Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



Seyis'in isyanı

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

DEV-İŞ Genel Başkanı Mehmet Seyis'in herkese ders verecek mektubu...

Bizim verdiğimiz kavga ne hükümet olunca birilerinin; "Kamudaki başlangıç ücretleri asgari ücret olsun" demesi, ne de bir diğerlerinin "Sizi biz seçtik, bize ayrıcalık yapın, her dediğimizi yapın" demesi için değildi

" Hasan dostum, son dönemlerde yaşananların, 1 Mayıs'a bile yansıyacak kadar ileri bir boyuta gelmesinin verdiği endişe ile bu yazıyı yazma gereği duydum. Bu duygu ve düşüncelerimin topluma, bu konularda farklı düşünmediğimize inandığım sizin köşenizden ulaşması beni memnun edecektir"... Bu satırların sahibi DEV-İŞ Genel Başkanı Mehmet Seyis...

Son zamanlarda zor günlerde kader birliği yapanlar arasında yaşananlar onu da derinden yaralamış... Suskunluğunu bozup, hissettiklerini kaleme döküp toplumsal paylaşıma taşımamı istemiş... Seve seve taşıyorum... Zaten her fırsatta demiyor muyum, "Bu köşe halkın köşesi."

Ön yoruma gerek yok.

İşte DEV-İŞ Genel Başkanı Mehmet Seyis'in pek çok kesime mesaj içeren yazısı:

" Açıkçası 2000 - 2004 yılları arasında o içten mücadeleyi özlüyorum. Tüm sosyal kesimlerin kendi zümresel çıkarlarını, ya da kişisel hesaplarını bir yana bırakarak tek bir yürek gibi, ayni ideal uğruna biraraya geldiği o dönemi özleyen herhalde yalnız ben değilim. Eminim ki, tüm ilerici, demokrat ve barıştan yana olup da meydanları dolduran tüm Kıbrıslı Türkler özlüyordur.

"Kurtulmak Yok Tek Başına. Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz" belgisinin doğru olabileceğinin kanıtı idi o günlerde yaşananlar.

Mağusa'da her akşamüzeri işe gider gibi yağmur çamur demeden çemberde toplanan yüzlerce kadının karşılarına dikilen faşistlerden hiç yılmadan sürdürdükleri mum eylemleri nasıl unutulur?

Unutmak mümkün mü bu kadar kısa bir sürede?

Ne olur inin araçlarınızdan ve bakın Mağusa'nın o tarihi surlarına. Hala mumların bıraktığı kara isleri ve erimiş mumları göreceksiniz.

Meydanları tek yürek olarak dolduran hep birlikte bizler değilmiydik yoksa defalarca?

Neden yapmıştık tüm bunları?

Yoksa unuttuk mu?

Elye'de kalkıp başımıza inen polis copları bir şaka mıydı?

Ya da "Vatan Hainliği" suçlaması ile kodese tıkılanlar, şimdi birbirlerine hakarete varan düşmanca tavırlar içindeki arkadaşlar değil miydi?

Evet ben bunları unutmadım ve bugün anlamsız bulduğum kişiselleştirilen düşmanca bir kavgaya taraf olmayacağım.

Bizim verdiğimiz kavga ne hükümet olunca birilerinin; "Kamudaki başlangıç ücretleri asgari ücret olsun" demesi, ne de bir diğerlerinin "Sizi biz seçtik, bize ayrıcalık yapın, her dediğimizi yapın" demesi için değildi.

Biz Kıbrıs'a Barış gelmesi, demokrasi gelmesi ve sosyal kesimlerin, (belki bu arkadaşların tümünün de bugün unuttuğu) işçilerin de hep birlikte Barış içinde daha insanca yaşama ulaşmaları için bu kavgayı verdik. Zaten toplumun bizlere, kimimize oy vererek, kimimize sahip çıkarak verdiği desteğin bizlere duyduğu güvenin nedeni de bu değerler oldu.

Şimdi geldiğimiz noktaya bir bakın. Yalnız bulunduğu noktayı düşünen, dünyayı kendi eksenlerinde sanan yöneticiler ile hem Sendikalara hem de Hükümete duyulan güven dibe vuruyor.

Evet, Kapitalist sistemde hükümetler işçiden yana olmuyor.

Evet, aslında "işçi" denemeyen, küçük burjuva nitelikli olan çalışanların örgütleri bencil oluyor.

Evet, aydın ihanetleri tarihte bolca var. Ama unutulmasın ki bizler çok şey pay ettik ve 2000 - 20004 arasında bu yargı haline gelen olguları yenebileceğimize tüm toplumu inandırdık.

Bu toplumun ihtiyacı olan da o günlerde yaptıklarımız. Bunun için herkes olayları kişiselleştirmekten bir an önce kurtulmalı.

Kıbrıs sorununda girilen yeni süreci, "Biz Barış İsteriz" diyen dostlar kişiselleştirdikleri kavgalarına heba ettirmemeli. Hükümet eden dostlar " Seçim başka, şimdi ben istediğimi yaparım olur", diğer dostlar da "Ben seçtim, zümresel çıkar isterim" noktasından çıkarak derhal Kıbrıs sorununa dönmeli.

Biz, ilkeli birlikten yanayız. Yanlış yapan kim isterse olsun eleştireceğiz ama bağcı dövmek için değil, üzüm yemek için.

Biz, gelinen aşamada ilkeli duruşumuzdan dolayı "Zaten bunlar da deli" diyen yeni liberallerle de olamayız...

Eleştiri yerine hakareti, eylem yerine saldırganlığı huy edinenler tarafından bize "Hükümet yanlısı" gibi akla sığmaz sözlerle çamur atılsa da zümresel ve kişisel kavga verenlerin kuyrukçusu da olmayacağız.

Bir de kendilerini ilerici sayan ama tarihleri boyunca bozgunculuktan başka bir iş yapamayan derin kalemlerin kışkırtmalarına dönüp de bakmayacağız.

Yani geçmişten bu yana olduğu gibi. "Ne İsa'ya, sırf İsa olduğu için, ne Musa'ya sırf Musa olduğu için" yaranmaya uğraşmayacağız. Yalnızca "Doğruya" yaranmaya devam edeceğiz.

Herkesten de ayni sorumluluğu inatla bekleyeceğiz. Bu yalnız bizim değil, hepinize güvenerek peşinize düşen insanlarımızın da hakkı."

Günün sözü:

Konuşması gerekenler susarsa, susması gerekenler konuşur

   808 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Aralık 2008, Pazartesi   Derviş Eroğlu, ateşten gömlek giydi...
30 Kasım 2008, Pazar   Derviş Eroğlu'nun başkanlığını kutlarken...
29 Kasım 2008, Cumartesi   Kazanılmış haklara ne dokunur, ne dokundururuz...
28 Kasım 2008, Cuma   "Kurultay, Eroğlu'nu uğurlama töreni de olacak..."
27 Kasım 2008, Perşembe   "Kurultay sonrası yapacaklarımı düşünüyorum."
26 Kasım 2008, Çarşamba   Yağmur yağıyor, verin şemsiyeleri geri!!!
25 Kasım 2008, Salı   "Eroğlu, bu kez kaybedecek!!!"
24 Kasım 2008, Pazartesi   Talat, daha ne kadar oynadı ki?
23 Kasım 2008, Pazar   Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye sormuştu...
22 Kasım 2008, Cumartesi   Gençlerin duyarlılığı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !

Mustafa BESİM

2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital