|
Kıbrıs Türk Sanayi Odası, hükümetin görevi olup da yapmadığı, yapamadığı, ya da yapmaktan kaçındığı konulara el atmakla, sanayicinin olduğu kadar halkın da takdirini toplamaktadır. KKTC'nin en köklü kuruluşlarından biri olan Kıbrıs Türk Sanayi Odası'nın, ülkenin nabzını tuttuğu gerçeği dikkate alındığında, zaman zaman yaptığı ikaz ve uyarılara kulak vermek lazım!
Oda Başkanı Salih Tunar, düzenlediği basın toplantısında, et ürünleri üretim tesislerinin Veteriner Dairesi'nin kontrolü altında olduğunu ve gerekli tedbirlerin zamanında alındığını söyleyerek, yerli et ürünlerinin tüketiminde herhangi bir sakınca olmadığını vurguladı.
Tunar, Lefkoşa Türk Belediyesi'nin ilgili birimince yapılan açıklama üzerine, görsel ve yazılı basında 4-5 Eylül tarihlerinde yer alan "Altı yerli firmanın ürettiği çeşitli et ürünlerinde kirlilik tespit etti" şeklindeki haberin, tüketicinin zihninde, "bütün yerli et ürünleri kirli, ithal et ürünleri temiz" imajı yarattığını ifadeyle, bu gibi hallerde daha dikkatli davranılmasını istedi.
Sanayi Odası Başkanı Salih Tunar ayrıca bu tür olaylar üzerine bazı tüketicilerin güveninin sarsıldığını ve Güney Kıbrıs'tan alış verişe yönlendiğini kaydetti.
Daha da önemlisi; Tunar'ın 'Gıda Yasası'nın bir an önce Meclis'ten geçirilmesi konusunda hükümete yaptığı çağrı...
Avrupa Birliği kriterleri, AB normları, AB yasaları diyerek mangalda kül bırakmayanların, bu konuda niye geri planda durdukları doğrusu merak ediliyor. Acaba bu konuda bir engel mi vardır, yoksa bu yasayı çıkarmak, birilerinin işine mi gelmiyor?..
Herkes de bilmektedir ki, Avrupa Birliği'nde gıda yasası önceliklidir ve gıda denetimine uymayan ülke, AB standartlarından yoksundur. Hele o ülke AB üyesi ise cezalandırılmakla yükümlüdür. Kısacası, böyle bir ülkenin Avrupa Birliği bünyesinde yeri yoktur.
Gıda dediğin, insan hayatı ile doğrudan ilgilidir. İnsan sağlığına aykırı herhangi bir madde içermemesi gerekir. Bunun için de sıkı bir kontrol ve denetim mekanizması oluşturulur. Şu veya bu nedenlerle denetimden geçmeyen gıdalar piyasaya sürülmez, derhal imha edilir.
Gıda yasası olmamasına rağmen sağlık açısından ülkemizde eğer bir denetim ve kontrol mekanizması oluşturulmuş ve vatandaşlar da gıda maddelerini alırken, kendilerini rahat hissedebiliyorsa, bu da Veteriner Dairesi'nin özverili çalışmalarından kaynaklanmaktadır.
Daha geçen gün Güney Kıbrıs'tan süt ve süt ürünlerinin satın alınmaması çağrısı yapılmıştı. Çünkü bir AB üyesi ülke konumunda olan Güney Kıbrıs'ta yapılan tahliller sonucu bazı sütlerde ve sütten yapılan mamullerde sağlığa aykırı maddeler tespit edilmiş, satışlar durdurulmuştu.
Hatırlayacağınız gibi Güney Kıbrıs, AB'ye yeni üye olduğunda, AB'nin standartlarına uyum sağlayamayan nice mezbahalar mühürlenmiş ve AB kriterlerine uyum sağlanana dek faaliyetleri durdurulmuştu. Benzeri daha nice
olaylar meydana gelmiş, ancak sonuçta AB yasaları karşısında herkes, 'boynumuz kıldan ince' demek zorunda kalmıştı.
Bu konuda örnekleri çoğaltmak mümkündür. Demek istediğimiz; ister AB üyesi olsun, ister olmasın, gıda yasasının ülkeler açısından, dünyada yaşayan insanlar açısından arzettiği önemdir. Bu nedenle Sanayi Odası Başkanı Salih Tunar'ın, gıda yasasının bir an önce Meclis'ten geçirilmesi konusunda yaptığı çağrı yerindedir ve desteklemek gerek. Daha önceden hazırlanan yasa tasarısı tozlu raflarda dururken, bir an önce onu çıkarıp da incelemek ve gerekirse günün koşullarına uyarlamak hükümetin öncelikli görevleri arasındadır.
Günümüzde AB üyesi olsun veya olmasın, gıda yasasından yoksun, gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler arasında herhangi birine rastlamak mümkün değildir. Öyle inanıyoruz ki, hükümet de bu konuya odaklanıp üzerine düşen görevi yerine getirmekten kaçınmayacaktır. Sonucu bekliyor ve izliyoruz. Yasanın çıkmasını çeşitli nedenlerden dolayı engelleyenler varsa, -ki tahmin etmiyoruz- onları da kamuoyunun bilmesinde yarar vardır.
Bir okuyucu mektubu
"Sn. Cemal, sanırım ülkeye dönmüşsünüzdür veya dönmek üzeresiniz. Gelmişseniz hoş geldiniz. Yazılarınızın yanında "Telgrafın Tellerini" okumak istiyoruz yani. Epey ara verdiniz galiba. İyi de bu telgrafın telleri yurt dışına uzanmıyor mu? Türkiye'den çekmiyor mu? İsterseniz özellikle Güzelyurt bölgesindeki telgraf tellerine konan haberleri size gönüllü olarak ileteyim. Saygılarımla-Tahsin Kaya"
|