|
Kendimizi Euro 2008 futbol maçlarına kaptırdık gidiyoruz. Tüm dünya da öyle... Sevilenler olduğu gibi, üzülenler de var. Bu da gayet doğal. Sonuçta her spor dalında olduğu gibi futbolda da yenmek de var, yenilmek de!.. Nasıl olsa sona yaklaştık. Ama doğruyu söylemek gerekirse, Türkiye Milli Takımı'nın daha önce de değindiğim gibi, inanılmazları başarması ve ilk dördün arasına girmesi, Avrupa'da herkesin dilinde.
Geçen günkü yazımda da işaret etmiş ve demiştim ki, "ne olur; buradaki yöneticiler de inanılmazı, imkânsızı ve zoru başarabilseler... Ne olur; Türk Milli Takımı'nın gösterdiği azim, inanç ve kararlılığı her konuda gösterip, vatandaşın sorunlarına çare üretebilseler..."
Ekran karşısında oluşan duygular, hiç mi tetiklemiyor bizim yöneticileri?.. Kısır döngülerden, sen-ben kavgalarından soyutlayın kendinizi ve vatandaşın yüzünü güldürmeye bakın.
Böyle bir girişten sonra, esas konum olan Tursan Turizm ve kurucusu Ahmet Necati Özkan'a geçmek istiyorum. Geçen gün Levent Özadam da köşesinde yer vermişti...
İyi günlerini olduğu kadar, kötü günlerini de anımsıyorum Ahmet Necati Özkan'ın.
"Sekiz yaşımda turizmle tanıştım. Rahmetli babam, TC Devlet Hava Yolları ve TC Devlet Deniz Yolları Kıbrıs Genel Acentesi idi ve 1952'de Bosfor Oteli de işletmeye açmıştı" diyen Özkan, sonrasını şöyle anlatıyor:
"Ancak 21 Aralık 1963 saldırıları sonucu otel yağma edildi ve Rum ordusunun karargâhına dönüştürüldü. Kıbrıs'tan ayrıldım ve Beyrut Amerikan Üniversitesi'nde burslu ihtisasım sonra BM Gıda ve Tarım Örgütü'nde (FAO) işletme uzmanı kadrosuyla UNDP projelerinde sorumlu olarak çalıştım. Ancak turizmde faaliyet göstermek bana her zaman cazip geliyordu."
Otuz beş yıl önce Tursan Turizmi kuran Ahmet Necati, turizme olan sevgi bağını şöyle izah ediyor:
"Çünkü benim görüşüme göre, bu ülke bu yolla zenginleşebilir, gelişebilirdi. Ve turizm, barış sağlayıcı yolların en etkilisidir. 'Turizm barış aracıdır' sloganı ile işe koyuldum. Tursan birçok ilklere imza atmış, yabancı ülkelerden ilk turistleri getirmiş, kırk küsur takdirname, plâket, belge ile taltif edilmiştir."
Uzun yıllar Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) Başkanlığı yapan ve halen Onursal Başkanı olan Ahmet N. Özkan, 1994-95 yıllarında Başbakan Yardımcısı merhum Özker Özgür'ün de turizm alanında danışmanlığını yaptı. Bu gün ise Tursan'ı oğlu Ali Ahmet Özkan başarılı bir şekilde yönetiyor.
Daha çok şeyler var yazılacak Ahmet N. Özkan hakkında. Onu, Türkiye'de ve dünya turizm piyasasında tanımayan yok.
İlerlemiş yaşına ve her türlü zorluklara rağmen inandığı yolda azimle adım atıyor.
1960'lı, 70'li yıllarda kaç tane turizmci vardı bu ülkede?.. Hepsi de didinip uğraşıp, bu ülkeyi tanıtmaya, memlekete bir şeyler kazandırmaya çalıştılar. O günlerde Ahmet Necati, Dr. Küçük'e uğrar, ayrıldıktan sonra da Dr. Küçük, bana "turizmle ilgili konularda sormak istediğin ne varsa, Ahmet'e sor da çekinme. Çünkü bu işin uzmanıdır" derdi.
Babadan kalan malların ayrılmamış olmasından ötürü Ahmet, uzun yıllar varlık içinde yokluk yaşadı. Ama hiçbir zaman yılmadı ve moralini de bozmadı. Bosfor Otel karşısındaki bahçede gül, karanfil ve benzeri çiçekler yetiştirerek, elinde kova, ayağında çamurlu çizmeleriyle Girne Dome Otel'den başlayarak, Celebrity Otel'e kadar götürdüğü çiçeklerle hem borçlarını kapattı, hem de geçimini öylesine sürdürdü.
Bugün turizm alanında çalışan genç kuşakların, kalbi turizmle çarpan Ahmet Necati Özkan'dan çok dersler alması gerektiğine inanıyoruz.
En zor ve karanlık günlerde dahi moralini bozmadan, inancını yitirmeden, kararlı bir şekilde yoluna devam etti ve ediyor da. Onun bilgi dağarcığından hükümet edenlerin de yararlanabileceği çok şeyler vardır.
Ama yine de azim ve inanç başta gelir.
O nedenle iki konuyu birleştirerek, yazıya "Milli Takım'daki kararlılık, Tursan ve Ahmet N. Özkan" başlığını koymayı uygun buldum...
|