Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Genç kızlar, uyuşturucu sokmaya çalıştı
TC Büyükelçiliği'nden "bilgi notu":Kur'an kursları, TC Başbakanlık
Hırsızlar her yerde
Genelkurmay'da Kıbrıs hassasiyeti
Garantörlükten vazgeçilemez
Uyuşturucu zanlıları, yargılanıncaya kadar Merkezi Cezaevi'ne gönderildi
Celal: Halklar, liderlere büyük destek vermeli
Otellerden yıldız çıkartması
MTG'nin 4'üncü yabancısı Friday
Orhan Günşiray yaşama veda etti
Girne'de Global Deejays zamanı
Aziz ve Süleyman Denizli'ye imza attı
Hamitköy Fırat ile sözleşme imzaladı
Tan'la "Neler neler" yaşanacak
Akkuş Çanakkale'de yarışıyor
Şenlikler sona erdi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Evetin ağırlığı ve hayırın hafifliği

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Haziran 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Evet" ve "hayır" ilişkilerdeki alış verişlerin önemli düzenleyicileridirler. Bu iki sözcük, dünya ile sınır alanımızı çizme gücünü taşır. Duygusal, sosyal, kültürel pek çok iletişim için kapıları açar ve kapar. Doğru yerde, doğru kişilerin dudaklarından döküldüğünde ise; ilişkilerde olumlu katkılar yaratır.

Nasıl oluyor da kendi ihtiyaçlarımızı giderme uğraşımız bize suçluluk duygusu verirken; başkalarının üstümüze vazife olmayan istekleri bizden "evet" cevabını alıyor?

Yakınlarımıza, sevdiklerimize "hayır" demek bazılarımız için çok zordur. Mutluluğu, başarıyı, huzuru sevdiklerimiz adına yakalama arzumuz, gücümüzü son raddesine kadar kullanmaya iter bizi. Bu da hayır diyememenin ağırlığını yükler sırtımıza.

"Hayır" dediğimiz zaman, sadece bizden istenileni kabul etmemiş olduğumuzu unutup, onları reddettiğimiz yanılsamasına düşüyoruz.

"Hayır" dememiz gereken her "evet", sırtımıza bir yüktür. Bu sorulara "evet" desek de aslında cevapları "hayırdır". Bile bile yanlış cevap verdiğimizden, kendimizi kızgın, kullanılmış, değersiz ve yalnız hissederiz. Kendi isteklerimizin önem kaybetmesi ile birlikte gündelik yaşamımızın kontrolünü de kaybederiz. Sorulara verilen yanlış evetler, uzun vadede ilişkilerin kötüye gitmesine neden olur. Hayır diyememek sadece söyleyemeyeni değil; muhatabını da etkiler. Örneğin çocuğunuza hayır diyemediğinizde, onun isteklerini daima yerine getirdiğinizde masaldaki düş dünyasının sınırlarını çizersiniz. Bu dünyadan gerçek dünyaya geçtiğinde ise, yaşamda mücadele etmeden hiçbir şey elde edemeyeceğini fark eder. Bu geç kalmış fark ediş; -bütün geç kalmalar gibi- sancılı ve bunalımlıdır. Telafisi ya da geriye dönüşü de yoktur.

Gerçekte, "hayır" dediğimizde kendimizi iyi hissetmek isteriz. "Hayırı" ağır bir yük olarak sırtımızda taşımak istemeyiz. Hayır diyemememizin en önemli nedeni; karşımızdakinin duygularına zarar verme korkusudur. Bu duygu önemlidir çünkü duygular bütün ilişki çeşitlerinin yönlendiricileridir. Gerek iş, gerekse özel hayatta duygulardaki incinmişlik, toplumsal ve kişisel ilişkilerimizi bozma gücünü barındırır. Bundan dolayı yaşamın her alanında kendimizle ilgilenme, kendi isteklerimizi gerçekleştirme ve bunlar için zaman yaratma çabamız; başkalarının bizden beklentilerine takılma riski taşır. "Hayır" sözcüğünü kullanma becerimiz; başkalarının bizden beklediklerine uygun bir cevap olmasının yanında, kendimizi nasıl algıladığımızı da anlatır. Kişinin gelişmiş benlik algısının "hayırlarının" faydası çoktur. "Hayır" demeyi öğrenmekle stres ve gerilimlerin kontrol altına alınma şansı olur. Kişi kendini daha güçlü ve cesur hisseder. Hayır ya da evet demek bir alışkanlık halini almadığından; çevre tarafından kişinin kararlarına güven duyulur ve itibarı artar.

Bunun yanında, bir birey olarak kendi gereksinimlerimize zaman ayırmayı bildiğimizi ve kendimiz dışındaki insanların ihtiyaçlarını önemsediğimizi gösterir.

Hayır cevabını açıklamadan önce, istekte bulunan kişi, iyice dinlenmelidir. Anlatmak istediklerini anlatmasını ve isteğini nedenleri ile açıklaması beklenmelidir. Verdiğimiz cevabın gerekçelerini açıklamak zorunda olmasak da; nezaketle açıklama yapmaktan kaçınmamalıyız. İmkân dâhilinde ise, sorununu çözmeye yönelik önerilerde bulunmalıyız.

"Hayır" demeyi öğrenmek istiyorsak, ilişkilerin sınırlarını çizmek ve aynı kişilerle yaşanan farklı rolleri birbirinden ayırmak gerekir. İş arkadaşınız aynı zamanda yakın dostunuz ya da akrabanız ise; aslında yapmak istemediğiniz bir şey için "evet" demekten kaçınmalısınız. "Hayır" demeye hazır olana kadar, isteklerinin bir bölümüne sınır çizmeyi ve kısmen kabul etmeyi de deneyebilirsiniz. Zor olsa da, incelikli bir zekâ kıvraklığı ile doğru zamanda "hayır" dudaklarınızdan dökülmeyi başarmalıdır. "Hayır" derken sadece sizden istenileni reddediyorsunuz. Karşınızdaki insanın kişiliğine ya da aranızdaki duygulara ve bağa yönelik yapmıyorsunuz.

Sizden beklentilerin, siz yaptıkça artacağını ve "hayır" diyememenin yükünün giderek ağırlaşacağını unutmayınız. Üstünüze aldığınız ve aslında size ait olmayan bu yükler, aynı zamanda sürekli artacak bir öfkenin ve gerilimin de habercisidir.

   852 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"
08 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR DA ZORLANIR
01 Ağustos 2008, Cuma   Utangaçlık
25 Temmuz 2008, Cuma   MESLEK SEÇİMİ
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar
27 Haziran 2008, Cuma   Zamanı yaşamak ya da harcamak
21 Haziran 2008, Cumartesi   Endişe



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1810 1.1893
1 STERLİN 2.1676 2.1837
1 EURO 1.7442 1.7564



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

VAMIK HOCA'DAN YANIT (BİR BİLİM İNSANI...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Hatice'ye değil neticeye bakınız...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(37)...

Akay Cemal

Güney Osetya ve Abhazya gölgesinde yapılan...

Ahmet Tolgay

OKUYUCUDAN: PİLE VE ACI GERÇEKLER...

Bilbay Eminoğlu

Bu hesabın içinden çıkabilene aşkolsun!

Necdet Ergün

ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Soğuk Savaş mı?

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan-ı Şerif'i karşılarken

Bedia BALSES

YİNE BU YIL ADA SENSİZ

Beste SAKALLI

BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

ENERJİ İÇECEKLERİ

Bener HAKERİ

Sere serpe

Mehmet RATİP

Bir cinayetin yıldönümü

Dr. Orhan Aydeniz

Ülkemizin asayiş sorunu

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital