Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



İstanbul'un keyfi kaçtı... İstanbul'un tadı kaçtı...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Mayıs 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İstanbul, dünya ölçeklerinde en zenginlerle, dünya ölçeklerinde en yoksul olanların birlikte yaşadığı bir şehir...

Genelde Türkiye, özelde İstanbul yoksulluğun yenilmesi yerine yoksulluk üzerinde siyasi sömürü yaratılan bir şehir...

İnsanlar açlıklarına çare bulunacağını unutup, kendilerine yapılan gıda yardımına şükrediyor...

Birilerinin söylediklerini boşverin, istanbul dertli... Gün batarken Galata köprüsünden bir fotoğraf çektim... İstanbul sanki ağlıyordu...

İSTANBUL- Bir şehir düşünün, yaratan ondan doğallık içinde hiç bir güzelliği esirgememiş.

Kendisiyle ilgili en çok şiir yazılan, şarkılar bestelenen şehir gene İstanbul...

İnsanoğlu yaratıcı özelliğine rağmen yaratmaktan çok yok etmeyi beceriyor. İşte en güzel örnek İstanbul...

Amerika Birleşik Devletleri Lefkoşa Büyükelçiliğinin iki toplumlu programları destek yaklaşımıyla geçen yıl Atina'da düzenlediği Gazeteciler Sempozyumu bu kez İstanbul'da ...

Sempozyum çalışmaları bugün başlayacak...

Dün sabah İstanbul'a indik... İstirahat sonrası İstanbul'u şöyle bir turlamak istedim...

***

Taksim Meydanı... 1977, 1 Mayıs'ında orada olduğum meydan... Durdum, zaman tünelinde yolculuk yapıp 31 yıl geriye gittim... O gün de devletin derinliklerinden birileri tetiğe basıp, yüz binlerin üzerine kurşun yağdırmıştı... Panikle kaçışan insanların bir bölümü bulunduğumuz kürsünün tam karşısındaki Kazancı yokuşuna yönelmişti. Derin güçler karşıdan ateş açınca o daracık sokakta sıkışıp, ezilmişti 1 Mayıs İşçi Bayramına gelen 36 kişi...

Önceki gün işçilerin oraya gidip karanfil bırakmasına izin verilmedi... Dün kırmızı karanfili bıraktım o sokağın kaldırımına... Karanfilden öte yüreğimi bıraktım...

Polisler el tetikte beklemeye devam ediyorlardı Taksim'de... İnsanların polisine nasıl baktığına baktım... Sevgi dolu, sıcak bir tek bakış görmedim... Önceki gün yaşanan olaylarda ölen olmadı ama toplumda açtığı yara 1977'den belki daha büyük oldu...

Bindiğim taksinin şöförüne sordum, "İşçiler meydana yürümekte ısrarcı olsaydı ne olurdu?"

Yanıt ikilemsiz geldi: "Yüzlerce insan ölürdü."

Tüylerim diken diken oldu...

***

Siyasetten kurtulup İstanbul'u konuşmak istiyorum taksi şoförüyle... Ailesi Bayburtlu... Kendi İstanbul doğumlu... Direksiyonu babasından devralmış... " İstanbul'da 18 bin sarı taksi yollarda aslanın ağzından ekmek çalmaya çalışıyor" dedikten sonra ekledi: "Bir yıldır günde 12 saat taksicilik yapıyorum. Yaptığım işi hiç sevmiyorum... Taksici olarak direksiyona geçmeden İstanbul'da hayatın bu denli risk altında olduğunu bilmiyordum. İstanbul, meleklerin değil şeytanların buluştuğu bir şehir. Siz de şeytan olmazsanız bu şehirde yaşayamazsınız."

Kendi mesleği ile ilgili neler anlattı neler... Turistin biri İstanbul'a gelmiş. Taksim civarında kalacak. Atatürk Havalimanı'ndan alan şoför onu Taksime getirirken, Taksim'i pas geçip birinci köprüden Anadolu yakasına geçirip, ikinci köprüden geri Avrupa yakasına dönüp Taksim'e oteline ulaştırmış. Tabii hesapta iki hatta üç kat olmuş.

Ülkesine döneceği gün bindiği taksi şoförü onu namuslu bir şekilde alana götürmiş. Alana iyice yaklaşırken turist, "Hani köprülerden geçmedik" deyince şoför köprülerin ne kadar ters tarafta olduğunu anlattı ve giderayak turistin isyanına tanık oldu.

***

İstanbul'un en güzel renklerinden biri Sultanahmet - Topkapı ve Mısır çarşısı civarındadır. Eşimle oraları adım adım dolaşmak istedik dün.

Dünyanın en leziz balıklarından olan balık - ekmeği Eminönü'nde yemeye yağın katranlaşan rengi nedeniyle cesaret edemedim.

Galata Köprüsünü yürüyerek geçmek istedim... Orta yaşlı bir adam iki tavşana fal kağıdı çektiriyor. Turistler için de renkli bir tablo... Bir Alman aile de durup hem görüntü aldı hem de fal kağıdı çektirdi. Adam bir kelime Almanca bilmiyor. Verdikleri parayı beğenmedi. Bu arada ben de uzaktan görüntülerini alıyorum... Tavşancıkların ensesinden para kazanan sarhoş izlenimi veren adam küfürle Alman kadına saldırdı... Şok oldum... İnsanlar avuçlarını açtılar istediği kadar parayı aldı...

Gördüklerimi az ilerideki polise aktardım... İlgileneceğini söyledi... İlgilendi mi? Bilemem...

***

İstanbul'un tadı kaçtı...

İstanbul, dünya ölçeklerinde en zenginlerle, dünya ölçeklerinde en yoksul olanların birlikte yaşadığı bir şehir...

Genelde Türkiye, özelde İstanbul yoksulluğun yenilmesi yerine yoksulluk üzerinde siyasi sömürü yaratılan bir şehir...

İnsanlar açlıklarına çare bulunacağını unutup, kendilerine yapılan gıda yardımına şükrediyor...

Birilerinin söylediklerini boşverin, istanbul dertli... Gün batarken Galata köprüsünden bir fotoğraf çektim... İstanbul sanki ağlıyordu...

Günün sözü:

Öz ağlarken, yüz gülemez

   638 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Aralık 2008, Pazartesi   Derviş Eroğlu, ateşten gömlek giydi...
30 Kasım 2008, Pazar   Derviş Eroğlu'nun başkanlığını kutlarken...
29 Kasım 2008, Cumartesi   Kazanılmış haklara ne dokunur, ne dokundururuz...
28 Kasım 2008, Cuma   "Kurultay, Eroğlu'nu uğurlama töreni de olacak..."
27 Kasım 2008, Perşembe   "Kurultay sonrası yapacaklarımı düşünüyorum."
26 Kasım 2008, Çarşamba   Yağmur yağıyor, verin şemsiyeleri geri!!!
25 Kasım 2008, Salı   "Eroğlu, bu kez kaybedecek!!!"
24 Kasım 2008, Pazartesi   Talat, daha ne kadar oynadı ki?
23 Kasım 2008, Pazar   Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye sormuştu...
22 Kasım 2008, Cumartesi   Gençlerin duyarlılığı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !

Mustafa BESİM

2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital