Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Futbolcular istediğini aldı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

POLİTİK EŞİTLİK VAR MI?

Ata ATUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Mayıs 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Rumlar, Kıbrıslı Türklerin Politik eşitliğini kabul ediyor mu sorusunu artık sık sık kendi kendime sormaya başladım.

Olaylar ve gelişmeler bu konuda Rumların yüzlerine sahte bir maske taktığına, tüm Rum siyasilerin "Biz Kıbrıs'ta barış istiyoruz" laflarına, "Türkler kardeşlerimizdir, Birleşik Kıbrıs istiyoruz" sözlerine rağmen davranışlarının sahte olduğuna beni inandırmaya başladı.

2003 yılından beridir düzenli olarak katıldığım Ledra Palas'ta her ay Slovak Büyükelçiliği tarafından organize edilen Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum siyasi parti toplantılarının en sonuncusuna Mart 2007'de katılmıştım.

O günkü toplantıdan sonra yazılacak olan "Ortak Bildiri" ile ilgili olarak, ki buna politik dilde "Communiqé" (komünike) deniyor, dostum Kutlay Erk ile bir gün evvelsinden ev ödevi yaparak, bir takım önerileri onun, diğerlerini de benim yapmam konusunda aramızda bir görev bölümü yapmıştık. Toplantıda Ortak Bildiriye Kutlay Bey "Politik Eşitlik" (Political Equality) cümlesinin eklenmesini isteyince Rum siyasiler itiraz etmiş ve kıyametler kopmuştu. Sonuçta "Politik eşitlik" cümlesi ortak bildiriye girmeyince biz hem itiraz etmiş, hem de toplantılara katılmayacağımızı belirterek oradan ayrılmıştık.

Rumlar geçen seneye kadar, her iki devlette siyaset yapan ve politikayı belirleyen "Siyasi Partilerin" bile politik düzeyde "Politik Eşitliği"ni kabul etmiyorlardı. O günlerde başkanları Papadopulos idi, belki ondandı ama başkanları değişmiş ve kendini adada Barış isteyen adam diye satan Hristofyas başa geçmiş olsa bile eminim, hala daha "Politik eşitliğimizi" kabul etmiyorlar ama asırların Bizans diplomasisi gereğince de iki yüzlülük yapıyorlar ve kabul edermiş gibi davranıyorlar. Tabii sadece sözde. İş yazılıya geldi mi, yazılı belge olur gerekçesi ile kıyametler kopuyor yazıya dökmemek için.

23 Mayıs Cuma günü, yani birkaç gün sonra Cumhurbaşkanımız Talat ile Rum lider Hristofyas görüşecekler. Tabi eğer Hristofyas kıvırmazsa.

Bu görüşme bence çok önemli ve görüşmelerin kaderinde rol oynayacak "Kilit görüşme" konumunda. Bu toplantıda varılacak mutabakat ile ancak "Doğrudan görüşmeler" yaz dönemi içinde, muhtemelen haziran ayının ilk haftalarında başlayabilecek ve 2009 yılının en geç haziran ayına kadar da bitecek.

Aslında görüşme takvimi yazılı değil ama yazılı. Birileri bunu belirlemiş ve ilk günü ile son gününü de liderlerin kulağına fısıldamış.

Sonunda iki lider, asgari müşterekte anlaşabilirlerse "Bakir veya Dul, Birleşik bir Devlet" kurulacak, anlaşamazlarsa "Nişan bozma ve Ayrılık" sonrası adada komşu iki devlet olacak ve yeni hayallere kapı açacak yeni tezgahlar masaya konacak.

23 Mayıs'ta Cumhurbaşkanımız, "Politik Eşitliğin" prensip olarak kabul edilip edilmediğini ve var olup olmadığını sormalı Hristofyas'a.

Yanıt "Yoktur" ise zaten görüşmelere devam etmenin bir manası yok. Bizi bekleyen gelecek, "Dul" Kıbrıs Rum Cumhuriyeti içinde azınlık statüsünden öteye değil demektir.

Bunun için kahin olmaya da gerek yok.

"Politik eşit" olmadığınız yerde "Azınlıksınız" demektir.

