaya hazır olan insan yavrusu; yaşamın içinde ona ait farklı bir yer elde etmek için gereken donanımı da beraberinde getirir. Kültürel yapımızın beslediği korumacılık duygusu bazen çocuğun önüne barikatlar koymamıza neden olur. İstemediği halde, karnının doyduğundan emin olmak için, ağzına bir kaşık daha mama veririz. Giyinirken yorulmasın ya da etrafı dağıtmasın diye biz giydiririz. Oyunu kazanmasını sağlayan hamleleri biz yaparız. Oysaki çocuğumuzun defalarca başarısız olma olasılığına karşın; başarana kadar "tekrar deneme" hakkı vardır. Bu hak çocuğa, yaşam boyunca yanında taşıyacağı önemli bir cephane kazandırır: Bu, ben yapabilirim duygusudur.
"Ben yapabilirim" duygusunun ortaya çıkması için çocuğun yaşamına yapılan müdahalenin gözden geçirilmesi gerekir. Çocuk, yaşamının çok erken zamanında başarının tadına varır. Emekleyerek nihayet ulaştığı bir oyuncak, onda başarmanın zafer duygusu yaratır. Döke saça da olsa, yardımsız yemeyi başarmak da öyle. Zaten anne babaların öncelikle dikkat etmeleri gereken nokta da budur. Çocuğun yapabileceği, başarabileceği her şeyi çocuğun denetimine bırakmak ve başarmayı tadabilmesini sağlamak. Derslerine tek başına çalışabilmesi, annesinin katkıları olmadan kendi arkadaş grubunu kurmayı başarması "ben yapabilirim" duygusunu besleyen küçük adımlardır ve bu küçük adımlar onun kendi yaşamını denetleme ve geliştirme becerisini kazandıran zaferleridir.
Çocuğunuzun, başarın getirdiği hazzı yaşayabilmesi için; başardığını bilmeye ihtiyacı vardır. Bunu anlamasının yollarından biri, sizin onayınızdır. Başarının zaferini kutlaması için size ihtiyacı vardır. Sınav döneminde, sizden destek almadan çalışabilmiş ve eskisine göre notlarında iyileşme sağlayabildiyse bu anlamlı değişimi fark etmelisiniz. Başkalarını örnek göstermek ya da elde ettiği başarı derecesine göre ilgi göstermek doğru değildir. Ona yönelik olumlu duygularınızı göstermekten kaçınmayın. Onunla sevinin, gururlanın ve başardığı için saygı duyun. Koşulsuz sevginiz ve ona olan inancınız, çocuğunuzun "ben yapabilirim" duygusunu artıracaktır. Bunun yanında, abartıya kaçmadan ve alışkanlık haline getirmeden başarısını ödüllendirmekten kaçınmayınız.
Çocuk, yaşamının ilk yıllarından itibaren kendisi ile ilgili algılar edinir. Sağlıklı ve gerçekçi algılar edinen çocuk, kendini diğer insanlar arasında değerli hisseder ve ona ihtiyaç duyulduğunu bilir. Çocuğun zayıf taraflarını görmezlikten gelmek ve önemsiz ayrıntılara abartılı değerler yüklemek yanlıştır. Güçlü yanlarının yanında zayıflıklarının da farkına olan çocuk; kendini seven ve kendinden memnun olan çocuktur. İnsanlarla iletişiminde kendini anlatma becerisine sahip olduğu gibi; benmerkezcilikten uzaklaşarak başkalarının olumlu ya da olumsuz niyetlerini anlama becerisini de geliştirir ve doğru davranışı gösterebilir.
|