Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

"Deliler" ve "Akıllılar"

Osman Ertuğ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Şubat 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ünlü İngiliz edibi William Shakespeare'in ismini duymayan hemen hemen yoktur. Eserlerinden "Othello"nun bir sahnesinin, Gazimağusa surlarının aynı isimle anılan burçlarından birinde geçtiğini de çoğumuz işitmişizdir... Shakespeare'in trajedilerinde daima bir "deli" veya "soytarı" karakteri vardır. Başrolde olmasa bile, oyunlardaki işlevi hiç de küçümsenemez: Bütün krallar, kraliçeler, prensler, prensesler ve diğer kraliyet mensupları arasında yalın gerçeği söylemek. Yani, bir anlamda, oyuncuların içinde en dürüst ve açık sözlü olanı odur!

Ülkemizin kırsal kültüründe de benzeri tipler özellikle eskiden çok görülürdü. Örneğin, bir köyde gerçeği eğip bükmeden, "paldır küldür" söyleyen kişilere hemen "deli" lakabı verilir, sözleri ciddiye alınmazdı. Bazı kurnaz kişiler ise, bilerek ve isteyerek, kendilerine yakıştırılan bu sıfatın arkasına saklanır, bu onlara "ağzına geleni söyleme" olanağı verirdi. Kimse onlara aldırmazdı ama içten içe doğru söylediklerini bilirdi. Sayıları giderek azalsa da, bu tür karakterler Kıbrıs'ın her iki tarafında hala vardır. Bu yazımda Kıbrıs Rum tarafında, sadece bu "geleneği" sürdürmekle kalmayıp, milletvekilliği düzeyine çıkmış bir şahıstan bahsetmek istiyorum.

Sözü döndürüp dolaştırıp Kıbrıs konusuna getireceğimi herhalde anladınız!.. Sanırım kimden bahsettiğimi de... Marios Matsakis hakkında yazı yazmanın taşıdığı riskleri biliyor ve birçok söylediği ve yaptığının "akıl izanla" bağdaşmadığını kabul ediyorum.Güney'deki diplomatlar söylediklerini "deli saçması" olarak niteliyor ve geçiştiriyor. Bizdeki bazı siyasi çevreler ise "İki ayrı ve bağımsız devleti veya KKTC'nin tanınmasını savunmak Matsakis'e mi kaldı?" diyor. Hepsi doğru! Ancak benim söyleyeceklerim bu kişinin şahsıyla değil, söylediklerinin içeriğiyle ilgilidir. Ayrıca, özellikle Rum tarafında politikanın elitleri yalın gerçeği ya kabul etmek istemiyorlar veya söylemekten çekiniyorlar. Bu durumda meydan Matsakis'e kalıyor! O da, KKTC'nin tanınması ve Kıbrıslı Türklerin istedikleri takdirde ayrı ve bağımsız bir Devlet olarak yollarına devam etmesini cüretkar bir şekilde söylemeye devam ediyor ve bazen gazetelerimize manşet bile oluyor.

Bundan yarım asır kadar önce bir "deli" Kıbrıs kuyusuna bir taş attı!.. Bu taş enosis taşıydı!.."40 akıllı" (ki bu rakamı isterseniz 10 veya 100'le de çarpabilirsiniz!) onyıllardır o taşı kuyudan çıkaramıyor!.. Kimler geldi, kimler geçti!.. İlgili taraflara ek olarak arabulucular, Genel Sekreterler, Özel Temsilciler, Özel Danışmanlar, Barış Gücü Komutanları, Görüşmeciler, sayısız hukukçu ve siyaset adamı! Diplomasinin kralları, prensleri ve prensesleri...Bu kadar beyin gücü, sarf edilen enerji ve masraf! Düzinelerce öneri, binlerce sayfalık belge... Yabancı basın bir seferinde Kıbrıs'ı "diplomasi mezarlığına" benzetmişti. Şahsen, daha pozitif olan "diplomasi laboratuarı" tanımlamasını tercih ederim.

Rum seçimlerinin ikinci turu da tamamlandıktan kısa bir süre sonra, BM Genel Sekreteri'nin süreci yeniden başlatmak üzere adaya bir ekip göndermesi bekleniyor. Yani, Kıbrıs sahnesinde yeni bir oyun başlamak üzere! Bu arada bazı aktörler değişiyor... Bazıları perde gerisine çekilirken, (çok da yeni olmayan) "yeni yüzler" sahneye çıkıyor... Ha, sahi, bir önceki sahnede "Enosis"in ismi "Osmosis" olmuştu...Ama senaryo hep aynı! Bu gerçekten eski bir trajedi mi, yoksa modern çağın sonu gelmeyen televizyon serilerinden biri mi?

Kendi kendime soruyorum: Acaba bu kadar akıllı taşı kuyudan niye çıkaramıyor? Herhalde taşı yanlış kuyuda arıyorlar da ondan! Üstelik kullandıkları yöntemler hatalı ve adeta taşı kuyudan çıkarmamaya yönelik! Bir kere meseleye doğru teşhis konmamış... Ayrıca, taraflardan birini hükümran olarak kabul edip diğerinin eşit siyasi varlığı ve statüsünü inkar eden bir yaklaşımla bu oyun "mutlu son"la neticelenebilir mi?

Geçtiğimiz günlerde Kıbrıs TV'de benimle yaptığı söyleşide, dostum Taylan Kav bir eleştiride bulundu: "Yaptığınız tespitlerde çıkış yolu göstermiyorsunuz" şeklindeki bu eleştiriyi özetle "Yazılarımda bunu bulabilirsiniz...Bu iki devletliliktir" diyerek yanıtlamıştım. Konuya açıklık getirmek bakımından bunu vurgulamakta yarar görüyorum. Bölünmüşlük bir gerçek olarak kabul edilip uluslararası alanda tescil edilmeden birleşme olmasını beklemek en azından bir mantık hatasıdır. Buna yönelik çabalar, ancak bizi Güney'deki Rum Devleti'ne yamalamaya yönelik uğraşlardır. Adil, dengeli ve yaşayabilir bir uzlaşı veya anlaşma, ancak uluslararası alanda tescil edilmiş iki eşit siyasi varlık, yani iki devlet arasında imzalanabilir. Bu mümkün olmadığı takdirde ise taraflar ayrı, bağımsız ve egemen devletler olarak yollarına devam ederler.

" 40 Akıllının" bu bulmacayı çözmek için yine kolları sıvadığı bir aşamada, acaba bir "deli"nin söylediklerine bakmakta yarar yok mu?

   862 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
14 Ağustos 2008, Perşembe   "Ayrılıkçı Devlet" kimdir
12 Ağustos 2008, Salı   BM Genel Sekreteri'ne (çok) açık mektup
07 Ağustos 2008, Perşembe   Çözüm istemek
05 Ağustos 2008, Salı   Özel Temsilci'den Özel Danışman'a...
29 Temmuz 2008, Salı   "İhtiyatlı kötümserlik"
24 Temmuz 2008, Perşembe   Basın yoluyla müzakere (1)
22 Temmuz 2008, Salı   20 Temmuz 1983: Bugün aynı "tabloyu" çizer miydim?
17 Temmuz 2008, Perşembe   Ayrılma hakkı
15 Temmuz 2008, Salı   Tek mi, çift mi?
10 Temmuz 2008, Perşembe   Bir "tek" de ABD'den!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital