|
Müteahhitler 'battık' diyor, 'borç batağındayız' şeklinde feryatlar yükseliyor. Esnaf ha keza!.. Elektriğe yapılan zamlar karşısında dükkânlarının, mağazalarının ışıklarını bile söndürmek ve tasarruf yapmak zorunda kalıyor. Ağızlarını bıçaklar açmıyor!
"Lokmacı Kapısı açıldı da ne oldu, ne değişti, ihya mı olduk" diyenlerin haddi hesabı yok!..
Beri yandan hayvancı, çiftçi, narenciye üreticisi, sosyal sigorta emeklisi, dar gelirli vatandaş pahalılıktan kan ağlıyor.
Herkes geçim derdinde. Kıbrıs sorununu kim takar?..
Ha; işin püf noktası da burada...
'Acaba Kıbrıs Türk halkını getirmek istedikleri nokta bu mudur' diye ciddi ciddi kuşkular başladı her kesimde...
Dünyada eşi benzeri görülmeyen zamlar yapmaktan amaç, halkı 'olsun da nasıl olursa olsun' türü bir anlaşmaya zorlamak mıdır?.. Önceleri bu pek de telaffuz edilmezdi, ancak halkı sıktıkça gündeme cuk diye yeniden oturuverdi.
Bunca dayatma ve kötü yönetimden sonra koalisyonun büyük ortağı CTP'nin başka seçeneği var mıdır?.. Kamuoyu yoklamaları ortada. Tek bir argüman kalıyor, o da çözüm. Öyle görülüyor ki, Hristofyas da 2009 sonuna kadar alacağını aldıktan sonra olası bir uzlaşmaya 'hayır' deme lüksüne sahip değil!..
Ne de olsa Kosova, Güney Osetya ve Abhazya örnekleri ortada duruyor!..
Kimileri, "eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri'ni bile geride bıraktık. En azından o günlerde devlete çalışırlardı, ama sağlıktan eğitime her türlü ihtiyaçları giderilirdi. Bize o rejimi bile çok görüyorlar" diye içinde bulunulan acıklı durumu gözler önüne sermeye çalışıyorlar.
Haksız da değiller!..
Ülke tam bir kaos içinde. Karşılıksız çekler havada uçuşuyor. İflas bayrakları çekilmiş vaziyette!.. Dükkânına, mağazasına, atölyesine kilit vuran vurana... Kepenk indiren indirene!..
Yoksa; bu halktan intikam mı alıyorlar?..
Ülkedeki mobilya sektörünün en önemli 'marka'larından Demirbağ Möble'nin Direktörü Sabri Demirbağ'ın ibret verici sözleri, ülkenin içinde bulunduğu acıklı durumu gözler önüne sermeye yeter de artar bile.
Demirbağ, son yapılan zamlarla, durumu zaten kötü olan piyasayı batağa sürüklediğine dikkat çekti, yerli üretimde ithalle haksız rekabetin yarattığı sıkıntılara ek olarak son dönemde yapılan zamların, üretimi yok olma noktasına getirdiğini belirtti.
Sabri Demirbağ, hükümetin önlem almaması durumunda ülkemizin en köklü üreticilerinin bile batacağını kaydetti, rekabet koşullarının adil olmadığını söyledi.
Bu sözler, mobilya sektöründe isim yapmış bir vatandaşımıza aittir. Ciddi mesajdır, uyarıdır. Sabri Demirbağ gibi daha niceleri vardır. Örneğin 'Karagözlü Mobilya' sahibi Tahsin Karagözlü, haksız rekabet politikasından ötürü meslekten soğutulmuş değil midir?.. Bunun gibi her alanda daha nice örnekler vardır. Türkiye'nin dev şirketleri karşısında rekabet gücü olmayan esnaf ve zanaatkârımız korumasız kalmış, kendi kaderine terkedilmiştir.
Kendi esnafına, zanaatkârına, sanayicisine, üretim sektöründe hizmet verenlere, üreticilere bu şekilde bir davranış, böylesine bir politika uygulamak hak mıdır, reva mıdır?.. Yoksa; amaç, Kıbrıs Türk halkını tümden üretimden koparmak ve tüketici konumuna getirmek midir?..
Gitsinler, başka ülkelerde bunun araştırmasını yapsınlar. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere; dünyanın hiçbir yerinde kendi esnafını, zanaatkârını, üreticisini sıfırla çarpan, iflasa sürükleyen, bitiren bir zihniyet görülmüş değildir.
Sabri Demirbağ'ın isyanı, feryatları, iktidarın büyük ortağının yayın organında dile getirilmiştir. Hükümet edenlere tavsiyemiz, bunları okusunlar, iyice değerlendirsinler ve memleketi ne hale getirdiklerini görsünler. Bu itiraflar, feryatlar, toplumda sosyal patlamaların habercisidir.
Şunu da eklemeden edemeyeceğiz. Kıbrıs Türk halkı 1963-74 döneminde dahi böylesine umutsuz olmamış, böylesine moral bozukluğu yaşamamıştır. Bunun ne demek olduğunu bilmek dahi, yanlıştan dönmeye yeterlidir...
|