Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Küfür etti diye öldürüyordu
Mahkemelerden rekor cezalar
Tutu, nabız tuttu
Lefke'de yapılan yurt binası mühürlendi
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı
Dünya nefesini tutmuş bekliyor
Tarihle randevunuz var
Elektrik Kurumu vurgunu davasında karar aşamasına gelindi
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak
Mükemmel bir görüşme oldu, cesaretlendirildik

YORUMLANANLAR
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]
Bankalarımız güçlü [1]
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak [1]
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı [5]
Annesini dövdü, tutuklandı [4]
Mecbure Esen kurtarılamadı [4]
Talat değişmezse çözüm bulamayacağız [1]
KKTC'de "ozon"lu tedavi başlıyor [2]



S Ü P E R G I D A L A R

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Haziran 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sağlıklı ve enerjik bir yaşam için:
S Ü P E R   G I D A L A R

 

 

Gelişen bilim ve teknolojinin ışık tuttuğu onlarca araştırmanın neticesinde bilim insanları; gıdaların insan sağlığı üzerindeki etkilerini keşfetmeye devam ederken gıdaları artık 'yaşamak için yemek' kavramının biraz ötesine geçerek  'şifa niyetine' tüketenler, gıdaların artık sağlığımızı da geliştirdiğinin farkında. İşte bu düşüncede olan tüketicilerin en son gözdesi ise:

' Süper Gıdalar'

 

 

 

Yaşamla ölüm arasında

 

      Korkutucu ve uç bir ifade ama; 'her öğünümüzde yaşam ile ölüm arasında' bir seçim yaptığımızı söylüyor Dr. Steven Pratt. Kathy Matthews ile birlikte kaleme aldığı 'Süper Besinler' adlı kitabında, bazı besinlerin hastalıkların oluşumunu engellemede büyük farklar yarattığını gösteren çalışmalara dikkat çekerken; sağlıklı, dinç ve hayat dolu geçirmemiz gereken süreyi yani sağlıklı ömrümüzü uzatan, besin değerleri açısından her biri birer güç deposu olan on dört 'süper besin'i sunuyor.

 

Gıda seçimlerimiz

 

      Aslında yanlış gıda seçimleri, yaşamımızın yalnızca son dönemini değil her anını etkilemekte. Birçok bilim adamı kanser hastalıklarının % 30'unun beslenmeyle ilgili olduğunu savunuyor. Diğer taraftan doğru gıdalar; hücre seviyesinde oluşan zararların hastalığa dönüşmesini engelleyerek biyokimyamızı değiştirebiliyorlar. Dr. Pratt ise; kendimizi gerçekten iyi hissetmemiz yolunda atılacak ilk adımın beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi olduğunu söylüyor. 

 

Muhteşem Ondörtlü

 

      Bazı gıdaların diğerlerine göre sağlığımıza daha iyi geldiğini basit bir mantığa dayandırıyor Dr. Pratt. Mesela bir elma, bir patates cipsine göre çok daha sağlıklı. Peki; haftada birkaç kez bir avuç kabuklu yemiş tüketmenin kalp krizi geçirme riskini %15, hatta  % 51 oranında azaltabileceğini biliyor olsaydınız; bir avuç ceviz mi yoksa iki tuzlu kraker yemek arasındaki bir seçimi hangi yönde yapardınız?

 

      Hastalıklara karşı savaşan ve erken yaşlanmaya yol açan tahribatları önleyen 14 çeşit 'Süper Gıda', alternatifleriyle birlikte öne çıkarılıyor Dr. Pratt'in yaptığı çalışmada. İşte süper gıdalar: fasulye, brokoli, balkabağı, portakal, yulaf, somon, çay, ıspanak, hindi, ceviz ve domates. Bu 14 süper gıdanın, beslenme düzenini sınırlamaması gerekiyor. Çünkü gıda seçimlerimizdeki çeşitlilik sağlığımız için büyük önem taşımakta.

 

Süper gıda 1: fasulyeler

Tüm baklagiller bu kategoriye dahil edilirken daha çok, barbunya, kuru ve taze fasulye çeşitleri, nohut, mercimek ve bezelye, kategorinin temel gıdalarını oluşturuyor. Haftada en az 4-5 bardak bu grup ürünlerinden tüketilmesi öneriliyor. Fasulye; az yağlı protein ve zengin lif kaynağı, B vitamini, folik asit, demir, potasyum ve magnezyum içeriği nedeniyle 'süper gıda' olarak kabul ediliyor.

 

      Kalp hastalıkları, bazı kanser çeşitleri ve diyabet gibi rahatsızlıkların, aşırı hayvansal protein tüketimine bağlı olduğunun açıklanması üzerine; yüksek miktarda protein içeriği olan fasulye için Amerikan Kanser Derneği "et yerine fasulye tüketin" sloganını çıkarmıştı 1996'da. Bitkisel proteinin, hayvansal proteine göre vücudumuzda daha az kalsiyum kaybına yol açtığını belirten uzmanlar, fasulyelerin aynı zamanda thiamin, riboflavin, niasin ve folik asit gibi suda çözünen vitaminlerin de iyi bir kaynağı olduğunu vurguluyorlar.

 

Süper gıda 2: yaban mersini

 

      Siyah üzüm, çilek, kiraz, kuş üzümü, böğürtlen ve diğer yumuşak meyveler de bu gruptaki süper gıdaların diğer eşdeğerleri. Günde bir - iki su bardağı tüketilmesi önerilen bu meyveler; polifenoller, karotenoidler, antosiyaninler gibi antioksidanlar; lif, folat, C ve E vitaminleri; potasyum, manganez, demir gibi mineraller açısından zengin ve düşük kalorili olmasıyla önem taşımakta.

