|
Toplumumuzda, sosyoekonomik nedenlerle, evliliklerine ana babalarının yanında başlayan oldukça fazla miktarda genç çift bulunmaktadır. "Palazlanana kadar" çiftlere verilen bu destek, ince ayar yapılmadığı takdirde, her iki çiftin ilişkisinde bozulmalar yaratabilecek bir durumdur.
Genç çift uzun ya da kısa süreli kalacağı ana baba evinde zorunlu bir misafir olarak bulunur. Ancak bu durum, o evde artık iki çiftin yaşadığı gerçeğini değiştirmez. Farklı kuşaklara ve farklı değerlerine sahip çiftlerin; birbirlerini etkilerken, kendi çift ilişkilerinin akışının etkilenmesi de doğal karşılanmalıdır. Bu etkilenmelerin yaratacağı güçlüklere bağlı olarak, her iki çiftin de alması gereken önlemler vardır.
Güçlüklerin aşılmasında aynı zamanda ana baba rollerini de üstlenmiş olan ve orta yaşa erişmiş olan çifte özellikle daha fazla görev düşmektedir. Onlar; yeni çift olmuş çocuklarının yaşayabileceği sorunları tahmin etme gücünü taşırlar. Tecrübe imbiklerinden süzülüp gelen bir öngörü ile; genç çiftin henüz oluşan ilişkisinin ihtiyaç duyduğu mahremiyete saygıyı ve aynı evde yaşamak zorunda olan insanların aradığı ahengi oluşturmak durumundadırlar. Bu, oldukça güçtür. Orta yaşlı çift için de, ilişkilerinde yeni bir dönem başlamıştır.Yaşamlarının bu evresinde ilişkilerini zenginleştirecek ve güçlendirecek adımlar atmaları beklenir. Kendi ilişkilerine gösterecekleri özen; ileri yaşlarda ortaya çıkabilecek sorunları çözebilmeleri için bir başlangıçtır. Kendi evliliklerinde, ortaya çıkabilecek sorunları görmezden gelebilirler ya da yaşadıkları sorunları çocuklarına yansıtabilirler. Kendi ilişkileri ile çocuklarınınkini benzeştirmeleri ise, genç çiftin ilişkisinin kendine özgülüğünü tehlikeye düşürür.
Her iki çiftin sorunlarına getireceği çözümler, kendi ilişkilerinin ve kuşak farklarının niteliğinden etkilenecektir. Buna bağlı olarak; ana baba rolünü üstlenmiş çiftin, çocuklarının ilişki sorunlarına çözüm aramaları ya da paylaşmaya kalkışmaları doğru değildir. Her ilişkinin kendine ait doğrularını bulmaya ihtiyaç duyduğu unutulmamalıdır.
Geçici bir konukluk olsa da; genç çiftin eşi aileye sonradan katılmıştır. Katıldığı ailenin kendine özgü bir yapısı vardır. Kendi getirdiği değerleri bir kenara bırakmasını ve uyum göstermesini beklemek yanlıştır. Evlilik içinde kendine ait, bağımsız bir kimlik geliştirmesine olanak tanınmalıdır. Bu gerçekleşemezse bastırılmış duygular ve yüzeysel ilişkiler ortaya çıkar. Bu da her şey yolunda imiş gibi davranmaya neden olur. Bu bir tuzaktır ve aslında her şeyin daha kötüye gitmesine yol açabilir.
Aynı evde yaşamak durumunda olan her bir çiftin sadece birbirleri ile olmak için zaman ayırmaya birbirleri için güzel şeyler hissetmeye, kendilerini diğerlerinden ayrı tutmaya ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçlar sadece genç çiftler için geçerli değildir. Çocuklarını, evliliklerinin mahremiyetini paylaşacak kadar önemseyen ana babaların da buna ihtiyacı vardır.
|