Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
İkisi de alkışlandı: 1-1
Devlerden "tık" yok: 0-0
Gönyeli Oşan'a DAÜ şoku 71-60

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Çocukluk Depresyonu

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Şubat 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çocuk, mutsuz ve üzüntülü görünüyor. Arkadaşları ile beraber olmaktan kaçınıyor. Öğretmeni, dikkatsizliğinden yakınıyor. Sevdiği yiyeceklere yönelik iştahı da azalmış. Uykusu huzursuz ve tedirgin edici. Sıkça dalıp dalıp gidiyor. Suçluymuşçasına bir tedirginlik içinde, sorumluluklarından kaçıyor ve kendine güvensiz duruyor. Ağrıyan bir yerlerinden yakınıyor ya da hastalıkla, ölümle ilgili tuhaf sorular soruyor. Kardeşiyle hiç olmadığı kadar sık tartışıyor ve kavga ediyor. Zayıflıyor ve yaşam enerjisi tükeniyor.

Çocukların, ölüm, ayrılık, taşınma ve çevre değişikliği gibi olayların ardından bir süre bunlara benzer sorunlar yaşamaları normaldir. Bunun ötesinde, mutsuzluk ve endişe; çocuğun düşünce ve davranışsal yapısına etki ederek, bu nahoş değişiklikleri sürekli kılabilir. Bu durum, normal değildir ve bilim adamlarının "çocukluk depresyonu" olarak tanımladıkları bu rahatsızlık, tedavi gerektirebilen ciddi bir rahatsızlıktır.

Çocuklarının davranışlarını yakından takip eden aileler, ortaya çıkan değişiklikleri zamanında fark ederler. Çocuklarının konuşmalarını, takıldıkları konuları dikkatle takip ettiklerinden, çocuğun kendine zarar vereceği ya da öleceği ile ilgili konuşmalarını zamanında fark eder ve ciddiye alırlar.

Günümüz çocukları, yetişkinlerinkine benzer sorunları derinden yaşamaktadırlar. Sosyal hayatları ile ilgili çaba göstermek, okulda başarılı olmak gibi sıradan sorunlar onlara ağır gelebilmektedir. Çünkü çocuk büyükleri tarafından sürekli bir mercek altındadır ve akranlarına göre aldığı yol, bulunduğu nokta, yetişkinler tarafından sürekli takip edilmektedir. Bunun yanında, boşanma oranlarında yaşanan olağanüstü artış, en çok çocukları etkilemektedir. Ana ya da baba yokluğu veya çok anne, çok baba durumu, çocuğun yaşama uyumunu engellemekte ve yeni dengeler kurmasını zorlaştırmaktadır. Yeni dünya çocuğu, kimi zaman yetişkin gibi davranmak zorunda kalmaktadır. Alkolik babaya babalık etmek, mutsuz anneyi gözetmek veya karnesindeki beklenenden düşük not için hesap vermek, bedel ödemek zorundadır. Oysa "çocuk", eğlenirken öğrenendir, dinlenirken büyüyendir. Biz yetişkinlerin kaygı ve çatışma dolu dünyasından farklı olarak; onların, çocukluğun masalını yazmaları gerekmektedir.

Aile içinde özellikle anne babanın geçirdiği depresyon, çocuğu etkiler. Depresyondaki kişi, kendi dünyasının çöküntüsü içinde kayıp giderken, küçük çocuğun durumu algılaması sadece yaşının gereğidir. Onu yaşama bağlayan kişi, bağları koparmış, kendi rüzgârına kapılmış gitmektedir. Çocuğa yönelik ihmal çocukluk depresyonunu tetikler. Çocuklarımızın her koşulda duygusal desteğe ve bakıma ihtiyacı vardır. Büyümek için aşmaları gereken engeller; yaşamın acımasızlığıyla çoğalabilir. Onları yaşama bağlayan kişilerden uzaklaşabilirler, onları kaybedebilirler. Beklenmedik zamanlarda, beklenmedik hastalıklara yakalanabilirler. Diğer çocuklar için doğal olan imkânları kullanamayabilirler ya da çok zorlanarak elde edebilirler.

Çocuğun gündelik hayata yönelik ilettikleri aile tarafından doğru algılanmalıdır. Arkadaşları ile bozulan ilişkiler, ana babanın sabrını taşıran ve incir çekirdeğini doldurmayan nedenlerle yapılan tartışmalar, öfkelenmeler, huysuzluklar yardım çığlığı olarak algılanmalıdır. Çocuğun kendini güvensiz, değersiz hissettiği ve benlik algısının bozulmaya yüz tuttuğu bu durumdan ailenin desteği ile çıkacağı unutulmamalıdır.

   1285 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Kasım 2008, Pazar   EVLAT SEVGİSİ
14 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK VE CİNSEL EĞİTİM
14 Kasım 2008, Cuma   UYUŞTURUCUDAN KORKUYORUZ
14 Kasım 2008, Cuma   İŞİMİZ “İŞ” OLMAKTAN ÇIKARSA
14 Kasım 2008, Cuma   UYKU SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
09 Kasım 2008, Pazar   AİLEDE BENCİLLİK
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

ET İTHALATINA İZİN VERMELİYİZ

Mustafa BESİM

GÜVEN VE TALEP





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital