|
* Talat'la Hristofyas'ın müzakere masasında mevsimler: Flört mevsimi, peşrev mevsimi, muhabbet mevsimi ve şimdi de gerilim mevsimi.
* Bugünkü UBP kurultayının sonucunu biliyorum. (Sanki bilmeyen mi kaldı?) Başka şeylerle ilgilenmeye çalışacağım.
* Tahsin Ertuğruloğlu'nun lüks otelde yemeğe çağırdığı "seçilmiş gazeteciler" beklentilerinin tersini yazdılar genellikle... Artık ne yazacakları belli olmayan "seçilmemiş gazeteciler"i yemeğe çağırmaya da zamanı kalmadı...
* "Seçilmiş gazeteci" deyimi Tahsin Bey'e aitse, kelime seçimi hiç de şık değil...
* Rumlarla aynı coğrafyanın insanları olamayacağımız belli!..Onlar bu coğrafyanın güneyini alabildiğine yeşillendirirken, biz alabildiğine çoraklaştırıyoruz. Yazık bize!..
* Çoğunlukla devlet eliyle yok edilmekte olan ağaçlarımızla birlikte, bu ülkenin geleceği de yok ediliyor...
* Hapishanede isyan!.. Çok sık görmeye başladığımız bu film, bakalım hangi noktada kopacak!..
* Michael Jackson Müslüman oldu... Michael'ın bazı marifetleri Müslümanlığa aykırı... Sakın ola Suudi Arabistan'a hacı olmaya gitmesin, yoksa Şeriat'ın gazabına uğrar...
* Saygı tükenince arkasından zincirleme çok şeyler de tükenir.
* Cemal Bulutoğluları işten çıkarmaları Sayıştay'ın isteğiyle yapmış!.. Aşırı ve keyfi istihdamın yasal olmadığını ve Sayıştay'ın buna er geç müdahale edeceğini önceden bilmemek mazeret olamaz ki!...
* Cemal Bulutoğluları, Lefkoşa'nın sorunlarından çok personel sorunlarıyla ilgilenir duruma geldi... Ne personel mutlu, ne de Lefkoşalılar...
* Hükümetin keklik ve turaç yasağına avcılardan tepki... Bindikleri dalı kesiyorlar... İlle keyif kaynaklarının kökünü kurutacaklar... Pes!..
* Bu kafayla gidilirse KKTC'de yapılan av, son avdır...
* Bir haberden muhabbet tellallığının ne kadar rantlı olduğunu öğrendik. 105 YTL'lik vizitenin 25'i bedenini satan kadına, 80'i ise kadını satana kalıyormuş!.. Çok acımasız ve adaletsiz bir sektör bu...
* Futbolumuzun yeni yıldızı Sayıştay Başkanı... Sayın Başkan, transfer paralarının denetimi dolayısıyla spor basınının manşetlerinde ve yorumlarında!..
* Esnafın müşterileri, artistin izleyicileri, yazarın da okuyucuları başarılarının kanıtıdır
* ISSIZ ADAM, hepimizin içindeki o derin ıssızlığı ve ıssızlıktan kaçabilme beceriksizliğimizi yüzümüze şamar gibi vurdu...
* Lefkeli diva Nil Burak'ın 80'li yıllara attığı nostaljik ve romantik imza, ISSIZ ADAM filminin hüzünlü renklerinden... Nil Hanım bu filmi izlerken ağladı mı acaba?..
* Bermuda Şeytan Üçgeni'ne dönüşmediği sürece çok heyecan vericidir aşk üçgeni.
* Sosyalist geçinen öylelerini bilirim ki, zerre kadar sosyal değildirler aslında... Toplumda "görünmeyen adam"ı oynar bu asosyaller...
* "İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar. Oysa yaşamadıkça ihtiyarladıklarının farkında değiller." İskoçya atasözü.
* Tutkunun tutsaklığıdır aşk... Bireysel özgürlük ortamında tutunamaz, kaçar oradan.
* "Trafik" demek aslında "düzen" demektir. Bizde ise düzensizliğin ve anarşinin sembolüne dönüştü...
* Özgürlüğün fazlası da başa beladır...
* Fıkra... Uçakta hostes yolcuya: "Yemek ister misiniz efendim?" Kendini lokantada zanneden yolcu: "Seçeneklerim neler?" Hostes: "Evet veya hayır." (Teşekkürler Mesut Günsev.)
* Boynuzlu sebze kurdu görüldü... Bu garibanı boynuzlatan kim ola?.. Dişisi mi?..
* Tarihi salaklıklar: 1975'te İngiliz bir çift, televizyonda en sevdikleri programı izlerken, erkek yarım saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek ölür. Eşinin cenazeden sonra TV şirketine tazminat davası açtığını mı sanıyorsunuz?.. Hayır!.. Dul kadın o programın yapımcılarına bir mektup yazarak kocasını hayatının son dakikalarında bu kadar mutlu ettikleri için sonsuz teşekkürlerini sundu!..
* Ve rubai... Ömer Hayyam'dan: "Dünya üç-beş bilgisizin elinde / Sanırlar ki, tüm bilgiler kendilerinde. / Üzülme, eşek eşeği beğenir / Bir hayır var sana 'kötü' demelerinde."
|