|
Sayın Ahmet Tolgay,
21 Mayıs 2008 tarihli yazınızı ilgi ile okudum. Ancak çok üzüldüğümü belirtmem gerekiyor. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeni ile yayınladığım mesajdan yaptığınız bir alıntı ile ulaştığınız yorum beni son derece üzdü.
Sizin gibi deneyimli ve görüşlerimiz arasında fark dahi olsa entelektüel yaklaşımına her zaman saygı duyduğum bir kişinin kaleminden bu yorumları okumak beni gerçekten üzdü.
Üstelik de yürekten inandığım bir değerlendirmeyi de "milliyetçi kuruluşların destek aldığı danışmanlardan yararlanmaya başladı" gibi bir sonuçla takdim etmeniz beni son derece üzdü...
Hele 19 Mayıs mesajımın makalenize konu yaptığınız şu paragrafı gerçekten çok önemli.
"Tarihini iyi bilen, geçmişine sahip çıkan, yeni kuşaklarını da aynı bilinçle yetiştirenler, geleceğe güçlü biçimde hazırlanabilecek ve ereklerine ulaşabileceklerdir. Sağduyusunu kaybeden bir toplumun bir yerlere varamayacağını tarihte olaylarla görmemiz her ne kadar mümkün olsa da, bunu idrak edemeyenler kaos ve huzursuzluğa yol açmaktadırlar".
Bu ifadeleri ele alarak, "eğer bunları UBP Genel Başkanı Sayın Tahsin Ertoğruloğlu söylemiş olsaydı anlardım da, CTP Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer'den gelmiş olması, şaşkınlığa düşüp işte bu yorumları yapmamıza neden olmaktadır" demektesiniz.
Sayın Ahmet Tolgay; işte bende hâlâ buna şaşırıyorum. Tıpkı demecimde ifade ettiğim gibi "sağduyusunu kaybeden bir toplumun bir yere varamayacağı" ifadesinde olduğu gibi, yıllardır bu ülkede bazı çevreler toplumun tarihine tek kendilerinin sahip çıktığını ifade ettiler.
Bu yüzden hep kendi içimizde kavgalı olduk. Bu yüzden kendinden farklı olanı hep halkının, toplumun ve ulusun tarihini ret eden bir konumda değerlendirildi.
Biz elbette ki halkımızın tarihini iyice bilmek ve bunu aktarmak zorundayız. Bu tarihi bilmek yalnız UBP' sinin mi tekelindedir?. Üstelik bu topraklarda yaşayan herkes şu ifadeleri her zaman kullandığımızı çok iyi bilir:
"Kıbrıs Türk halkının bu adadaki tarihi, yüzlerce yılla şekillenmiştir. Bu halk 400 yılı aşkın bir tarihin üzerinde yükselmektedir. Üstelik bu halkın bu topraklardaki varlığının ve kimliğinin çok yakın tarihle sınırlanmasına hep karşı çıktım.
Sayın Ahmet Tolgay; gerek ben, gerekse arkadaşlarım toplumumuzun tarihinin derinliklerine de inmeye çalışanlardanız. Üstelik bunu genç insanlara aktarmanın da ardıcıl savunucusuyuz.
Artık toplumsal ve ulusal değerlerin yalnız belli insanların tekelinde olduğu önyargısından herkesin kurtulması gerekiyor.
Belki tarihi olayları yorumlamakta da belli farkımız olabilir. Ama bu ülkenin bağrından yükselen ve yaşamaya güçlenerek devam eden bir siyasi hareketi, artık tarihinden bile kopuk ve bilgisiz gösterme insafsızlığını aşmak gerekir. Düşünce özgürdür, hürdür. Bu ifadelerimi size bütün açıklığım ile yazıyorum.
Biz tarihimizi çok iyi öğrenmeye çalışıyoruz. Hem hasletlerimizi geliştirmek için, hem de aynı yanlışların tekrarlanmaması için.
Hele benimle tarih sohbetleri yapmış bir insan olarak bunları yazmanız da ayrıca üzüntü vericidir.
Tarih gibi bir olaydan ve değerden CTP camiasını uzak görmek gibi bir değerlendirme son derece üzüntü vericidir.
Sayın Ahmet Tolgay; bu cevabı size tarihe not düşülsün diye yolluyorum. Yayınlamanızı gazeteci onurunuza ve birikiminize bırakıyorum. Çünkü makalenizde 19 Mayıs konusunda gösterdiğimiz duyarlılığı sevinçle karşıladığınızı da yazıyorsunuz. Evet, teşekkür ediyorum. Ancak tarihi değerleri dikkate alma konusunda duyarlılığı yalnızca UBP'ye mal etmenizi doğrusu çok çok yadırgadım.
Son olarak şunu ifade edeyim. Tarihi duyarlılığı mal ettiğiniz 30 yıllık UBP iktidarının önemli bir eksikliğini daha kapattık. CTP'nin büyük ortak olduğu hükümetler döneminde ve Başbakanlığa bağlı Vakıflar İdaresi bu dönemde 400 yıllık Evkaf kayıtlarını yeni Türkçeye tercüme etti. Yıllardır atıl duran Sultan Mahmut Kütüphanesi'ni de restore ederek yakında bu kayıtları halkın ve gençlerin bilgisine açacağız. Gençlerimiz her şeyi daha iyi kavrasın diye.
Saygılar sunarım, sağ olun...
FERDİ SABİT SOYER
Başbakan
CTP Genel Başkanı.
(*) Sayın Başbakan'ımızın duyarlılığına teşekkürler. Ama PARTİLER, GENÇLER VE ÖĞRETMENLER başlıklı o yazımın, Sayın Başbakan'ın bu denli alınmasına neden olacak bir içerik taşımadığına inanıyorum. Düşüncelerini ifade ederken geçmiştekilerden farklı bulduğum bir söylem tarzına takdirlerimi sundum. Hem o yazımda, hem de geçmişteki yazılarımda UBP'ye yaptığım eleştirilerin de göz ardı edilmemesini ve bir UBP kalemi olarak algılanmamamı istirham ederim. Ben partilerüstü ve yansız düşünce üretimini seçmiş bir kalemim. Sayın Başbakan'ın bu yanıtının tarihe not düşülmek üzere yazıldığını vurgulaması, hassasiyetlerini anlamama yetti. Tarihe değerli ve anlamlı notunu düşerken benim köşemi yeğlediği için kendilerine teşekkürlerimi sunar ve bu seçimden dolayı da onur duyarım... Özellikle tarihimiz ve toplumsal meselelerimiz üzerinde Meclis günlerinde yaptığımız doyumsuz ve uzun sohbetleri anımsattıklarından dolayı ayrıca duygulandım. Saygı ve sevgilerimle. (A. TOLGAY)
* * *
Ülkemizdeki casino sektörüne ilişkin en radikal sorulara hazır olduğunu söyleyen Casino İşletmecileri Birliği Başkanı sevgili Erdal Andız, "dinamit" gibi sorularımı yanıtladı. 26 Mayıs Pazartesi günü o sorular ve yanıtları bu köşede... Andız'ın radikal sorulara yanıtları doyurucu mu?... Pazartesi bu köşede okuyunuz ve kararınızı veriniz... (A. TOLGAY)
|