Rumların anavatanı Yunanistan'ın Ana muhalefet partisi liderliğine oynayan Evangelos Venizelos'un Kıbrıs ile ilgili düşüncelerine göz atmak, bize perdenin arkasında nelerin piştiğini, bizimle yani Kıbrıslı Türkler ile ilgili, Rum ve Yunanlı dostlarımızın neler düşündüğünü çok güzel ortaya koyuyor.

Anayasa uzmanı olan Venizelos özetle 24 Nisan 2004 tarihinde yapılan Annan Planı ile ilgili "Referandumun Kırmızı Çizgi" olduğu ve Kıbrıs konusunda bir dönüm noktası oluşturduğu görüşünde. Adadaki Rum Yönetiminin BM ve AB üyesi olarak adadaki yegâne uluslararası tüzel kişilik olduğunu ve bunun da gözbebeği gibi korunması gerektiğini savunuyor. Buna ilaveten de Kıbrıs Rum Cumhuriyeti'nin uluslararası varlık olarak sahip olduğu büyük avantajların hiçbirini kaybetmemesi gerektiği inancında.

Yani yeni kurulacak bir devlete şimdiden "OXİ" (hayır) demek kararındalar.

Rumlar, anavatanları Yunanistan ile birlikte ortaklaşa belirledikleri taktiğe göre, 23 Mayıs görüşmesinden sonra haziran ayı içinde başlayacak görüşmeler süresi içinde, hedefleri Türkiye ve Talat üzerinde çeşitli merkezler kanalı ile baskılar kurdurup, iki bölgeli, eşit statüde iki devletten ve eşit haklara sahip iki halktan oluşacak "Partenojenez" yani "geçmişi olamayan yeni devlet" kurulması fikrinden vazgeçmelerini sağlamak olacak. Çözümü ise Kıbrıslı Türklerin KKTC'yi lav ederek azınlık statüsünde Kıbrıs Rum Cumhuriyetine katılmaları şeklinde düşünüyorlar. Bu nedenle de "Politik eşitlik" fikrini hiçbir platformda benimsemiyorlar ve benimsetmiyorlar.

Rumlar, ilk ve son defa olarak 12 Şubat 1977 tarihinde Denktaş-Makarios 1.ci Doruk antlaşmasında bu eşitliği kabul etmişlerdi. Ama daha aradan 24 saat bile geçmeden, her zaman olduğu gibi, Makarios imzasını inkar etmiş ve bu imzayı geçersiz kılacak davranışlar içine girmişti. Kyprianou ve ondan sonra gelenler de bu taktiği devam ettirdi.

Sayın Cumhurbaşkanım, 23 Mayıs'ta "Politik Eşitlik" kavramını masaya koyun ve açık bir yanıt isteyin.

Yanıt "Evet" ise görüşmelere devam edin.

"Hayır" ise boşuna zamanınızı harcamayın.

Hayır'ın sonunda "Azınlık statüsünden" ve "KKTC'nin lav edilmesinden" öteye çıkacak bir gelişme olmayacak. İnsanımız da bu akıntıya karşı boşuna kürek çekilmiş süre içinde pembe hayaller içinde yüzdürülmemiş ve süre sonunda da düş kırıklığına uğratılmamış olur.

   1119 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI
03 Temmuz 2008, Perşembe   TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK
30 Haziran 2008, Pazartesi   TIKANAN KELİMELERİN DİLİ
29 Haziran 2008, Pazar   TRAFİK CEZA YÖNTEMİNDE HATA VAR
26 Haziran 2008, Perşembe   NİKO'YA KULAK VERİN
23 Haziran 2008, Pazartesi   ÇÖZÜM ÇERÇEVESİ BELLİ
22 Haziran 2008, Pazar   CEZAYİR SOYKIRIMI ANITI YAPILMALI
19 Haziran 2008, Perşembe   TALAT'IN SİYASİ ÇALIMI
16 Haziran 2008, Pazartesi   RUMLARI DAVA ETMEK ZOR MU?
15 Haziran 2008, Pazar   YILLARCA İSMİNİ YAŞATMAK



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital