Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da
Finalin adı MTG-Yeniboğaziçi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

AKP'nin yanı başında görünmek için...

Emin AKKOR

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Nisan 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye'nin iktidar partisi AKP, son seçimlerde gücünü pekiştirdikten sonra tabanının talepleri doğrultusunda bir Türkiye yaratma eğilimlerini artırırken bunun yansımaları ülkemizde de görülüyor.

ÖRP ve HİS Partisi, hangisi daha çok AKP'ci olduğunu ispatlama çabalarını sürdürürken, UBP de arası bozulan AKP ile buzların eridiği mesajlarını yayıyor.

Bu üç parti gibi olmasa da hükümetin büyük ortağı CTP de icraatlarıyla AKP'ye hoş görünme gayretinde olduğu izlenimi veriyor.

AKP Gençlik Kolları kurultayına katılan CTP, UBP ve ÖRP gençlik kolları, yayınladıkları basın bildirilerinde ve kendi gazetelerinde boy boy kullanılan fotoğraflarla, AKP ile olan iyi ilişkilerini 'düşmanlar çatlasın' imalarıyla yansıtma yarışına girdiler.

Lefkoşa Belediye Meclisi'nin gündemine gelen cami tartışmaları, AKP sonrası ülkemizdeki dini faaliyetlerin boyutu ve bizim, bunlara ne kadar kabul edilebilir baktığımız tartışmalarını yoğunlaştırıyor.

Böyle bir cami yapılacaksa tabii ki yer olarak Lefkoşa'nın merkezi seçilerek, Tayip Erdoğan ve ekibine "biz iyiyiz, sizinle çalışabiliriz" mesajı verilsin.

Lefkoşa'nın merkezi yerlerinden Bedrettin Demirel Caddesi'nin başlangıç noktası, Belça'nın bulunduğu konum, en ideal yer olarak belirlendi.

Nerden çıktı bu cami olayı?

Günlerdir hiçbir yetkili bu sorunun yanıtını vermiyor.

Lefkoşa merkez çarşısı ve cami yapımı Ankara kaynaklı bir projedir.

Bunu, Başbakan Soyer ile Türkiye'nin Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Cemil Çiçek arasında imzalanan protokol ortaya koyuyor.

TAK ajansının 9 Mart tarihli haberinde 22 Şubat'ta imzalanan protokole göre, Ankara kaynaklı projeler olarak

"yeni baraj, ana isale hatları ve diğer su etüt proje ve yatırımları projesi; nirengi ağı oluşturulması projesi, İTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu yatırım giderlerine katkı projesi, eğitim kurumları oluşturulmasına katkı projesi, Lefkoşa belediyesi merkez çarşısı, otoparkı ve cami yapımına katkı projesi" bulunuyor.

Atılan imzalarla onaylanan projelere göre, Lefkoşa'ya çarşılı cami yapımı için 2008 yılı için 3 trilyon TL aktarıldı.

Cami olayını halka benimsetebilmenin yolu da bulundu. Alışveriş merkezli bir camiyle Ankara'daki Kocatepe Cami örneği Lefkoşa'ya taşınacak.

AKP'ye iyi görünme telaşı, cami talebi olmayan bir bölgeye cami inşaatını gündeme getirdi.

Cami inşaatının yapıldığı alana çok yakın mesafede bulunan Yenişehir Camisi dolup taşmıyor ki, bölgeye başka bir cami yapılsın.

Bu bile, yapılacak caminin bir ihtiyaçtan çok, empoze ve/veya şirin görünme politikasının ürünü olduğunu gösteriyor.

Tüm bunların habercisi, hükümetin dine verdiği değerin artışıdır. Hükümetin, dine verdiği önem son yıllarda Kuran kurslarına karşı sergilediği tavırda belli olmuştu.

Anayasasında laik olduğu belirtilen KKTC'de, hükümetin, dine verdiği önemin, genel eğitime verdiği önemin üzerine çıktığı yatırım projelerindeki rakamlardan ortaya çıkartılabilir.

Türkiye Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Cemil Çiçek ile Başbakan Soyer arasında 22 Şubat'ta imzalanan protokole göre, KKTC tarafından hazırlanan projelerde din hizmetlerine, genel eğitime ayrılan payın üç katı ödenek ayrıldı.

Eğitim ve öğretim hizmetlerinin geliştirilmesi ve katkı projeleri için ayrılan toplam bütçe rakamı 3 trilyon 600 miyar TL iken, din hizmetlerinin geliştirilmesi ve katkı projeleri için toplam 9 trilyon 500 milyar TL kaynak ayrıldı.

Bu karşı duruş, dine ya da camiye karşı çıkmak olarak saptırılmasın. Bu satırlarda aktarılan tepki; yapılanların, ülkenin ve Lefkoşa'nın öncelikleri göz önünde bulundurmadan, sırf AKP istedi ya da AKP'ye iyi görünmek için din ağırlıklı yatırımlara özel önem verilmesidir.

Siyasiler, "Lefkoşe"den rahatsız olmadı

Lefkoşa Belediye Meclisi'nde, Hüseyin Alasya'nın "Ankara'ya da, Lefkoşe'ye de alışacaksınız" sözleri siyasileri pek sarmadı.

Gazeteciler bu konu üzerine günlerdir makaleler yazar, radyo ve televizyon programlarında bu konu tartışılırken, politikacılar 'sus pusu' oynuyor. Alasya'nın sözleri karşısında başlayan tartışmalardan rahatsız olanlar ise, Kıbrıslı Türklerin kendi değerlerine sahip çıkma çabasını gereksiz veya küçük bir ayrıntı gibi göstermeye çalışıyorlar. Hatta ülke gündemine oturan 'değerlerin yitirilmesi' tartışmalarını gündem saptırma olarak değerlendirildi.

Bu tartışmaların göbeğinde olması gereken, ama bir o kadar da uzağında durmayı yeğleyen Cemal Bulutoğluları, acaba Lefkoşa Türk Belediyesi başkanı mı? Yoksa kendisini Lefkoşe Türk Belediyesi başkanı olarak mı görüyor. Başbakan Soyer'in başbakanı olduğu ülkenin başkentinin ismi nedir? Ya, Turgay Avcı'nın bakanlık binası hangi kenttedir? Lefkoşa mı, Lefkoşe'de mi? Tahsin Ertuğruloğlu, hangi bölgenin milletvekilidir?

Siyasilerin bu kayıtsızlığı karşısında, iki soru yanıt bekliyor. 'Lefkoşe'yi benimsediler mi? Yoksa 'Lefkoşe'cileri karşılarına almamak için mi sessiz kalıyorlar?

Eleştirilmeyi hazmetmeyen, gazetecileri işinden etsin!

Kanal T'de yaptığı Son Durum programında, konuklarının söylediklerinden rahatsız olanlardan korkan televizyon sahibinin Reşat Akar'ı işinden atmasıyla, gazetecilerin ne kadar korumasız olduğu bir ülkede yaşadığımız gözler önüne serildi.

TV programcısının, konukların söylediklerinden sorumlu tutulması tuhaflığı, basın özgürlüğünün boyutunu da gösteriyor. Geçtiğimiz ay Eşref Çetinel ile Özer Raif'in aynı kanalda yaptıkları program sonlandırılmıştı. Eşref Çetinel'in yazdığına göre, UBP eski başkanı Eroğlu'nu programda eleştirdikleri için, gelen baskılara boyun eğemeyen televizyon kanalının patronu tarafından işlerine son verildi.

Bu gibi uygulamalar, her eleştirilenin elinde tuttuğu gücü kullanarak, gazetecileri baskı altına alma ya da işinden etmeye teşvik eder duruma büründü. Medya patronları personelini koruma adına dirençli olmazsa, gazetecilerin vay haline...

Tüm bu yaşananlara rağmen, "ilkeli" yayıncılıktan söz eden televizyon patronunun, kendi ayağına kurşun sıktığını erken zamanda anlaması dileğiyle...

   645 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Temmuz 2008, Cumartesi   Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halkına yeni bir 'çevre felaketi' golü attı
14 Haziran 2008, Cumartesi   Devlete dava açmak, 2 yıllık asgari ücret isteyebilir
07 Haziran 2008, Cumartesi   Yeşili çalınmış Ada'm betona dönerken
24 Mayıs 2008, Cumartesi   Teşhis konuldu, tedavi başladı, hasta farkında değil
17 Mayıs 2008, Cumartesi   Alın size demokrasi... Greve katıl, işten atıl
03 Mayıs 2008, Cumartesi   1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş dönüşü öldü
26 Nisan 2008, Cumartesi   Önerilere bak: "Suya zam yapılmalı", "Doyasıya su içmeyin"
12 Nisan 2008, Cumartesi   Devletin eli, vatandaşın cebini deldi
05 Nisan 2008, Cumartesi   Lokmacı'nın açılışı iyi değerlendirilmeli
29 Mart 2008, Cumartesi   Asimilasyona karşı duruş, 'kendine' sahip çıkmaktır



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital