Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Genç kızlar, uyuşturucu sokmaya çalıştı
TC Büyükelçiliği'nden "bilgi notu":Kur'an kursları, TC Başbakanlık
Hırsızlar her yerde
Genelkurmay'da Kıbrıs hassasiyeti
Garantörlükten vazgeçilemez
Uyuşturucu zanlıları, yargılanıncaya kadar Merkezi Cezaevi'ne gönderildi
Celal: Halklar, liderlere büyük destek vermeli
Otellerden yıldız çıkartması
MTG'nin 4'üncü yabancısı Friday
Orhan Günşiray yaşama veda etti
Aziz ve Süleyman Denizli'ye imza attı
Girne'de Global Deejays zamanı
Hamitköy Fırat ile sözleşme imzaladı
Tan'la "Neler neler" yaşanacak
Akkuş Çanakkale'de yarışıyor
Şenlikler sona erdi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

"AYHAN HİKMET" AİLESİ'NDEN İTİRAZ:"ADINI KULLANMAYIN!.."

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Haziran 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çeşitli kişi ve kurumdan, çeşitli konuda yığınla mail yağıyor...

   Günümün büyük bölümü bunlarla ilgilenmeye, gereklerini yerine getirme uğraşlarına gidiyor...

   Geçen perşembe günü mail kutuma düşen mektuplardan biri, benim için çok ilginç, hatta şok edici idi...

   Müzisyen Aydın Hikmet'in imzasını taşıyordu o mektup.

   Sevgili Aydın Hikmet, değerli ve üretken bir sanatçı... Kendini Ankara'ya "zorunlu sürgün" ettiği dönem dahil, yıllardan bu yana tanıdığım ve konuştuğum birisi. Bir Lefkoşalı ve hatta "Hikmetağalar Ailesi"nin yakın komşusu olarak, ailesel trajedilerini de çok iyi bilenlerdenim...

   Bu tanışıklıktan gelen ilgiyle mektubunu özel bir dikkatle okuyorum sevgili Aydın Hikmet'in... Ve onun, ağabeyi merhum-maktul avukat Ayhan Hikmet konusunda ilk kez bu denli kırgın, isyankar ve sitemkar bir dil kullandığına tanık oluyorum. Oysa, ağabeyi ile ilgili trajedide genellikle sessizliği yeğlemekteydi kaç yıldır...

   Aydın Hikmet'in kırgınlığı ve sitemleri Başbakan Ferdi Sabit Soyer'e... Bu tavrın nedenlerini onun aşağıdaki satırlarında bulacaksınız.

   Ama asıl önemli olan, sitemlerin sunulmasından sonra gelen o istek... Aydın Hikmet, merhum ağabeyi "Ayhan Hikmet"in adının artık dillere dolanmasından vazgeçilmesini istiyor net ve kesin ifadesiyle...

   Mektupta, "Ayhan Hikmet'in istediği anlamda bir demokrasinin henüz ülkemizde gerçekleşemediği"ne de vurgu yapılmakta.

   Müzisyen Aydın Hikmet kim?..

   50'li yılların sonunda, diğer avukat ve gazeteci arkadaşı Ahmet Gürkan'la birlikte aynı gece, toplumda ve dışarıda büyük yankı yaratan o ünlü siyasi cinayete kurban giden, maktul Ayhan Hikmet'in hayatta kalan son ve en küçük kardeşi. Hikmetağalar Ailesi'nin de yaşça en büyük bireyi...

   Dolayısıyla Başbakan Soyer'e seslenen bu satırlar, Hikmetağalar Ailesi adına kaleme alınmış tarihi bir belge niteliğinde...

   Aydın Hikmet, yazısının köşemde "KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer'e Açık Mektup" şeklinde yayımlanmasını rica etti. Noktasına ve virgülüne dokunmadan aynen sunuyorum:

   "Sayın Ferdi Sabit Soyer

   KKTC Başbakanı.     

   İlki 26 Şubat 2008 Salı günü, sonuncusu ise 2 Haziran 2008 Pazartesi günü olmak üzere dört kez Başbakanlık mekanına gittim. Takıldığım polis bariyerinde, içeriye girmeme izin verilemeyeceği bildirildi ve geliş nedenim soruldu. Sayın Başbakanla görüşmek istediğimi söyledim. İsteğim telefonla yukarıya aktarıldı. Gelen yanıt olumluydu. Telefon numaralarım alındı ve arayacaklarına dair söz verildi. Beklemeye koyuldum. Zaman geçti. Ses çıkmadı. Unutulmuş olabilir düşüncesiyle başvurumu üç kez tekrarladım.

   Son gidişimde, telefonla da olsa kendisiyle görüşmeme fırsat tanıyan sekreter hanımdan, randevu temin edemeyecekse bunu bana açıkça bildirmesini rica ettim. Sekreter hanım olumsuz düşünmememi, biraz daha beklememi salık verdiler. 'Biraz daha' dedikleri sürenin kısa tutulmasına yararı olabilir düşüncesiyle, ziyaretimin merhum Ayhan Hikmet ile ilgili olduğunu belirttim. Yine beklemeye koyuldum. Yine zaman geçti. Yine ses çıkmadı.

'Demek ki bugünün görgü kuralları benimsenmeyen istekleri susarak geçiştirmeyi öngörür' diye düşündüm ve ekselanslarıyla görüşme şansım olmayacağını anlayıp ümidi kestim.

Zat-ı alilerine, gazeteci-yazar Sn. Ahmet Tolgay'ın köşesi aracılığı ile ulaşmak zorunda bırakıldığım için doğrusu üzgünüm.

Sayın Başbakan;

   Ayhan Hikmet'i dilinizden düşürmüyor, devamlı surette gündemde tutuyorsunuz.

Her yılın şubat ayında mezarı başında toplanıp övgü dolu sözler söylüyorsunuz. Konuşmalarınızda, aralıksız olarak 'Demokrasi Şehidi' tanımını kullanıyorsunuz.

Bunlardan dolayı size müteşekkirim. Lakin önemli bir hususa değinmeye de mecburum.

Bu çok önemli husus, bazı gerçeklerden sanki haberdar değilmişsiniz izlenimi uyandıran tutumunuzdur. Bu gerçeklerden bir kaçını örnek vermeme müsaade eder misiniz?

   1- Ayhan Hikmet'in savunduğu anlamda bir demokrasi bu ülkede henüz gerçekleşmemiştir. Bunun en açık kanıtı, maktul Ayhan Hikmet'in oğlu Mehmet Emin Hikmet'in, babasının kabrini ziyaret etme imkanına dahi sahip olamayışıdır.

   2- Ayhan Hikmet adından hâlâ rahatsızlık duyanlar vardır. Siz durmadan ondan söz ettikçe, onlar da durmadan galeyana geliyorlar ve yıllardır tükenmeyen kin ve öfkelerini akıtmaya başlıyorlar. Bu belki sizi rahatsız etmiyor ama, ailesi olarak bizleri çok üzüyor.

   Gerçekten bunları hiç mi düşünmediniz Sayın Başbakan?

Derhal belirteyim ki sizden bir beklentimiz yoktur. Zaten sizin de bizimle alakalı bir niyetiniz yoktur. Biliyorum. Bilemediğim meramınızın ne olduğudur. İhtiram mıdır? İstismar mıdır? Onu ancak siz bilebilirsiniz. Benim meramım ise sadece sizden istirhamımdır. Ayhan Hikmet'i dilinize dolamaktan lütfen artık vazgeçin. Bunu sizden bütün samimiyetimle rica ediyorum. Üstelik, çok sevip saydığım merhum babanız Sabit ağabeyin hatırı için.

 

   Saygılarımla

   Aydın Hikmet."

 

   490 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Ağustos 2008, Cuma   OKUYUCUDAN: PİLE VE ACI GERÇEKLER...
28 Ağustos 2008, Perşembe   Konuşmayan şarkılar...(*)
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Bu köşe yeni değerlere açık...
26 Ağustos 2008, Salı   Bulutoğluları'na Ortaköy'den selam...
25 Ağustos 2008, Pazartesi   Pile provokasyonları...
24 Ağustos 2008, Pazar   MAVİ PATİKLİLER!.. (*)
23 Ağustos 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
22 Ağustos 2008, Cuma   ALTINCI KIBRIS TİYATRO FESTİVALİ...
21 Ağustos 2008, Perşembe   LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖYKÜSÜ...
20 Ağustos 2008, Çarşamba   ASAYİŞ BERKEMAL DEĞİL...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1810 1.1893
1 STERLİN 2.1676 2.1837
1 EURO 1.7442 1.7564



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

VAMIK HOCA'DAN YANIT (BİR BİLİM İNSANI...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Hatice'ye değil neticeye bakınız...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(37)...

Akay Cemal

Güney Osetya ve Abhazya gölgesinde yapılan...

Ahmet Tolgay

OKUYUCUDAN: PİLE VE ACI GERÇEKLER...

Bilbay Eminoğlu

Bu hesabın içinden çıkabilene aşkolsun!

Necdet Ergün

ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Soğuk Savaş mı?

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan-ı Şerif'i karşılarken

Bedia BALSES

YİNE BU YIL ADA SENSİZ

Beste SAKALLI

BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

ENERJİ İÇECEKLERİ

Bener HAKERİ

Sere serpe

Mehmet RATİP

Bir cinayetin yıldönümü

Dr. Orhan Aydeniz

Ülkemizin asayiş sorunu

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital