|
Geçtiğimiz günlerde yine değinmiş ve çok da telefonlar almıştım. Tam 34 yıldır bu ülkede bir Islah Okulu bile kuramamanın acizliğini yaşıyoruz. Bu, beceriksizliğin daniskası değil de nedir?..
Geçen gün gazetelerde şöyle bir haber vardı:
"Alsancak'ta bir evden sirkat edilen eşyalarla ilgili bağlantılı olarak isminin baş harfleri KK, TD ve TV olan 'çocuk zanlılar' 12 Eylül günü polis tarafından tutuklanarak gözaltına alındı. Evden birçok eşya sirkat eden çocuk zanlılar, 3 günlük tutukluluk süreleri ardından yeniden Girne Kaza Mahkemesi Yargıcı Alev Ulunay huzuruna çıkarıldı. Olayın tahkikat memuru 16 ve 17 yaşında olan zanlıların TC kökenli ve KKTC'de öğrenim gördüklerini söyleyerek, mahkemeden zanlılar aleyhine uygun şartlarda teminata bağlanmalarını talep etti. Girne Kaza Mahkemesi Yargıcı Alev Ulunay, üç zanlının yurt dışına çıkışını yasaklayıp, pasaport ve seyahat belgelerini polise teslim etmeleri ve 5'er bin YTL'lik şahsi kefalet senedi imzalamalarına emir verdi."
Hemen her gün demeyeceğiz, ama haftada birkaç kez bu tür haberlere rastlamak mümkün... Bırakın ada içindeki suçluları, bir de devamlı akın var 'KKTC suçlu cenneti'ne!.. Bu memleket, bu kadar suçluyu barındırabilecek özelliğe, kapasiteye sahip değil ki!..
Belki de şartlar suç işlemeyi teşvik ediyor. Ancak bu, yine de geçerli neden olamaz ve olmamalıdır! Hele mahkeme emrini de yerine getiremezse, haydi bakalım Merkezi Cezaevi'ne... Doldur babam doldur... Tıka basa doldur! Artık 'balık istifi' mi olur, 'deveci hararı' mı olur, orasını Allah bilir.
Konu son derece önemlidir ve 'acaba KKTC potansiyel suçlu mu yetiştiriyor' sorusunu gündeme getirmektedir.
Suçlu damgasını yedikten ve Merkezi Cezaevi'nde çeşitli suçlardan yatanlarla bir arada tutulan çocuk suçluları, topluma yeniden kazandırmak çok zor, ama kaybetmek çok kolaydır. Kaldı ki, bazı Internet cafe'lerde belirli saatlerden sonra seks gösterilmesi, bunları çocuk denecek yaştaki gençlerin de izlemesi, suça teşvik sayılmakta, ülkeye potansiyel suçlu yetiştirilmektedir.
İlkokul ve ortaokula devam eden çocukları olan bir baba geçen gün şikayetçi oldu, kendi çocukları dahil, birçoklarının kötü alışkanlıklara doğru hızla ilerlediklerini, onları nasıl durdurabileceklerinin çarelerini aradıklarından yakındı. Polise telefon ettiklerini, ancak ilgilenen olmadığını söyledi. Her Internet cafe'nin başına bir de polis dikemezsiniz ya!..
Vaziyet tek kelimeyle vahimdir. Çocuk suçlu sayısı giderek artarken, ilgililerin acı gerçekleri görmemek için devekuşu misali başlarını kuma gömmeleri çare değildir, kurtuluş değildir!..
Adli yılın açılışı nedeniyle dün Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen törende, ülkenin içinde bulunduğu duruma adalet penceresinden bakıldı. Her yıl tekrarlanan önerilerin dikkate alınmadığından, mahkemelerdeki dava sıkışıklığından, hukuk sisteminde reform yapılmamasından yakınıldı. İthal suçlulara, cezaevinin durumuna değinildi, caydırıcı cezalar verilmesi gerektiği kaydedildi.
Yıllardır aynı konularda şikayetler yapıldı, yakınıldı, sitemler edildi de ne oldu?.. Ne değişti?..
Belki ufak tefek bazı şeyler değişmiş olabilir. Ancak bu yeterli midir?.. Suça teşvik unsurları ortadan kaldırıldı mı?.. Kaldırılmadıysa, diğer ülkelerdeki benzeri olayları da inceleyerek, ne gibi önlemler alındı?..
Son yıllarda KKTC, işlenen suçlarla bir nevi 'suçlu cenneti' ülke konumuna itilmiş bulunmaktadır. Büyük yerleşim merkezleri bir yana, birçok köylerde bile soyulmadık ev kalmış değildir.
Ülke, hırsızların cirit attığı bir yer olmaktan çıkarılmalıdır. Hesaplaşma alanı olmaktan da çıkarılmalıdır. Asayiş olayı, bir ülkenin gelişme ve kalkınmasında önde gelen unsurdur. Asayiş olmayan yere ne yatırımcı gelir, ne de turist!.. Turistin istediği öncelikle huzurdur, güvendir. Onun da huzurunu bozar, güvenini sarsarsanız o da gelmez ve ağzınızı poyraza açmış olursunuz.
Yazdıklarımız hiç de mübalağa değildir, gerçeklerin ta kendisidir. Bu sorunların çözümü hiç de zor olmasa gerek. Üstesinden rahatlıkla gelinebilir. Yeter ki, niyet ve istek olsun!.. Unutulmasın ki, 'suçlu cenneti' olmanın faturası da ağır olur.
Hadi bakalım kolay gelsin...
|