 

      Meyveler, ne kadar koyu renk olursa, renk pigmentlerinde bulunan anti-oksidan özellikli etken maddelerin miktarı da o kadar fazla oluyor. Bu gruptaki mevelerde bulunan antosiyaninlerin beyin hücrelerini desteklediği ve kanser oluşumuna yol açan metabolik yolları bloke ettiği, çeşitli araştırmalarla  ispatlanmış. Yaban mersini ve eşdeğeri diğer meyveler, yüksek lif içerikleriyle sindirim sistemini olumlu yönde destekledikleri, idrar yolları hastalıklarına karşı etkili olduğu, flavonoid içerikleriyle de koroner damar hastalıkları riskini azalttığı belirtiliyor.

 

Süper gıda 3: brokoli

 

      Brüksel lahanası, beyaz lahana, kıvırcıkyapraklı lahana, turp, karnabahar ve hardal yaprağı da bu kategoride yer alıyor. Bu sebzeler; hem çiğ hem de pişmiş haldeyken farklı anti-kanserojen etkiler sağlar. Turpgillerden olan brokoli, özellikle vejeteryanlar için kusursuz bir demir kaynağı. İçeriğindeki özel koruyucu maddelerin (fitokimyasallar, indoller, sülforafen) vücudumuzdaki kanserojen etmenleri temizleyecek enzimleri arttırması; brokoliyi gerçek bir kanser savaşçısı yapıyor. 

 

Diğer süper gıdalara gelecek hafta devam ederiz.

 

'Süper' sağlıkla ve bilgiyle,

Keyifli pazarlar...

 

***************

 

. . . SAĞLIKLI YAŞAM NOTLARI . . . SAĞLIKLI YAŞAM NOTLARI . . . SAĞLIKLI YAŞAM NOTLARI . . .

 

 

DUT: kansere karşı Akdenizli bir meyve

 

Ada genelinde her yerde rastlamak mümkün dut ağaçlarına. Yazın yeşil kalan dut ağacı serin bir gölgedir de en sıcak zamanlarda. Dut ağacından beslenen zararlı böcek olmadığı için herhangi bir tarım ilacı kullanılmasına gerek kalmıyor. Bu nedenle dut, organik bir meyve olarak da kabul ediliyor çoğu zaman. Özellikle ipek yapımı ile Çinliler tarafından tüm dünyaya yayılan ve daha çok ipek böceği yetiştiriciliğinde yapraklarından faydalanılan dutun meyvesinin faydaları çok fazla:

 

* Dut meyvesi, kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengindir.

* Geçtiğimiz yıl; İngiltere Montfort Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada içeriğindeki 'resveratrol' adlı maddeyle dutun kansere karşı savaştığı tesbit edilmiş.

* Beyaz dut; ateş düşürücü ve idrar söktürücü etki sağlar.

* İçerdiği minerallerle ve anti oksidanlarla (özellikle karadut) yaşlılığa karşı vücudu desteklediği belirtiliyor.

* İştah artırır, enerji verir.

* Kara duttan elde edilen şurubun ağız ve boğaz hastalıklarında olumlu etkiye sahip olduğu biliniyor.

* Özellikle sporcular için iyi bir enerji kaynağı olarak önerilen dut pekmezinin ise kansızlığa, mide rahatsızlıklarına karşı vücudu desteklediği ve soğuğa karşı vücut direncinin arttırılmasına yardım ettiği vurgulanıyor.

 

***************

 

Garip ve gizemli bir olay: Arılar neden kayboluyor?

 

 

      Markalarının çeşitlerinin yaklaşık yüzde 40'ının arıların döllemesine bağlı olan, Dünyaca ünlü dondurma üreticisi Häagen-Dazs, bal arısı kolonilerinin açıklanamayan kayboluşunun nedeninin bulunabilmesi için yapılacak araştırmalara fon sağlıyor.

 

      Bir süreden beridir bilim insanları ve arı yetiştiricileri, arı kolonilerinin ABD'den Avrupa'ya kadar ortadan kaybolduklarını söylüyorlar. Ve risk altında olan sadece dondurma üreticileri değil. Tarım ürünlerinin çoğu, arıların döllemesine bağlı. Arıların azalması ile, birçok mahsulün azalması; gıda kıtlığına neden olabilir diyen uzmanlar; böcek ilaçları, küresel ısınma ve cep telefonlarının, arıların kovanlarına geri dönme yollarını bulmalarını engellediğini, yüksek gerilim hatlarının yakınında arıların davranışının değiştiğini öne sürüyorlar. Ancak halen birçok soru yanıtsız. Nedenleri belirlemek için de daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.

 

 

 

 

 

   1030 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Ekim 2008, Cumartesi   Mineraller
27 Eylül 2008, Cumartesi   Tanrıların armağanı: ARMUT
14 Eylül 2008, Pazar   Lifli Gıdalar ve sağlığımız
07 Eylül 2008, Pazar   Veee Renkler...
31 Ağustos 2008, Pazar   Aflatoksinden korkmalı mıyız?
24 Ağustos 2008, Pazar   ENERJİ İÇECEKLERİ
17 Ağustos 2008, Pazar   Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OLMAK
10 Ağustos 2008, Pazar   Gıda mı?İlaç mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   İnsanoğlunun beslenme şeklinde doğaya dönüş:Canlı Gıdalar
27 Temmuz 2008, Pazar   Canlanmak için CANLI BESLENİN !



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,3763 1,3860
1 STERLİN 2,3826 2,4004
1 EURO 1,8890 1,9022



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

GLOBAL KRİZİN BİZE BULAŞMA KANALLARI ve ET...

Mustafa BESİM

KÜRESEL EKONOMİK GERİLEME





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital