Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yoldan çıkıp takla atan otomobilin sürücüsü öldü
Bebek kürtajla alınacak
Ya yasanız gidecek, ya da siz
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Kemal Sunal, mezarı başında anıldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Eski eserlerde vizyon olsaydı, bunca viranelik yaşanmazdı!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Nisan 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Değerli dostumuz Eşref Çetinel, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi'nin, ya da Yüksek Anıtlar Kurulu'nun politikalarından öteden beri hoşlanmaz, hep eleştirir. Zerre kadar vizyon sahibi olmadıklarını açıkça yazar. Elbette nedenleri vardır.

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları, başkent Lefkoşa'nın en önemli sorunlarından olan park yeri sorununu çözmek için çeşitli girişimleri olduğunu söyleyerek, merkezi yönetimin kendilerine engel çıkardığını belirtti.

Surlar altında bulunan ve Çetinkaya'nın eski antrenman sahası olan alanı otopark olarak hizmete açma girişimleri olduğunu dile getiren Bulutoğluları, bu yönde alanın stabilize dolgu malzemesi otoparka hazır hale getirildiğini kaydetti.

Özellikle Lokmacı Kapısı açıldıktan sonra surlariçine giren araba sayısında artış gözlemlendiğine dikkati çeken Belediye Başkanı, 'sur duvarlarına zarar verir' gerekçesiyle karşı çıkan Eski Eserler ve Müzeler Dairesi'ne bağlı Anıtlar Yüksek Kurulu'nu sert bir şekilde protesto etti. Bulutoğluları, "bu kişilerin vizyonu yoksa, bunun cezasını halk çekmemelidir. Bu kişiler derhal istifa etmelidir" dedi.

Fazla söze gerek yok. Anıtlar Yüksek Kurulu mudur, nedir, acaba Lefkoşa'nın Güneyinde hisar altlarının yıllardan beri park yeri olarak kullanıldığını ve trafiğe büyük bir rahatlama getirildiğini bilmiyor mu?.. Bilmemesine imkan mı var?.. Gitsinler, görsünler ve ona göre karar versinler.

Yine de olumsuz karar verirlerse, demek ki ortada bir art niyet vardır, önyargı vardır.

'Sur duvarlarına zarar verilecek' şeklindeki gerekçe ise tamamen gerçek dışıdır ve alay konusudur.

Gelelim Mağusa'ya...

Belediye Başkanı Oktay Kayalp, kenti imar çalışmalarını sürdürürken, az mı engellerle karşılaştı?.. Her attığı adımda Eski Eserler Dairesi ile Yüksek Anıtlar Kurulu'nu karşısında engel olarak buldu. Ama yılmadı ve yürüdü. Böylelikle Mağusa'nın birçok bölgesi hem değerlendirilmiş oldu, hem de mezbelelikten kurtuldu.

Düşünün siz, 100 yıllık hisar taşı ile yapılmış 200 küsur ev, eski eserler kapsamına alındı. Ne alınıyor, ne satılıyor, ne de devrediliyor!.. Tamirat yüzü görmediğinden zaman aşımı içinde yıkılarak, ortadan kayboluyor. Bu mudur eski eserleri korumak?.. Kaldı ki o evlerin eski eser olduğuna bin şahit ister. Hisar taşı veya benzeri taşla yapılan her ev tarihi değer taşımaz ki!..

Her neyse; şu sıralarda Gazimağusa Belediyesi'nin cesur girişimleriyle 'yasaklı' diye nitelenen bazı yerler yıkıldı ve altlarından neler çıktı biliyor musunuz?.. İnanmayacaksınız ama, yarım metre büyüklüğünde fareler... Halk dilinde 'gömeç sıçanı.' Şimdi Mağusalı bunlarla boğuşmak zorunda.

Ya; İkinci Fener'e ne diyelim?.. Gümrük Binası ile o da yıkılmaya yüz tutmuş vaziyette. Elini süren veya dokunan oluyor mu?.. Yani ne yaparlar, ne de yaptırırlar. Ama göz göre göre yıkılmasına da seyirci kalırlar. İşte bu zihniyet sonucu Mağusa surlariçi hâlâ kan kaybediyor.

Eğer İngiliz döneminde hisar taşı veya benzeri sarı taştan yapılan tüm binalar bir 'sanat eseri' ise, o zaman vay halimize!.. Halbuki zamanı geldiğinde bazıları bizzat sahipleri tarafından yıkılarak, yerine apartmanlar kaldırılmaktadır.

Özetle diyeceğimiz şu: Bir AB üyesi olmasına rağmen Rum kesimi, yıllardan beri hisar altlarını oto park alanları olarak kullanırken, sur duvarları yıkılmadı da, bizde mi yıkılacak? Hisar altlarını Rum kullanabildiğine göre, biz niye kullanmayalım?.. Ne mahsuru olabilir?.. Yoksa; onlar da mı teknik komitelerin maddeleri arasındadır?.. Onlar da mı peşkeş çekilecektir?..

Tabii ki bunlar işin şakası.

Ama gerekçe hakikaten gülünç mü, gülünç...

Dedik ya, Mağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp, vizyonsuzluktan az mı çekti?.. Sonunda bildiğini okudu.

Herhalde Cemal Bulutoğluları'nın da başka seçeneği yoktur!..

 

 

 

 

 

 

 

 

   448 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: Egemenliğini kat'iyyen verme. Verdin mi, geri alamazsın!..
03 Temmuz 2008, Perşembe   Hem siyaset, hem de park yeri konularında Rum'dan biraz ders alınız!..
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Oyuna gelmeyelim!..
01 Temmuz 2008, Salı   Talat-Hristofyas görüşmesi ve İngiliz Memorandumu...
30 Haziran 2008, Pazartesi   Yunan suyu geldi, Türk suyundan ne haber?..
28 Haziran 2008, Cumartesi   Festivaller ve düşündürdükleri...
26 Haziran 2008, Perşembe   Yokluklardan geçen ülke insanı olmak...
25 Haziran 2008, Çarşamba   Nüfusun yüzde 25'i davalıkmış! Ya; yargısız infazları da saysak...
24 Haziran 2008, Salı   Müşavirlere yönelik 'psikolojik taciz' nereye varacak?..
23 Haziran 2008, Pazartesi   Milli Takım'daki kararlılık, Tursan ve Ahmet N. Özkan



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelç...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...

Bilbay Eminoğlu

Bir bardak yeşil çaya ne dersiniz?

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital