|
Hükümetin, eşel mobille ilgili olarak düzenleme yapma girişimine gelen büyük tepkilerden sonra, bütçeyi denkleştirme operasyonları başka alanlarda sürdürülmeye başlandı.
Fuzuli giderleri azaltma yerine, vatandaşı zora sokacak şekilde, bazı vergi ve harçlara zamlar yapıldı. Bu da yetmezmiş gibi ardı ardına birçok zorunlu tüketim maddesine zamlar geldi. En acımasızı ise aydan aya yapılan zamlarla elektrikte yaşandı.
Öğretmen, kamu görevlileri ve emekliler, eşel mobilden elde edecekleri yıllık kazanımdan daha fazla bir parayı sadece elektriğe yapılan zamdan dolayı devlete geri ödemek zorunda kaldı. Madem; eşel mobile dokundurtmazsınız, alın size düzenleme der gibi...
Hükümetin bütçedeki açığı kapatmak için başvurduğu her türlü zam arasında yer alan elektrikte ipin ucu daha da kaçtı.
Elektriğe ardı ardına yapılan zamlar temmuz faturalarına öyle bir yansıdı ki, vatandaşı adeta elektrik çarptı.
Sıcakların artmasıyla klima kullanımı geçmiş aylara göre biraz fazla olsa bile elektrik faturalarında 2-3 kat meydana gelen artışın hiçbir mazereti olamaz.
Hele geçen yıl, yine aynı zamanki elektrik faturalarıyla bugünkü arasındaki uçurumu hiçbir gerekçe anlatamaz.
Asgari ücretin artırılmadığı bir dönemde normal bir elektrik tüketimi olan konut için gelen asgari ücretin üçte biri kadar parayı ödemek sorunda olan insanlar, cebinde kalan maaşlarıyla diğer zorlu ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma geldiler. Bu abartma değil, ne yazık ki; bugünün gerçeğinin bir parçasıdır.
Vatandaşlar, gazetelere yaptıkları açıklamalarda devletin zamları çare olarak görmesinin yanlışlığına vurgu yaparak, zamların maliyeyi denkleştirecek bir alternatif olarak görülmesinin ürkütücü olduğuna dikkat çekiyor.
Hükümetin zam politikasına karşı halkın; tespitleriyle, kendilerini yönetenlere karşı güveni azalırken, halk kendisini yönetenleri günlük hayatı tepe taklak eden zamlar ile sorguluyor.
Hatta, elektrik faturalarının uçtuğuna vurgu yapan bir vatandaş komşu dükkanların iflasını ifade ederken yaşadığı endişeyi yansıtıyor.
KIBRIS gazetesinin dünkü "elektrik isyanı" başlıklı manşet haberinin fotoğraflarına bakıldığında vatandaşların yüzü çok şeyler ifade ediyor.
Mutsuz ve tedirginlik her fotoğraf karesinde kendini ilan ediyor.
Evde, elektrik başta, zamlar yaşam koşullarını zorlaştıran, iş sahiplerinde de iflas korkusu yaşanıyor.
Bazı siyasiler, katıldıkları televizyon programlarında, elektriğe yapılan fahiş zamlar gündeme geldiğinde klimaların "lüks" olduğu iddialarını ortaya atarak, elektrik faturalarını lüks harcamaların yansıması gibi gösterme hatasına düşüyor.
Ülkemiz iklim koşullarında lüks kullanım cihazı olmaktan çıkıp bir zorunluluk haline gelen klima kullanımını lüks gibi göstermek insafsızlıktır. Siz, halkınıza bu sıcaklarda klimasız yaşamı layık göremezsiniz.
Özrün kabahati geçtiği sözler sarf eden siyasilerin, nerdeyse zamlardan halkı sorumlu tutacak hale bürünmeleri çok üzücü...
|