Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Devlerden "tık" yok: 0-0
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Hip Hop'a Eylül'le doyduk

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



I tube, You tube, They intrude... Lefkoşa Ağlayan Parkı'nda protesto!

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ankara bir şehir değildir, "yığışımdır". Şehir olma özelliğini tarihi işgalcilerinin çok-kültürlülüğüne borçlu olan Lefkoşa ise yığışım olma yolunda emin adımlarla ilerleyen bezgin bir şehirciktir. (Bu bakımdan genel olarak tüm Kıbrıs adasının başına gelen en güzel tarihsel olgunun İngiliz sömürgeciliği olduğunu söyleyebiliriz.)

Flaş... Flaş... Flaş... Ankara Çağlayan Parkı'na yapılan katkı... Ne?! 1 trilyon 650 milyar lira mı?! (Şaştım da kaldım.) Bana 10 milyar 650 milyon lira veriniz, yeter... (Sakinleştim. Hayali bile güzel.) Ankara'da ikamet etmekte olan bir Lefkoşalı olarak içinde yaşamakta olduğum apartman dairesinin gayet hoş bir park potansiyeli taşıdığını düşünmekteyim. Ev sahibim de Kıbrıslı Türk, bu da "otantik" bir park potansiyeli demek.

Ankara'nın şehir olmadığını söyledim ya, sosyo-politik aktivizme inanan bir insan olarak bu nahoş "yığışım" gerçekliğini bireysel çabalarımla dönüştürmek istiyorum. "Gelişime" ve "kültürel değerlere" önem veren İ. Melih Gökçek'ten ricam, yukarıda belirttiğim minik meblağı benim projeme tahsis etmesidir.

Sayın Büyük Belediye Başkanımız "gelişim" ve "kültürel değerler" kelimelerinin önüne taptığı bir sıfat koymayacaksa şayet, ben hazırım. (Sıfatsızlaşmanın en büyük erdem olduğu bir dünya hayal ediyorum.) Benim de gelişesim var çünkü... Kültürel değerlerim bile var hatta.

Aktivizmin de en doyurucusu ev rahatlığında yapılanı olduğundan, evimi Lefkoşa Ağlayan Parkı'na dönüştürüp Ankara adlı yığışımı 85 m2'lik "bireysel kentsel dönüşümümle" protesto etmek istiyorum.

Açılış sırasında zaman zaman izdiham yaşanabilir, yerimiz dar. Devlet büyüklerimizin hep birden değil, zamana yayarak taksit taksit gelmeleri, tercihimdir. Kurdele kesilecektir, halk dansları gösterileri ise park genelinde yasaktır. Çalınan müziğin ve ortak bütçeyle finanse edilecek olan alkollü içki hizmetinin sebep olabileceği rahatlatıcı "psikedelik" etkiye binaen saçma vücut kıpırdanmaları ve salınmaları serbesttir.

Bu parkta neler yok ki? Müzik var, sinema var, kitap var, ama çoğu Batı medeniyetinden... (Upps! Demek ki Batı'dan yalnızca ahlaksızlık almayanlar da varmış bu coğrafyada, Sayın Büyük Başbakanım. Recep Tayyip Erdoğan'ın o lafından kaç kişi huylandı Avrupalı Kuzey Kıbrıs'ta?) Kablosuz Internet de var, aaaa, fakat maalesef henüz YouTube yok.

Çünkü Türkiye'de yasak. Çünkü bu güzelim websitesinde Atatürk'e küfredenler varmış. Ne kadar ayıp! Bilirsiniz, Türk evladı hiç küfür sevmez, hiç de küfretmez. Toplumun terbiyesi bozulmasın diye böyle engellemelere başvuruluyor doğal olarak.

Dahası Atatürk'e küfredildiğini görüp Atatürk düşmanı kesilecek ve Türkiye Cumhuriyeti'ni yok etmeye çalışacak aylaklar da var buralarda. Tabii canım, ana avrat dümdüz giren manifestolar yazıyorlar. İdeolojileri küfür, ütopyaları herkesin Atatürk'e küfrettiği bir dünya.

Ne o, inanmıyor musunuz bana? Yoksa siz Atatürk'e küfredenlerin güçlü bir politik tehdit oluşturmadığını mı düşünüyorsunuz? Kâfirler sizi! Siz bilmezsiniz, salt küfür ne liderler devirdi, ne statükolar yıktı... Biliyorsunuz galiba, hinoğluhinler sizi... Rauf Denktaş'a küfreden kitlelerin statüko yıkmada ne kadar başarılı olduklarına bakınız; Atatürk'e küfredenlerin oluşturduğu tehdidin acıklı ebatını anlarsınız.

Diyeceğim, Lefkoşa Ağlayan Parkı'nda gerçekleştirilecek ilk etkinlik "YouTube yasağını protesto eylemi" olacaktır. Parkımıza en az tavus kuşları kadar renk veren bu sanal platformun kapatılmasını Pearl Jam'ın "1/2 Full" şarkısıyla kınayacağız. "Bardağın yarısı dolu mu yarısı boş mu?" paradoksuna Pearl Jam solisti, yüce insan Eddie Vedder'in bardağı insan olarak düşünüp verdiği yanıtı hep birlikte haykıracağız: "İnsanın yarısı dolu, yarısı bok!"...

Bu arada "Çağlayan Parkı, Ankara Çağlayan olursa; Cemal da Camel olur" pankartı olmamış arkadaşlar. Keşke "Camel" olsa, ama olamaz... Olsa olsa, "Hazreti Cemal" olur. Çünkü trend Batılılaşma trendi değil. Trend, "Şarki Ceberut" trendi, tren "Ilımlı İslam" treni... Dolayısıyla, "küçük bir apartman dairesi, Lefkoşa Ağlayan olursa, Mehmet de Muhammed olur", ümmete katılır, ümitlenir, nemalanır... 10 milyar 650 milyon, diyorum. Çok değil be... İnsafa gelin.

Son olarak, parkın isminin önündeki Ankara sıfatına darılan yiğit "kültür ve tarih gardiyanlarına" sesleniyorum. Çok üzülmeyin, hatta biraz umutlanın... Çünkü kültür sadece muhafaza edilmez, aynı zamanda yaratılır; tarih sadece hatırlanılmaz, aynı zamanda yazılır. Gözlerinizin önünde cereyan eden ders, "gerçekliğin kültürel sermayeyle yeniden üretilmesi" dersidir. Elinizdeki gazeteyi bir köşeye bırakın ve Edward Said, Jean-Paul Sartre, Michel Foucault, George Orwell, Christopher Hitchens okumaya başlayın.

Kıbrıslı Türkler olarak kültür emperyalizmine ve asimilasyona "hayır" dememizin pek bir anlamı yoktur. Çünkü bağımsızlık ve özgürlük bizim karakterimiz değildir. Zaman, en uygun mandayı, en faydalı himayeyi, en kültürlü emperyalisti seçme zamanıdır. Dileğim, Türkiye Devleti ve Kıbrıs Rum Cumhuriyeti dışında seçenekler oluşturmamızdır.

Derken, Lefkoşa Ağlayan Parkı'nın kiracısı gaipten gelen ıslıklarla ve alkışlarla protesto edilir. Akil belediyemin zabıta ekipleri ve düşünce polisi protestolar sırasında yaşanan ruhsal gerginliğe anında müdahale ederek Mehmet Ratip isimli şahsın bünyesinde bir olay çıkmasını engellerler. Bu yazı da böylece biter.

   1432 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Kasım 2008, Cumartesi   Paul Virilio: Savaşın şehir plancısı ve kaza müzecisi
15 Kasım 2008, Cumartesi   Hannah Arendt’le düşünmek: Rüzgar gelecek delikleri açmak
08 Kasım 2008, Cumartesi   Jean-Luc Nancy: Savaşa ve ekotekniğe karşı ‘tekil-çoğul-olmak’
01 Kasım 2008, Cumartesi   Machiavelli’nin icadı: Kafir egemenlik
25 Ekim 2008, Cumartesi   Özür kabahatten büyük olamaz: ‘Muhtaç’ bir insanlık savunusu
18 Ekim 2008, Cumartesi   Enternasyonalizm öldü mü?
11 Ekim 2008, Cumartesi   Biyo-politika, sosyo-biyoloji: Bizi maymun eden öğretiler...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Orwell’den savaş dersleri: 2 + 2 = 5
27 Eylül 2008, Cumartesi   “İyi Alman” var mı? Af mümkün mü?
20 Eylül 2008, Cumartesi   Başbakan'a tenis tadında din dersi



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

ET İTHALATINA İZİN VERMELİYİZ

Mustafa BESİM

GÜVEN VE TALEP





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital