|
Bir zamanlar öğrenim gördüğüm İtalya'daki öğrenci arkadaşlarım, bir Türk olarak sigara içmememe hayret etmişlerdi. Çünkü İtalya'da bir kimsenin çok sigara içtiğini vurgulamak için 'Türk gibi sigara içer' derlerdi.
Sigaranın en yaygın kullanıldığı ülkelerin başında gelen Anavatanda, sigara kullanımını kontrol altına alacak yasa çıkarılması oldukça önemli bir olaydır. Çünkü yetişkin nüfusun % 40'ı sigara bağımlısı olan bir ülkede; halkın yararına olsa da, sigara kullanımına sınırlama getirmesi kolay değildir. Bu bakımdan hükümetin sigara yasasını çıkarması, büyük takdir toplamıştır. Ancak, yıllık 8 milyar dolar olan tütün ürünleri pazarının küçülmemesi için, sigara lobisinin yoğun faaliyetleri sonucunda; yasanın uygulanmasının 4 ay ileriye atılması ve lokanta, kahvehane, birahane, kafeterya gibi eğlence yerlerinde de yasakların 18 ay sonra yürürlüğe girmesinin sağlanması hoş karşılanmamıştır.
Demokratik hukuk devletinde, herkes her alanda kendi tercihine göre hareket etmek ve kendi sağlığını istediği gibi yönlendirmekte hürdür. Bu nedenle, bağımlılık nedeniyle veya çeşitli kişisel sebeplerden dolayı, sağlığının zarar göreceğini bilerek ve her şeyi göze alarak, bazı kimselerin sigara içmelerine karışmak veya onların sigara kullanmalarını zorla engellemek mümkün değildir.
Ancak sosyal yaşamda, kimsenin herhangi bir şekilde başkalarına zarar verme hakkı da yoktur. 1789 İnsan ve Vatandaşlık Hakları Bildirisinde belirtildiği gibi; 'hürriyet, başkasına zarar vermeyen her şeyi yapabilmektir. 'Bu nedenle, sağlığını korumak düşüncesiyle sigara kullanmayan kimselerin, sigara içenler tarafından, neredeyse zorla sigara dumanını teneffüs ederek zarar görmelerine sebep olunması doğru değildir. Özellikle vatandaşların mecburi olarak bulunmak zorunda oldukları; çalışma ortamlarında, iş takibi için gittikleri resmi kuruluşlarda, bankalarda, lokantalarda, eğlenmek için gittikleri yerlerde ve seyahat ettikleri araçlarda, başkasının içtiği sigaranın dumanını, istemeden teneffüs etmek zorunda bırakılması ve sağlığının zarara uğratılmasına sebep olunması büyük haksızlıktır.
Yaşanan dönemde, kimsenin başkalarına zarar verme hakkı bulunmadığı gerçeğinden hareket edilerek, artık bütün medeni ülkelerde sigara içmeyenlerin korunmasına dönük çok ciddi önlemler alınmağa başlanmıştır. Batılı ülkelerde, geçmiş yıllarda sigara içilmesine sadece belirli yerlerde kısıtlamalar getirilmesine karşın, artık başkalarının bulunduğu tüm ortamlarda, sigara içen ve içilmesine göz yumanların cezalandırılmasına başlanmıştır. Halen batılı ülkelerde, kamu kuruluşları, spor, eğlence, ticaret, eğitim, sağlık ve benzeri hizmet veren binaların kapalı alanlarında, statların açık alanlarında, otellerde, eğlence yerlerinde, her türlü taşıma araçlarında sigara içilmesi yasaktır.
Aslında sigara içilmesine sınırlama getirilmemesi, ülkedeki tüm vatandaşların zararına olması yanında, ortaya çıkan hastalıklar sonucu, devletin sağlık harcamalarının da artmasına sebep oluyor. Ülkemizde ağır sanayi bulunmamasına ve başka ülkelerde olduğu gibi konutların ısıtılmasında kömür gibi havayı kirleten yakacak kullanılmamasına rağmen, birçok vatandaşımızın akciğer kanserine yakalanmasında, her halde sigara içimindeki sınırsız hürriyetin de büyük payı vardır. Hele son zamanlarda, hayatı boyunca hiç sigara içmeyenlerin bile akciğer kanserine yakalanması, bu olasılığın güç kazanmasına sebep oluyor.
Sigara, insan sağlığı yanında, çevre kirliliği ve doğa için de çok büyük bir tehdittir. Çünkü gelişi güzel yerlere atılan sigara izmaritleri, hem çevrenin kirletilmesine, hem de ormanlar ile doğanın yok olmasına yol açan yangın felaketine sebep oluyor. Bilindiği gibi, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de, orman yangınlarının büyük bir kısmı çevreye gelişigüzel atılan sigara izmaritlerinden kaynaklanıyor.
Son günlerde Sağlık Bakanlığı müsteşarının, sigara yasasının uygulanmasındaki sorunların çözümü yönünde çalışmalar yapıldığını açıklaması, sigara içmeyenlerin yüreğine su serpmiştir. Yapılan açıklama doğrultusunda, bütün uygar ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de, devletin vatandaşların sigara içme tercihine karışmadığı gibi, sigara içmeyenleri de korumak için gerekli düzenlemeleri yapması ülkemizin çıkarına olacaktır. Yalnız yasal düzenlemeler yanında; tiryakilerin bu zararlı alışkanlıktan kurtulması ve çocukların da bu alışkanlığın pençesine düşmemesi için, etkin bilinçlendirme kampanyaları düzenlenmesi de isabetli olacaktır. Bu amaçla, ABD ve AB ülkelerinde olduğu gibi; bizde de çıkarılacak yasaya konulacak bir madde ile, ülkedeki tüm radyo ve televizyonlarda ayda en az 60 dakika tütün ürünlerinin zararları konusunda uyarıcı ve eğitici yayınlar yapılmasının sağlanması yararlı olacaktır.
|