Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



CEVİZDEN İRİ YAĞ BEZESİ

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İlk fark ettiğimde fındık büyüklüğündeydi.

Umursamadım.

Sonra hızla büyüdü ve irice bir ceviz kadar oldu.

"Madem hızlı büyür önemli değil" şeklindeki teselliler fayda etmeyince bir doktora göstermek farz oldu.

Dr. Hüseyin Kebapçıoğlu "basit bir operasyonla alırız" dedi.

Her daim "ayaklı sağlık ansiklopedisi" muamelesi yaptığım sevgili Okan Dağlı'ya başvurdum.

Etraflıca anlattı. Anlattıklarının özeti "basit bir operasyonla almak lazım" şeklindeydi.

"Dr. Kudret de mutlaka görmeli" denildi. Çalışmalarını takdirle izlediğim Doç. Dr. Kudret Çağlar'a da "göründüm."

O da aynı cümlelerle aynı şeyleri söyleyince dördüncü doktora başvurmaya utandım ve bıçak altına yattım.

Dr. Kebapçıoğlu "tam da beklediğimiz gibi" dedi ve küçük bir şişenin içindeki ilaçlı suda yüzen yağdan ibaret bezemi elime verdi. Doğru Dr. Sonuç'un yolunu tuttum.

Dr. Sonuç Büyük "Cuma günü belli olur ama şimdiden söyleyebilirim ki sorun yok" deyip içimi rahatlattı.

Sırtımda biraz ağrı, "bıçak altına yatmanın" getirdiği halet-i ruhiyenin yarattığı havayı kullanarak yapmaya çalıştığım "şımarıklıklar" ve işe geri dönme zorunluluğu.

İnsan böylesi durumlarda  "en önemlisi sağlıktır" sözünün boş bir temenniden öteye anlamlar içerdiğini fark eder.

Ve yaşamın kutsallığını anlar.

Yaşamı sağlayan sağlıktan daha önemlisinin olmadığını bir kez daha saygıyla teslim eder.

 

 

                                         ***

 

Geçtiğimiz ay Çanakkale Üniversitesi'ndeydim.

Gözlerinde umut ama o denli de karamsar birçok öğrenciyle sohbet etme imkanım oldu.

Şüphesizdir ki gençlerin derdi "geleceğe dairdir."

Üniversite eğitiminden sonra ne olacaklarına ilişkin kafalarında dolaşan yüzlerce soruyu paylaşırlar sizinle.

Sizin hayat hikayenize bakarak kendileriyle ilgili bir sonuç çıkarmaya çalışırlar.

Bugüne kadar birçok üniversitede benzer durumlarla karşılaştım.

Fakat en kötüsü İletişim Fakültesi'nde okuyanlardır.

Mezun olmaya ramak kala bile "ben niye bu bölümü seçtim" sorusunu sorup dururlar.

Bunu anlamaya çalıştım hep.

Gazetecilikle ilgili anlatılan "kötü" hikayelerin bunda etkisi var.

Gazeteci milletinin çokça boşboğazlık içeren olumsuz konuşmaları belli ki öğrencileri kötü etkiliyor.

Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi gazetecilik öğrencilerinin "genel olarak" durumu da aynı.

Geçtiğimiz cuma çocukları gazetede konuk ettik.

Bence dünyanın en önemli mesleği olan gazeteciliğin (tüm olumsuz koşullara rağmen) ne anlama geldiğini anlatmaya çalıştık.

Bu ölümlü dünyada, tarihe tanıklık edildiğini ve geleceğe bırakılan bir iz olduğunu söylemeye çalıştık.

En etkilendiğim cümleyi Süleyman Ergüçlü söyledi:

"İster gazetecilik yapın, ister başka bir meslek seçin. Ne yaparsanız yapın ama sevdiklerinize ve mutlu olacağınız şeylere mutlaka zaman ayırın. Yaşam işten ve çalışmaktan ibaret değildir."

Bunu söyleyen yaşamının bütününü mesleğine ayırmış birisiydi.

Bu açıdan da altın değerinde bir öğüttü.

 

 

                                         ***

 

 

Yaşam geçip gidiyor.

Bir süre sonra hastalıklar yoldaşlık yapmaya başlıyor insana.

Ve bilinen son gerçekleşiyor.

Önemli olan geride kalacak hoş bir seda ve yaşanmış mutluluklar değil mi?

Bana bunları yazdıran cevizden iri bir yağ bezesi oldu.

   724 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   YURT SEVGİSİ
22 Kasım 2008, Cumartesi   2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR
20 Kasım 2008, Perşembe   LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...
19 Kasım 2008, Çarşamba   ŞİMDİKİ GENÇLER HARİKA (Bir yenik düşme hikayesi)
18 Kasım 2008, Salı   HALK İRADESİ KRİZİ ÇÖZER
16 Kasım 2008, Pazar   AVCILAR VE TAŞ OCAKLARI...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25. YIL VE BİR ANIMSATMA
14 Kasım 2008, Cuma   HÜKÜMET FENA YANACAK
13 Kasım 2008, Perşembe   MADALYONUN İKİ YÜZÜ
12 Kasım 2008, Çarşamba   İŞİN SIRRI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !

Mustafa BESİM

2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital