Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Kaygıları çabalara takoz olmamalı...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

2004 Nisan'ında Annan Planı oylandı. Biz Kıbrıslı Türkler evet dedik, Kıbrıslı Rumlar hayır... O tarihi fırsat da gitti.

Sonunda Papadopulos kaybetti Hristofyas, Cumhurbaşkanı seçildi. AKEL Genel Sekreteri Hristofyas, yedi yıl önce taşıdığı kalıcı bölünme kaygısı üzerine kurulan bir propaganda ile seçim kazandı.

Müzakere masasında, barış kültürü olan iki lider şimdi görüşmeci.

Karşılıklı kaygılar gene var. Barış ve çözüm gelecekse kaygılar abartılı hale taşınıp sürecin önünde takoz olmamalı

Kıbrıs sorunu elli yılı aşkın süredir vardı.

1960 Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluşu taraflarca özümsenmiş bir çözüm modeli olmadığı için anayasal kimliği ile ancak üç yıl yaşayabildi.

Şimdi BM ve AB üyesi uluslararası tanınmış bir Kıbrıs Cumhuriyeti var ve bu cumhuriyetin kuruluşu 1960'tır. Ama bu cumhuriyet 1960-1963 arası iki toplumlu kimliğe sahip Kıbrıs Cumhuriyeti değil.

Soruna çare bulmak için 1968'den beri iki toplumlu görüşmeler yapılıyor. Bir umutla başlayan görüşmeler kesiliyor...

Daha görüşmelerin kesilmesinin ertesi günü yeni çabalar başlıyor.

Bir bakıyoruz Kıbrıs sorununda görüşmelerin kesilmesi de, başlaması da her defasında bir öncekilere benziyor.

* * *

Yaklaşık yedi yıl önce. 1 Eylül 2001'de bu köşede, "Yeni bir sınav verilirken..." başlıklı yazımı okurlarla buluşturmuştum.

O zaman KKTC'nin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda Rauf Denktaş, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda ise Glafkos Kleridis oturuyordu.

AKEL iktidarın ortağı değildi ama Rum Toplumunun siyasal yaşamında en etkili siyasi partilerden biriydi.

Bizleri Annan Planı Referandumuna kadar götüren süreç başlamak üzereydi.

İşte 1 Eylül 2001 tarihinde yayımlanan yazımın önemli bir bölümü:

"Kıbrıs konusunda çözüm yönünde trafik kızışınca Rum tarafından yükselen endişeler sürpriz değil. Ancak bu ülkeye taraflarca kabul edilir, kalıcı bir barış gelmesini çok çok isteyen biri için ciddi bir üzüntü kaynağıdır.

Kıbrıs'ın son 50-60 yıllık dönemi tüm siyasi unsurlar için sınavlarla doludur. Sağdan en sola kadar herkes oturduğu sınavı ve aldığı notu çok iyi biliyor.

Rumların ENOSİS ideali Kıbrıslı Türklerle ortak mücadele önündeki en büyük engeldi. İngilizlere karşı verilen mücadelenin amacı adanın Yunanistan'a bağlanması olunca Kıbrıslı Türkler o mücadelenin saflarında nasıl yer alabilirdi?

1974'e kadar yaşanan sıcak gelişmelerde kaybeden taraf Kıbrıslı Türkler oldu.

1974'te bu kez tekerlek ters döndü, Rum tarafı öyle bir tokat yedi ki terazinin eşitliğe gelmesi bir yana kayıplar bakımından Rumların terazisi çok ağır bastı.

Bu satırların yazarı olarak asla, "Yukarıdaki gonnora yemez, oh gelsin!" basit yaklaşımına sempati duymadım. Aksine çektikleri acıyı daha önceki deneyimlerle hissettim.

Yeniden o acılar yaşanmasın diyerek de kalıcı barışa giden yolda mücadeleye karınca kararınca omuz vermeyi sürdürdüm.

AKEL'in tavrı her zaman için daha bir duyarlılıkla izlendi. AKEL Genel Sekreteri Hristofias'la yaptığım ve KIBRIS Gazetesi'nde yayınlanan söyleşide, ENOSİS'le ilgili AKEL geçmiş tavrını sorduğumda yanıtın şu bölümü önemliydi:

"Enosis" davası tarihsel bir olgu olarak algılanmalı ve bunun değerlendirilmesi tarihe ve tarihçilere bırakılmalıdır. "Taksim" de aynı biçimde değerlendirilmelidir. Geçmişi silmiyoruz, fakat bakışlarımızı geleceğe çevirmeliyiz. Geçmişin acı deneyiminden gelecekte de aynı şeyleri yaşamamak için dersler çıkarmalıyız. Eğer Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk halkımızı bugünkü felaket durumdan kurtarmak istiyorsak hepimiz her tür samimiyetimizle açıklamalıyız: Taksim konusu olmadığı gibi Enosis konusu da yoktur. Kıbrıs ne bir ikinci Helen devleti olarak yaşayabilir ne de Ankara'nın protektorası ve Anadolu'nun bir uzantısı olarak yaşayabilir. Biz, iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyonu öngören ve "Enosisi" ayrılıkçılığı, başka bir devlete bağlanmayı ve her tür taksimi "YASAKLAYAN" BM kararlarını kabul ettiğimizi açıklıyoruz."

* * *

Şimdi Kıbrıs konusunda çözüm umutları gündeme geldi. Çözüme yönelik önerileri kaygıyla karşılayıp, kaygının ötesine taşan yaklaşımlar sergileyenler arasında AKEL'in yine varolması hem dikkat çekici hem de düşündürücüdür.

Bulunacak çözümün, adaya kalıcı bir bölünme getirip, bir sonraki aşamada kuzeyin Türkiye'ye bağlanma olasılığına kapalı olması konusunda AKEL'in endişesi yeni değildir. Ulaşılacak çözümün adanın tümü veya herhangi bir parçasının bir başka ülkeyle bütünleşme olasılığına açık olmasına karşı çıkmak başka, endişeler nedeniyle çözüm önerilerine takoz koymak ya da takoz koymak isteyenlere destek vermek başkadır."

* * *

Aradan yedi yıl geçti.

Bu sürede köprülerin altından çok sular geçti.

Önce Klerides'in yerine Papadopulos, Cumhurbaşkanı seçildi. Denktaş - Papadopulos döneminde çözüm yönünde mesafe alınamadı.

KKTC'de Denktaş dönemi kapandı Talat, Cumhurbaşkanı oldu. Talat, elini barış için uzattı ama eli hep havada kaldı.

2004 Nisan'ında Annan Planı oylandı. Biz Kıbrıslı Türkler evet dedik, Kıbrıslı Rumlar hayır... O tarihi fırsat da gitti.

Sonunda Papadopulos kaybetti Hristofyas, Cumhurbaşkanı seçildi. AKEL Genel Sekreteri Hristofyas, yedi yıl önce taşıdığı kalıcı bölünme kaygısı üzerine kurulan bir propaganda ile seçim kazandı.

Müzakere masasında, barış kültürü olan iki lider şimdi görüşmeci.

Karşılıklı kaygılar gene var. Barış ve çözüm gelecekse kaygılar abartılı hale taşınıp sürecin önünde takoz olmamalı.

Günün sözü:

İlk hata saflığın, sonrakiler suçun ürünüdür

   430 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Temmuz 2008, Çarşamba   Talat, boşuna nefes tüketiyor...
08 Temmuz 2008, Salı   Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz sedasız imzalanan sözleşme...
07 Temmuz 2008, Pazartesi   "Sen olsan genel greve katılır mıydın?"
06 Temmuz 2008, Pazar   Denizden para değil cesaret kazandım...
05 Temmuz 2008, Cumartesi   Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelçiliği...
04 Temmuz 2008, Cuma   Yurt dışındaki insan kaynaklarımızı da bilmiyoruz...
03 Temmuz 2008, Perşembe   Rauf Denktaş'tan mektup var...
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Talat'ın dört buçuk saatlik sabrı ve Hristofyas'ın sıkıntısı...
01 Temmuz 2008, Salı   Sıkıntı lafı kıvırmada...
30 Haziran 2008, Pazartesi   Bunun adı adres olmaktır...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital