Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

GEÇ KALMIŞ BİR YAZI

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Nisan 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ankara'yı bilenler bilir, Ulus'un alt tarafındaki Bentderesi'nde genelev vardır. Ankara'nın başkent oluşu kadar eski bu yer gelip-geçen hükümetlere veya belediye başkanlarına rağmen hep konumunu korumuştur.

Birkaç dönemdir Ankara Belediye Başkanlığı yapan Melih Gökçek (ki dini siyasete istismar etme ustası olarak bilinir) geçtiğimiz yıl genelevin kapatılacağını açıkladı.

Melih Gökçek bunu yaparken elbette muhafazakar Ankaralıları "tavlamak" amacındaydı.

Aralarında kadın örgütleri ve bilim insanlarının da bulunduğu bir grup Belediye Başkanı'nı uyararak "temelli kapatmanın" yanlış olabileceğini ve başka sorunlara yol açacağını belirttiler.

Belediye Başkanı yanıt verdi: "Bentderesi kapanacak. Başka yere genelev açılması talep edilirse referanduma gidelim, halk karar versin."

Bu açıklamayla mesele genelev tartışması olmaktan çıktı ve bazı dincilerin sık sık başvurdukları "kandırmacaya" dönüştü.

Belediye Başkanı aklısıra kapatılmayla ortaya çıkabilecek sakıncalara dikkat çekmek isteyenleri "genelevi savunanlar" pozisyonuna düşürecekti. Üstelik sandık kurulmasını önerecek kadar kendinden geçip bu insanları "genelevciler" olarak da damgalatmaya yelteniyordu.

Ankara'daki "tinyozluk" içeren bu genelev meselesinin nasıl sonuçlandığını bilmiyorum.

Ama her Ankara'ya gidişimde alkollü lokantaların sayısındaki düşüşü gördükçe Türkiye'nin nasıl bir tezgah içinde olduğunu çok açık bir şekilde görüyorum.

Ve doğrusu bu isimlerin buralarda fink atmasını da ciddi bir endişe ile karşılıyorum.

 

 

                                         ***

 

Ankara Belediye Başkanı kısa bir süre önce Lefkoşa'yı da karıştırma becerisini gösterdi.

İki ülkenin simgesi olan başkentlerinin işbirliği yapma adına atılan adımlar müthiş bir ayrılığa dönüştü.

Kimin yüzünden?

Ankara Belediye Başkanı ve Lefkoşa Belediye Başkanı yüzünden.

Lefkoşa'nın güzelleştirilmesi (öylesine ihtiyaç vardır ki) atıl durumdaki bir parkın düzenlenmesi elbette takdir edilecek girişimlerdir.

Ama önce "bu parka benim adımı koyacaksınız" diye ortaya çıkan, sonra "benim adım olmazsa benim şehrimin adı olsun" diyen kimdi?

Ya da parkın açılış günü "çatlasanız da patlasanız da bunu yapacağız" diyen kimdi?

Ve nihayette "Lefkoşe'ye alışacaksınız" dayatması yapan anlayışa ses çıkarmayarak çanak tutan kimdir?

Küçük bir hatırlatma yapalım Ankara Belediye Başkanı parkın açılış günü konuşmasında ısrarla Lefkoşe deyip durmuştu.

Yanındaki Lefkoşa Belediye Başkanı da bunu düzeltmemişti.

"Lefkoşa'yı kurtaracak gerçek Lefkoşa'lı" diye lanse edilen Belediye başkanı...

 

                                               ***

 

 

Şimdi bu cami tartışması nereye dönüşecek bilir misiniz?

Ankara'daki genelev tartışmasına.

Lefkoşalılar ikiye bölünecekler.

"Cami isteyenler ve cami istemeyenler" diye kamplaştırılacaklar.

Sonuç şimdiden bellidir.

"Başkentteki onca camiye rağmen bir yenisine ne ihtiyaç var" diyenlerin vay haline.

Ne din düşmanlıkları kalacak ne Allahsızlıkları.

"Para gelsin de nerden ve nasıl gelirse gelsin" mantığında olanlar da ellerini ovuşturarak cami inşasına başlayacaklar.

Çünkü artık bu mantık geçerlidir başkentte.

 

 

                                               ***

 

"Lefkoşe" kavgasıyla ilgili en manidar yazıyı Akay Cemal ağbeyimiz yazdı.

Ülkemizdeki isimlerin hoyratça değiştirildiği günlerde Akay Cemal Lefkoşa'nın kavgasını yapmış.

Kendisini ısrarla "Milliyet gazetesinin Lefkoşe muhabiri" diye tanımlayanlara karşı direnmiş.

Lefkoşa'nın Lefkoşe olmadığını kabul ettirmiş.

Bu yıllar öncesine ait bir olay.

Şimdi yine o yıllara döndük.

Üstelik Lefkoşa Belediyesi Meclisi'nin toplantılarında Lefkoşa'ya Lefkoşe demediği için yumruklanan Lefkoşalılar var artık.

Buna ses çıkarmayan bir de belediye başkanı...

   304 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Temmuz 2008, Çarşamba   SUÇ KİMDEDİR...
08 Temmuz 2008, Salı   ESAS YÜZLEŞME...
06 Temmuz 2008, Pazar   NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN
05 Temmuz 2008, Cumartesi   DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?
04 Temmuz 2008, Cuma   ANALARINDAN DOĞDUKLARINA...
03 Temmuz 2008, Perşembe   TARİHİN BEKLEDİĞİ
12 Haziran 2008, Perşembe   ŞİMDİ UYARMAK ZAMANIDIR
11 Haziran 2008, Çarşamba   TÜRKİYE'DEKİ DEĞİŞİMİ YORUMLAMAK
10 Haziran 2008, Salı   NUTUK DÖNEMİ BİTTİ
08 Haziran 2008, Pazar   BİZ ARGOS'U ARARKEN...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital