Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



DOGMALAR VE KLİŞELER

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Ağustos 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Gerek dünya konjonktüründe gerekse Kıbrıs özelinde koşullar farklılaşıyor.

Dogma görüşler ve klişe laflar işe yaramıyor.

Rusya'nın Abhazya ve Osetya ile ilgili aldığı kararlar bunu bir kez daha doğruladı.

Aslında Kosova örneği de öyle.

Rusya, Gürcistan'ı saldırgan ilan etti ve "saldırgan ile saldırıya maruz kalanların bir arada yaşayamayacağı" hükmüne varıp bağımsızlıklarını tanıma kararı aldı.

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Hasan Erçakıca dün yaptığı açıklamada bu noktaya dikkat çekti ve şu haklı değerlendirmede bulundu:

"Bu noktadan sonra artık Rus yetkililerin Kıbrıs sorunuyla ilgili tezlerini ve bilgi birikimlerini gözden geçirmeleri gerekiyor. Kıbrıs Türk halkı, 1950'lerden başlayarak Kıbrıs Rum saldırıları altında kendi ayrı yönetimini inşa etmek zorunda bırakılmıştır. 1963'ten beridir Kıbrıslı Türkler, kendi ayrı yönetimleri altında, kendi güvenliklerini sağlayarak, ekonomik varlıkları devam ettirmeye ve sosyal dayanışmalarını geliştirmeye çalışarak, varlıklarını sürdürme mücadelesi veriyorlar. Eğer Osetler ve Abhazlar kendilerine saldıran insanlarla birarada yaşamaya zorlanamazlarsa aynı şekilde Kıbrıs Türk halkı da bu saldırıların karşılığı olarak kendi kendilerini yönetme hakkına sahiptirler ve bu anlamda da Rus yetkililer, Kıbrıs sorununa bakış açılarını ve herşeyden önce Kıbrıs sorunuda bir Rum militanı gibi hareket etme anlayışını değiştirmeye hazır olmalıdırlar"

 

Rusya Kıbrıs sorunuyla ilgili politikalarını değiştirir mi bilinmez ama en azından kalıp davranışlarla dünya meselelerinin ele alınmayacağı gerçeğine ulaşmıştır herhalde.

Her konunun kendi içinde değeri vardır ve önemli olan halkların iradesidir.

Aynı şey Rusya'yı henüz eleştiremeyen Türkiye için de geçerlidir. 

                                                   ***

 

Aşağıdaki yazı Rum tarafında yayınlanan Alithia gazetesinde Takis Agathokleus imzasıyla yer aldı.

"Bir kez daha Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununun 2008 yılı sonuna kadar çözülebileceğini tekrarladı. Kıbrıslı Türk lider dün, 'Kıbrıs Türk tarafı, Kıbrıs sorununun birkaç ay içinde çözülecek bir mesele olduğunu düşünüyor ve gerekli olan tek şey siyasi iradedir' dedi.

Benim şahsi görüşüm: Sayın Talat yukarıdaki açıklamasında haklıdır. Bunu tekrarlayarak da, söylediklerine ister inansın, ister inanmasın puan kazanmaktadır. Haklıdır, çünkü Türk işgalinden 34 yıl sonra gerçekte iki toplum arasında tartışılmamış ve uzlaşmaya varılmamış hiçbir şey kalmamıştır. Hem Doruk Anlaşmaları, hem de Temmuz Anlaşmaları ve Mart Anlaşmaları yaptık... Dolayısıyla geriye kalan tek şey, siyasi iradedir. Diğer bütün şeyler gerekçelerdir. Sayın Talat, kendi açısından bu iradenin olduğunu söylüyor. Sayın Hristofyas da aynı şeyi söylüyor ve bunu her fırsatta vurguluyor. Ancak konunun özü şudur: Baskıcı takvimler isteme tutkumuzun ve her defasında bunu tekrarlamamızın anlamı nedir? Bu, Kıbrıs sorununu çözebilmek için çok zaman istediğimiz anlamına gelmiyor mu? Ayrıca bu zamanın, bir, üç, on üç veya yirmi üç yıl olabileceği anlamına da gelmiyor mu? Biz Kıbrıs sorununun dünden çözülmesini istemek yerine, bunu gecikmeli istemekte ısrar ediyoruz ('baskıcı takvimlere hayır' sözünün anlamı budur ve yabancı arabuluculara bu mesajı gönderiyoruz). Böylece Sayın Talat'ın bizimle oynamasına izin veriyoruz."

"Boğucu takvimler istemeyiz" diyen Papadopulos'tu. Bunu derken Kıbrıs sorununun uzun zaman diliminde kendi lehine çözme stratejisini uyguluyordu.

Şimdi çözüm istediğini söyleyen ve geçen her günün Kıbrıs için felaket olduğunu kaydeden Hristofyas'ın Papadopulos'un bu dogmasına sarılması anlaşılır gibi değil.

Anlaşılmaz olduğunu zaten kendi yazarları da söylüyor...

   456 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   YURT SEVGİSİ
22 Kasım 2008, Cumartesi   2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR
20 Kasım 2008, Perşembe   LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...
19 Kasım 2008, Çarşamba   ŞİMDİKİ GENÇLER HARİKA (Bir yenik düşme hikayesi)
18 Kasım 2008, Salı   HALK İRADESİ KRİZİ ÇÖZER
16 Kasım 2008, Pazar   AVCILAR VE TAŞ OCAKLARI...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25. YIL VE BİR ANIMSATMA
14 Kasım 2008, Cuma   HÜKÜMET FENA YANACAK
13 Kasım 2008, Perşembe   MADALYONUN İKİ YÜZÜ
12 Kasım 2008, Çarşamba   İŞİN SIRRI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !

Mustafa BESİM

2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital