Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Küfür etti diye öldürüyordu
Mahkemelerden rekor cezalar
Tutu, nabız tuttu
Lefke'de yapılan yurt binası mühürlendi
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı
Dünya nefesini tutmuş bekliyor
Tarihle randevunuz var
Elektrik Kurumu vurgunu davasında karar aşamasına gelindi
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak
Mükemmel bir görüşme oldu, cesaretlendirildik

YORUMLANANLAR
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]
Bankalarımız güçlü [1]
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak [1]
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı [5]
Annesini dövdü, tutuklandı [4]
Mecbure Esen kurtarılamadı [4]
Talat değişmezse çözüm bulamayacağız [1]
KKTC'de "ozon"lu tedavi başlıyor [2]



KAPALI BÖLGEDEYDİK...

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Mayıs 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Pazartesi öğlen Dimitris Hristofyas ile birlikteydik.

En son görüştüğümüzde meclis başkanıydı.

Sevgili Aysu Basri ve Hüseyin Ekmekçi ile birlikte gitmiştik mülakat yapmaya.

Kıbrıs ağır bir dönemden geçiyordu.

Annan planı reddedilmişti, ilişkiler kopma noktasına gelmişti ve geleceğe ilişkin ne olacağını kimse kestiremez durumdaydı.

Mülakat kısa sürmüştü.

Uzun bir zaman diliminde "ne olacağını" konuşmuştuk.

Tabi ki geçmişin hesaplaşmasını da yaparak.

Papadopulos ile bir yere varılmayacağı noktasındaki değerlendirmemize önceleri katılmak istememişti. Fakat sohbetin sonuna doğru kendi kuşkularını da bizimle paylaşmıştı.

"Öyleyse aday olmanız gerekir" demiştik.

Zor bir durumdaydı. AKEL üyelerinin önemli bir bölümü dahil Rum halkını peşinden sürükleyen Papadopulos'un en güçlü olduğu günlerdi.

Papadopulos'a rağmen aday olmak büyük bir riskti.

Ama o bu riski gördü. Papadopulos'a rağmen aday oldu ve kazandı.

Başkan seçildiği gece randevulaşmıştık buluşmak için.

Ben bu randevuya gitmemiştim.

Gitmememin iki nedeni vardı.

Birincisi kendimle ilgiliydi. Böylesi törenlerden ve kalabalık ortamlardan hep sıkılmışımdır.

Ortalık durulunca ve el ayak çekilince görüşmenin daha faydalı olduğuna inanmışımdır.

İkincisi Papadopulos'un seçimleri kaybetme hırsıyla Güney'deki şöven çevrelerin provakatif işler yapabileceğinden endişe etmiştim.

***

Yıllar sonra Rum başkanlık sarayına adım attık.

Foto muhabiri sevgili Özmen Yılancılar ile en son hangi yıl geldiğimizin hesabını tutmaya çalıştık, beceremedik.

Hafızamızdan silinecek denli eski bir zamanmış demek ki.

Bize eşlik eden mihmandar dostumuz veciz cümleyi söyleyiverdi: "Eskiden buraları Kıbrıslı Türklere kapalı bölgeydi."

Evet, Kıbrıslı Türklere kapılarını kapatan bir sarayda oturanla Kıbrıs sorununa çözüm bulmayı denedik inatla ve umutla.

Ama olmadı.

Şimdi o sarayın sakini değişti.

Yıllardır tanıdığım ve görüşlerini yakından bildiğim birisi geldi.

Peki Kıbrıs sorunu bu kez çözümlenecek mi?

***

Hristofiyas ile yaptığımız mülakatın tam metnini okuyabilirsiniz bugünkü gazetede.

Sorular ve yanıtlar aynen verildi.

Dolayısı ile ben araya girip yorum yapmak istemiyorum.

Yorumu okuyucuya bırakıyorum.

Kişisel gözlemlerime gelince:

Hristofyas'ı biraz zayıflamış buldum.

"Bu koltuk cayır cayır yanan bir ateşe benzer ve beni zayıflattı" şeklinde esprili bir karşılık verdi.

Biraz da agresif gördüm. Nedenini sormadım çünkü biliyordum.

Omuzlarında Kıbrıs sorunu gibi bir yük taşıyanın rahat olması düşünülemez.

Üstelik bu sorunu çözme niyetinde olan birisi.

"Ben çözüm için bu cayır cayır yanan koltuğa oturdum" dedi.

"Yoksa gidip evde torunlarımla hoş vakitler geçirebilirim" diye de ekledi.

Hristofyas'ın çözüm için bütün gücüyle çalışacağı noktasında ikna oldum.

Ama bu çabanın çözümü getirip getirmeyeceğini bilmiyorum.

Kıbrıs sorunu bir kişinin çabasıyla çözülmeyecek kadar büyük bir sorundur.

Bir kişinin çabasıyla da çözümsüzlüğe mahkum edilebilecek kadar da hassas.

Gördüğüm şudur ki, o koltukta şimdi çözümü arzulayan birisi oturuyor.

Bunun Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar için ne gibi bir sonuç yaratacağını ise bekleyip görmekten başka bir şansımız yok.

Bekleyip göreceğiz...

   722 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
10 Ekim 2008, Cuma   UBP'NİN DURUMU
09 Ekim 2008, Perşembe   HORTUMUN ACI SONU
08 Ekim 2008, Çarşamba   KRİZ FIRSAT MI?
07 Ekim 2008, Salı   ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...
30 Eylül 2008, Salı   HÜKÜMETİN YAŞADIĞI İRONİ
28 Eylül 2008, Pazar   SEVGİLİ TUNCAY...
27 Eylül 2008, Cumartesi   BAYRAM GELMİŞ NEYİME...
26 Eylül 2008, Cuma   DİDİŞMELER...
25 Eylül 2008, Perşembe   TANRININ ELİ
23 Eylül 2008, Salı   UBP'NİN TEMEL SORUNU



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,3763 1,3860
1 STERLİN 2,3826 2,4004
1 EURO 1,8890 1,9022



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

GLOBAL KRİZİN BİZE BULAŞMA KANALLARI ve ET...

Mustafa BESİM

KÜRESEL EKONOMİK GERİLEME





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital