Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"Alo seks" tuzağı
Doğanın muhteşem gücü
Kırmızı ışıkta geçti, dehşet saçtı
3G'ye uyumlu telefonlara rağbet arttı
Virajı alamadı 14 metreden dereye yuvarlandı
Cinayete ret, diğerlerine kabul
Sarayda Kıbrıs zirvesi
Türk tarafından Rum yönetimine uyarı
Komedi Tiyatrosu, "Recep'in Angonisi Recep" oyunu perdelerini açıyor
Zeytinlik köy meydanındaki Sergi Çadırı'na büyük ilgi

YORUMLANANLAR
3G'ye uyumlu telefonlara rağbet arttı [1]
"Alo seks" tuzağı [2]
Doğanın muhteşem gücü [1]
"Av açılmasın" sözleri talihsizlik [1]
KTÖS: Talat, taksimi değil, Kıbrıslı Türklerin menfaatlerini savunmalı [1]
Türk tarafından Rum yönetimine uyarı [1]
Kırmızı ışıkta geçti, dehşet saçtı [1]
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı [26]
Tatbikatlar iptal [2]
Hristofyas: Taksim ya da iki devletin varlığı mantığıyla uzlaşamayız [1]



Psikososyal istismar

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Temmuz 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yetişkinler üzerinde yapılan çalışmalarda, fiziksel ve ruhsal bazı hastalıkları yaşayan kişilerin çocukluk yaşantıları ve aile tipleri arasında benzerlikler gözlenmiş. “Riskli aile” denilen bu aile tipi dikkat çekici özelliklerle doludur. Çocuğun bir dert olarak görüldüğü bu aile tipinde; çocuk ihtiyaç duyduğu ilgiyi, sevgiyi ve bakımı bulmaz. Analık, babalık becerilerine yeterince sahip olmayan kişiler tarafından ihmal edilir. Çocuğun olumlu gelişimine uygun önlemlerin alınmadığı, destekleyici olmayan ve ihmalin yaşandığı bu evlerde, çatışmalar ve geçimsizlikler yoğun olarak varlığını sürdürür. Bebeklik çağlarından itibaren oluşan bu güvensiz ortam; ergenlik döneminde gencin yolunu şaşırmasına ve kâbuslarımız haline gelen uyuşturucu, riskli cinsel davranışlara yönelmek gibi tuzaklara düşmesine neden olabilir. Ya da yetişkin yaşamlarında yoğun fiziksel ve ruhsal sağlık sorunlarına yol açabilir.

Ana baba ve çocuk arasında; çocuğa zarar veren ve çocuğun ihmal edilmesine neden olan bu ilişki biçimine “psikososyal istismar” denilmektedir. Psikososyal istismar; çocuğun aileye katılması ile başlayan ve süregelen bir iletişim biçimi olabilir; ya da alkol, uyuşturucu gibi tetikleyici nedenlerle ortaya çıkabilir. Bazen de boşanma, ölüm, terk, yeni bir evlilik gibi olaylarla başlayabilir.

Çocuktan sorumlu olan kişiler - ki bunlar çoğu zaman anne baba statüsünü işgal etmektedirler- her zaman haklı gerekçelere dayandırdıkları bazı davranışları yapmaktan kendilerini alıkoyamazlar. Çocuklarını utandırmaktan, hakaret etmekten hatta dövmekten çekinmezler. Çocuklarını korkutup sindirecek tehdit yollarını giderek ağırlaştırırlar. Onlardan beklentilerini sürekli artırırlar ve çocuk olarak ihtiyaç duydukları sevgi, güven ve bakımı “hak etmediklerini” düşündükleri zaman, ceza vermek amacıyla göstermezler. Çocuk; fiziksel, duygusal ihmal görür hatta toplumsal haklarından bile mahrum bırakılabilir. Psikososyal istismar uygulayıcılarının en değerli mazeretleri ise, “onun iyiliği için”, “iyi bir çocuk olması için” gibi yanlış disiplin anlayışlarıdır. Ya da şanssızlık eseri, dünyanın en kötü, en sorunlu çocuğu onlara düşmüş ve başka çareleri kalmamış gibi bir ruhsal duruma bürünürler: Çocukları onlara böyle davranmaktan başka çare bırakmamıştır!

Araştırmalara göre; özellikle boşanmış aile çocukları, özürlü çocuklar, istenmeyen çocuklar, psikososyal istismar tehdidi altındadırlar. Deneyimsiz ve yetersiz anne babalar ve aile içi şiddetin alışkanlık haline geldiği aileler de bu yanlışa hizmet edecek özellikler taşımaktadırlar.

Psikososyal istismara maruz kalan çocuklar; kaybeden yetişkinler kervanının potansiyel yolcularıdırlar. Önce; güvenmeyi kaybederler. Sonra kendilerini anlamayı. Kendilerini tanıyamadıklarından; dünya üstündeki yerlerini de bulamazlar. Bu; öteki insanları anlayamamaya kadar gidebilecek bir yolculuktur. Psikososyal istismarın uzun süreli etkilerinde; psikolojik ve fiziki sağlık da bozulma riski taşır. Şiddet eğilimi, bağımlılık, anksiyete, depresyon, yeme bozuklukları gibi sorunlarının yanında; İnsan ilişkilerinde başarısızlık, akademik ve iş hayatlarında yeniklik, düşük ya da aşırı yüksek ahlaki beklentiler, acımasızlık ve benzeri uç noktalar kişinin yaşamının eşlikçisi olurlar.

Psikososyal istismarı önlemenin ilk yolu; ailenin, çocuğun gelişiminde oynadığı telafisiz rolü idrakten geçer. Aileler; çocuklarını yetiştirme davranışlarını ve bakış açılarını, çocukları için en yüksek faydayı verecek şekilde yeniden ele almalıdırlar. Bunun için de; toplum tüm imkânlarını, eğitim ve rehberlik amacı ile ailenin hizmetine sunmalıdır.

   701 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"
08 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR DA ZORLANIR
01 Ağustos 2008, Cuma   Utangaçlık
25 Temmuz 2008, Cuma   MESLEK SEÇİMİ
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
27 Haziran 2008, Cuma   Zamanı yaşamak ya da harcamak



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3696 1.3793
1 STERLİN 2.4034 2.4213
1 EURO 1.8766 1.8898



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

LİMANIN HAYAT VERDİĞİ ŞEHİR: MERSİN

Mustafa BESİM

KÜRESEL EKONOMİK GERİLEME





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital