|
Gelecek nesillerimizde doğa bilincinin artırılması amacı ile, bu yıl üçüncü defa gerçekleştirilen KEMA Geleneksel Kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilere; 21 Mart Dünya Ormancılık gününde yapılan törende ödülleri verilmiştir.
KEMA Vakfı'nın Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ile işbirliği halinde düzenlenen bu etkinliğin, yararlı olduğu yadsınamaz. Çünkü bu yöntemle öğrencilerin araştırarak, düşünerek ve yazarak ülkemizi ve dünyayı tehdit eden önemli doğa konularında bilinçlenmesine yardımcı olunuyor. Bu nedenle, ülkemizin genel çıkarları bakımından oldukça yararlı olan ve geleceğimiz için iyi bir yatırım kabul edilen böyle faaliyetleri destekleyen Milli Eğitim ve Kültür Bakanı'nı, Alpet, Sercem veTürkcel'i kutlamak gerekir.
Öte yandan; bakkal dükkanı, bar, petrol istasyonu, kuyumcu, lokanta gibi yeni iş yerlerinin açılış törenlerine katılan devlet büyüklerimiz ile siyasi parti yetkililerinin, binlerce öğrencimiz ile yüzlerce öğretmenimizin alın teri ve emeği ile gerçekleştirilen ve tüm halkımızı ilgilendiren böyle önemli bir konudaki etkinliğe ilgi göstermemesi herkesin dikkatini çekmiştir. Kişisel görüşüme göre, Politikacılarımızın bu tutumu, ülkemiz için yaşamsal önemdeki konulara ne kadar önem verdiklerini gösteriyor.
Oysa uluslararası kuruluşların raporlarına göre, ülkemiz küresel ısınmadan öncelikle ve en şiddetli bir şekilde etkilenecek bölgede yer alıyor. Küresel ısınmaya sebep olanlar ülkeler arasında olmadığımıza göre, küresel ısınma trendinin yavaşlatılması ve durdurulması için yapabileceğimiz herhangi bir şey yoktur. Bilim adamlarının ve uluslararası kuruluşların ortaya koyduğu tüm gerçeklere rağmen; küresel ısınmadan en çok sorumlu olan ABD, Çin, Hindistan, Rusya, Avustralya gibi ülkeler de ekonomik gerekçelerle atmosfere zararlı gaz salınımında kısıtlamaya gitmeyi kabul etmiyorlar.
Bu durumda bizim yapabileceğimiz tek şey; küresel ısınmanın etkilerinin azaltılması ve daha az zarar görmemiz için gerekli önlemleri almaktır.
Mevcut koşullarda, küresel ısınmanın zarar ve etkilerinin azaltılmasında en güçlü ve etkili silah ağaç varlığını artırmaktır. Çünkü küresel ısınmanın sebep olduğu; kuraklık, kavurucu sıcaklar, toprak erozyonu, yeraltı sularının kuruması, çölleşme gibi tüm olumsuzlukların etkisinin azaltılmasında ağaçlar en sadık yardımcılarımızdır.
Ağaç varlığımızı artırabilmek için de mutlaka devlet ile tüm vatandaşların elbirliği ile hareket etmesi şarttır. 1975-2005 arasındaki dönemde, devletin 22,000 hektar alanı ağaçlandırmasına karşın, ayni dönem içinde 28000 hektar bitki örtüsünün yanarak kaybedilmesi, bu işbirliğinin ne kadar önemli ve gerekli olduğunu gösteriyor.
Devlet vatandaş işbirliğinin gerçekleştirilmesinde, bilinçlendirmenin oldukça büyük önemi vardır. Bu nedenle, kar amacı gütmeyen sivil toplum örgütlerinin bu tür faaliyetlerinin, desteklenmesi cesaretlendirilmesi ve teşvik edilmesinde yarar vardır. Özellikle konu üzerinde okullarımızda gerçekleştirilen kompozisyon yarışması gibi etkinliklere önem verilmeli.
Ödül törenlerine önem verilmesi ise, gelecek nesillerimizi oluşturacak olan çocuklarımızın yaptığı çalışmalara; değer verildiğini, önemsendiğini göstermek ve bu tür etkinliklere katılımı teşvik etmek bakımından yararlıdır. Ancak, KKTC için oldukça önemli olan, ağaçlandırmanın küresel ısınma üzerindeki etkilerinin tartışıldığı etkinliğe; Milli Eğitim ve Kültür bakanı sayın Canan Öztoprak ile Çevre bakanı sayın Mustafa Gökmen dışında hiç bir politikacının katılmaması, sorunun hala daha ülkemizde pek ciddiye alınmadığını gösteriyor.
Tüm olumsuzluklara ve ilgisizliklere rağmen, yine de küresel ısınmanın hiç de hafife alınacak bir sorun olmadığını vurgulamakta ve tekrarlamakta yarar görüyoruz. Çünkü, KKTC olarak artık bu ciddi felaketi önemsememiz ve böylece etkilerini azaltmak için; iktidar, muhalefet ve halkımızın el birliği ile acilen harekete geçmesi ve tüm dünyanın yaptığı gibi bizimde ağaçlandırma seferberliği başlatmamız kaçınılmazdır. Bu konuda elimizi çabuk tutmak ve derhal harekete geçmek zorundayız. Çünkü her geçen yıl kuraklık artacağı için, önümüzdeki yıllarda dikilen ağaçların yaşatılması daha da zor olacaktır.
|