|
Ülkemizde yollara, piknik alanlarına, deniz sahillerine, boş alanlara ve genel olarak çevreye atılan çöpler, gerçekten artık herkesi rahatsız edecek boyutlara ulaşmıştır.
Yollarda seyahat eden bazı sorumsuz kişilerin attığı boş şişeler, alüminyum içki kutuları, sigara paketleri ve pet şişeler yol kenarları ile refüjleri adeta çöplüğe dönüşmüştür.
Tüm yerleşim alanlarındaki boş alanlarda ve kırsal bölgelerde çöp yığınları hem görüntü, hem de sağlık bakımından vatandaşlarımızı etkiliyor.
Piknik yapılan alanlar ve kıyılarımız, dere yatakları, yerleşim alanlarına yakın ormanlar ve boş arsalar da adeta çöplük görünümündedir.
Uygar ülkelerde hatta hemen güneyimizdeki komşumuzda, yollarda seyahat ederken araçtan dışarı bakıldığı zaman insanı ferahlatan çiçekler ve bitkiler görülür. Şehir ve köylerdeki yollar, kaldırımlar tertemiz. Boş alanlarda ise, hiç çöp görülmüyor.
Bizde ise, yollarımız; araçlardan atılan boş bira şişeleri, alüminyum içki kutuları, sigara paketleri ve pet su şişeleri nedeniyle çöplük görünümünde. Piknik yapılan alanlar, kıyılar, dere yatakları, ormanlar, yerleşim alanları içindeki ve civarındaki boş arsalar çöplerle kaplı.
Dünyanın hiç bir uygar ülkesinde, bizde olduğu gibi güpe gündüz ve herkesin gözü önünde gelişi güzel yerlere çöp atılmasına göz yumulmuyor. Çöp atanlar mutlaka devletin ilgili kuruluşları tarafından belirlenip cezalandırılıyor. Ülkemizde ise, çevreye çöp atılması çok yaygın bir alışkanlık haline gelmiştir.
Çünkü bizde, devlet çevrenin kirletilmesini önlemek için gerekli önlemleri alacağı yerde, temizlemeyi tercih ediyor. Ana yollardaki çöpler zaman zaman toplanıyor. Deniz kıyılarımızdaki çöpler de her yıl, Turizm Dairesi - Sivil Toplum örgütleri işbirliği ile temizleniyor. Şehirlerdeki boş alanlara atılan çöpler de sık sık temizleniyor.
Fakat temizlenen yerler, kısa bir süre sonra atılan çöplerle yeniden kirletildiği için hem çevre kirliliği ortadan kalkmıyor hem de halkın ödediği vergilerle yapılan harcamalar boşa gidiyor. Bu nedenle hükümetin, çevrenin kirletilmesini önleyeceği yerde, sürekli olarak çöpleri toplattırması hiç bir işe yaramıyor.
Doğru olan, devletin alacağı caydırıcı önlemler ile kimsenin çevreyi kirletmeye cesaret edememesi, araçtan yola çöp atanların, inşaat atıklarına boş alanlara dökenlerin ve ülkemizi çöplüğe dönüştürenlerin ibret verici bir şekilde cezalandırılmasıdır. Çevreyi kirletenlerin mutlaka bir bedel ödemek zorunda kalacağının gösterilmesi durumunda, kimse şimdiki gibi sorumsuzca ve pervasızca gelişigüzel yerlere çöp atmayacak ve ülkemiz kirletilmeyecek.
Bu güne kadar yaşananlardan açıkça anlaşıldığı gibi; sloganlarla, yollara konulan traji komik panolarla 'halkın çevreyi kirletmemesini rica ederek' ve bilinçlendirme kampanyaları ile çevrenin temiz tutulması sağlanamıyor. Aksine benimsenen bu yönetim anlayışı, bazı kimseleri çekinmeden ve korkmadan çevreye çöp atmakta daha da cesaretlendiriyor.
Kuşkusuz devletin ilgili kuruluşlarına ve yürürlükteki yasalara rağmen çevrenin kirletilmesi, devlet otoritesine de gölge düşüren çok ciddi bir olumsuzluktur. Bu nedenle bazı sorumsuzların tüm ülkeye zarar vermelerine fırsat verilmemeli, çevreyi kirletenlere mutlaka yaptığı zararın bedeli ödettirilmeli ve böylece temiz bir ülkede yaşama olanağına kavuşturulmamız gerekir.
Aslında istenilmesi durumunda, avuç içi kadar küçük ülkemizde çevrenin kirletilmesinin önlenmesi oldukça kolay ve basittir. Bütün mesele iktidardaki hükümetin yürürlükteki yasaların uygulanması için, devleti başarılı bir şekilde yönetebilmesine bağlıdır. Bu nedenle çevremizdeki kirlilikten; çöp atanlardan önce çöp atılmasına göz yuman ve fırsat veren hükümet sorumludur.
|