Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
Devlerden "tık" yok: 0-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Hip Hop'a Eylül'le doyduk

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Rumlar halimize gülerken biz nelerle uğraşıyoruz?..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Eylül 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Akıncılar köyünden Erkan Eğmez'le birlikteydik önceki akşam. Epeyce de sohbet ettik. Rum tarafının nabzını iyi tutanlardandır Eğmez...

Konuştuğu bazı Rumlar, kendisine demiş ki; "siz Türkler enayisiniz... Yanı başınızda 80 milyonluk dev bir ülke var. Her şey öyle ucuz ki, bizdekilerin çoğu artık alışveriş için Türkiye'ye gidiyor. Hatta oradan mal getirip satanlar da her geçen gün daha da artıyor. Sizler de gelip buradan alışveriş yapmaya çalışıyorsunuz. Ahhh... Sizin yerinizde biz olacaktık..."

Yalan değil Rumların söyledikleri... En basiti Mersin'de, Adana'da, İskenderun'da sebze fiyatlarına bir göz attığınızda, Rumların söylediklerinin ne denli gerçek olduğunu anlarsınız. Yalnız sebze mi, ya konfeksiyon?..

Eğer bizim yerimizde Rumlar olsaydı, bu ülkeye bugüne kadar su da gelirdi, elektrik de!.. Üstelik yük helikopterleriyle sebzesi de, meyvesi de!.. Arada bu kadar fiyat farkı da olmazdı...

Bizse Allahın suyunu bile getiremedik, başaramadık...

Son zamanlarda o kadar birbirimize düştük ki, bir çekememezliktir gidiyor. Duyarsızlık, vurdumduymazlık, nemelazımcılık tavana vurmuş vaziyette... Kamuda yeniden yapılanma olacaktı, ne oldu?.. Hantal ve laçkalık aldı başını gidiyor. Vatandaşa eziyet etmekten, işlerini yokuşa sürmekten adeta zevk alan bir anlayış hakim. Acaba bundan murat edilen ne olabilir?.. Vatandaşı bıktırıp, vatanından soğutmak mı?..

Dün tesadüfen tanınmış iş adamlarımızdan biri, kendi kendine konuşarak gelirken, beni görünce durdu ve elindeki kağıtları göstererek, "mahkemeden geliyorum" dedi.

Kendinden kaynaklanmayan basit bir mesele için mahkemeden tutuklama emri çıkarmışlar, bunun üzerine apar topar mahkemeye gidivermiş... Yanında 350 kişi çalışan, iş dünyasında saygın bir ismi bulunan iş adamı, "bu memlekette bunlarla mı karşılaşacaktık, bunlar bize reva mı" diye sormaktan kendini alamadı. Zamanında 8-10 yıl mücahitlik hizmeti de yapmış... Ulu Önder Atatürk'ün dediği gibi, 'askeri zaferleri ekonomik zaferlerle taçlandırma' uğruna çıktığı yolda bir nefer gibi çalışıp çabalıyor. Üstelik 350 kişiye de ekmek veriyor...

Bu gibilerini baş tacı yapacağımıza, ülkesinden soğutmak için elden gelen ne varsa yapıyoruz.

Ülke yangın yerine dönerken, Devlet Planlama Örgütü de, insanların gözlerinin içine bakarak alay etmeye kalkışıyor. Ağustos ayı hayat pahalılığı yüzde 0.2 imiş!.. Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Ekonomi Komitesi Başkanı Özgün Kutalmış'ın dediği gibi mutfakta yangın devam ederken hayat pahalılığının eksi çıkması, halkla alay etmek değil de nedir?..

Bir başka çarpıcı olay da şu: Kuraklıktan ötürü Rum tarafında çiftçiye dönüm başına 70 Euro ödenirken, bu rakam bizde 20. Hayvancıları korumak için Güney'de koyun başına 70 Euro ödenirken, bizde bir kuruş bile ödenmiyor. Aynı toprak parçası üzerinde bulunan çiftçiye ve hayvancıya verilen değer ve değersizlik...

Memleketteki manzaralara bakıp da kötümser tablolar çizmeye devam etmek niyetinde değiliz. Esasında girişimcilerle, iş adamlarıyla, yatırımcılarıyla, sanayicileri ve üreticileriyle öğünmesi gereken bir yönetimin, nasıl olur da bu hatalara düştüğünü çözebilmek, anlayabilmek kolay değildir. El üstünde tutmamız gerekenlerin birer cevher olduğunu biz kabul etmesek de, onların değerini bilen bilir.

Medyaya belki yansıdı, belki yansımadı. Geçen gün Harward Üniversitesi'nden gelen bir uzman ekonomist, sanayici iş adamlarıyla, ekonomik örgütlerin temsilcileriyle bir toplantı yaparak, nabız yoklamış... Demiş ki; "sizdeki bu zeka ve heyecan oldukça, buranın cennetten bir parça olmaması için herhangi bir neden göremiyorum."

Ekonomik sorunların nasıl aşılabileceğine ilişkin görüşler ortaya koyan uzman kişi, yaptığı önerilerin Tacikistan ve Kosova'da uygulandığını ve düzlüğe çıkıldığını belirterek, "sizin, en az hükümettekiler kadar değerli görüşleriniz var. Hatta Bakanlar Kurulu toplantılarına sizler gibi değerli insanların da oturup, politikacılara yol göstermeniz, onlara yön vermeniz gerekir" deyivermiş...

Bir Amerikalı uzmanın görüşlerine, tavsiyelerine bakınız, bir de bizimkilerin haline!..

Bizdekiler acaba böyle bir şeyi kabul edebilir mi, Küçüklük kompleksine kapılmayacaklar mı?..   

Çok kez yazdık, yineliyoruz. "Ben yaparım olur" zihniyeti ile bir yere varmak mümkün değildir. Her şeyi uzmanına bırakmak gerek. Beceremiyorsanız, çağırın uzmanları, size yol göstersinler, öneriler sunsunlar. Düzlüğe çıkabilmek için reçetelere yazılacak olanlar arasında acı ilaçlar da varsa, bir süre için bu halk onları da içmeye razıdır. Yeter ki, sonunda selamete çıkıversin!..

   427 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa...
22 Kasım 2008, Cumartesi   İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'un ardından
21 Kasım 2008, Cuma   Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler kereste!..
20 Kasım 2008, Perşembe   'Kırmızı Şapkalı Kız' gibi davranmaktan vazgeçelim artık!
19 Kasım 2008, Çarşamba   AB garantisi, öyle mi?..
18 Kasım 2008, Salı   Cemil Çiçek'ten biraz olsun ders alır mısınız?
17 Kasım 2008, Pazartesi   Ondan bundan... Ahde vefa bu mudur?..
16 Kasım 2008, Pazar   Ada'nın gerçekleri ve Talat'ın uyarıları...
15 Kasım 2008, Cumartesi   Gaziler diyarı KKTC, yıkılmadı, ayaktadır!...
14 Kasım 2008, Cuma   'Yabancı' işçi konusu ve üretenlerin beklentileri...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

ET İTHALATINA İZİN VERMELİYİZ

Mustafa BESİM

GÜVEN VE TALEP





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital