Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Denizden para değil cesaret kazandım...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Temmuz 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Denizde geçen yıllarıma dönüp baktığım zaman paradan çok daha değerli hayat deneyimleri kazandığımı görürüm. O deneyimler beni önemli sayılacak başarılara götürdü. Kısa ve öz şunu söyleyebilirim. Denizden para değil, akıldan, bilgiden beslenen cesaret kazandım

"... Çocukluk günlerim Leymosun'da geçti... Rahmetli babacığım Ahmet Emirsoy ile annem Nafiya Emirsoy, Piskobuluydu... İkisi hayatta olmayan üç kardeşimle Leymosunlu olarak doğduk... On dört yaşımdayken 1974 harbini yaşadık. Herkes gibi Kuzeye geçtik... Hayatımızın sonrası Girne'de geçti. Evimiz deniz yakınında olduğu için neredeyse yirmi dört saat denizle yaşadım. Denize sevginin ötesinde bağlandım... Belki aşık oldum. Girne Anafartalar Lisesi'nden mezun olduktan sonra yüksek tahsil tercihimi şimdiki ismi İTÜ Denizcilik Fakültesi olan İTÜ Denizcilik Yüksek Okulu'ndan yana yaptım... O zaman o okula girmek için yüksek puan gerekiyordu. 1978'de girdim 1982'de mezun oldum. Mezun olduğum gün denizcilikle resmen nikahımın kıyıldığı gündü..."

Bu sözlerin sahibi Muhsin Emirsoy...

Mavi gözlerinde sevgi eksik değil. Ama geldiği noktaya kolay gelmemenin, yaşam merdiveninin her basamağını yukarıdan el uzatma olmaksızın çıkmanın yorgunluğu da okunuyor gözlerinde.

Geldiği yerin farkında, ama geçmişini de hiç unutmuyor.

* * *

Leymosun'da yaşama merhaba demiş... Şimdi İzmir'de denizcilik, deniz taşımacılığı sektöründe saygın en önlerde yeri olan bir işadamı. On üç gemisi, 600 dolayında çalışanı var.

Emirsoy Holding'in sahibi, patronu, yönetim kurulu başkanı...

İzmir Limanı'na egemen bir konumda yedi katlı holding binasındaki odasında konuşuyoruz...

" Kolay oldu mu buralara gelmek?" diye sordum.

Gözlerini önce boşluğa yöneltti, sonra konuşmaya başladı:

" Hayatta kolay olan her şey değersizdir. Zoru, alın terinizle, öz gücünüzle, aklığına leke düşürmeden başarmak önemlidir. Öğrenciyken ilk uygulama için Hamit Naci isimli okul gemisine çıktığım zaman başım dönmüştü. O an bile 'aman ben nasıl denizci olacağım?' deyim korkmadım. Önce başımın dönmesini yendim.

Okul bitti hemen çalışmaya başladım. On bir yıl fiilen denizlerde kaptanlık yaptım. Hiç unutmuyorum bir seferinde Kanada'dan Filipinlere yük taşırken yetmiş gün liman görmeden yolculuk yapmıştık. Dalgasız denizlerde de kaptanlık yaptım, günlerce dalgalarla boğuştuğumuz denizlerde, okyanuslarda da... Bütün denizleri, okyanusları tanıdım... Gitmediğim çok az ülke var. O zamanlar teknoloji şimdiki gibi gelişmiş değildi. Okyanusta yerinizi bulmak için en az bir saat hesap yapacaktınız. Hem de on mil hata payı olabileceğini bilerek. Şimdiki teknolojide hem sürat var hem de hata payı sadece on metre..."

Muhsin Kaptan, yıllarca Türkiye'de yaşar olmasına rağmen Kıbrıs şivesini koruyor... Ben bir soruyorum o tatlı tatlı anlatıyor. Aslında Muhsin Kaptan'ın hayatı film gibi...

Pat diye soruyorum: "Denizden çok para kazandın mı?"

Çatlatıyor kahkahayı...

" Tabii ki işimi yaptım, paramı aldım. Ancak kaptanlıktan alınan parayla kötü sayılmayan bir hayat sürersiniz. Denizde geçen yıllarıma dönüp baktığım zaman paradan çok daha değerli hayat deneyimleri kazandığımı görürüm. O deneyimler beni önemli sayılacak başarılara götürdü. Kısa ve öz şunu söyleyebilirim. Denizden para değil, akıldan, bilgiden beslenen cesaret kazandım."

* * *

Muhsin Kaptan'la hem konuştum hem de çevresiyle iletişimini gözledim.

Kaptanlıktan gelen otoriter, lider, kaptan duruşu karada da devam ediyor. Ancak disiplin anlayışı en kolay benzetmeyle askeri disiplinden farklı...

Bu farkı konuşmalarımızdan daha açık çıkardım... Kaptan geminin tek hakimi. Ancak geminin hedefine ulaşması için herkesin sevgi ve saygıyla beslenen bir disipline sahip olması gerekir. Dahası denizde çok sınırlı bir alanda yaşanan kader birliği gemiciler arasındaki dayanışmayı ciddi anlamda besliyor.

İnsan hayatına özel bir değer verdiğini de gördüm Muhsin Kaptan'ın. Bu konuda da çok çarpıcı insani yanı çok ağır basan örnekler dinledim.

* * *

Bu satırların yazarı olarak dünyanın neresinde gitsem aklım, gönlüm Kıbrıs'ta... Muhsin Emirsoy'a çok uzaklardayken Kıbrıs'a nasıl bakıp, neler hissettiğini de sordum.

İşte söyledikleri:

" Kıbrıs'ı merkeze koyarsanız çok uzaklara dünyanın en uç yerlerine gittim. Her zaman Kıbrıs'ı düşündüm, hiç aklımdan çıkmadı. Dünyaya açılana kadar yaşadığı yer insana büyük gelir. Mesafeler de ülkenize göredir. Ama dünyaya açılınca Kıbrısımızın çok küçük olduğunu görürsünüz.

Dünyaya açılana kadar yaşadığınız yere bağlıdır tüm değerleriniz. Halbuki dünyayı dolaştıkça, dünyayı gördükçe, parçası olduğumuz platform büyüyor, doğduğunuz toprakları unutmadan, inkar etmeden dünyalı oluyorsunuz. Ama şunu da ekleyim. Dünyayı gezdikçe dünyanın da çok büyük olmadığını anlıyorsunuz."

* * *

Denizdeyken yaptığı en güzel işi de sordum.

Farklı, mutluluk izlerini taşıyan bir ifade kondu yüzüne. Ve yanıt şu cümlelerle geldi: "Denizdeyken yaptığım en güzel iş hayat arkadaşımdan öte, kader arkadaşım olan eşim Dilek Emirsoy'la evlenmektir. 1986 yılında evlendik. Bazı seferlerde benimle oldu. Gün oldu fırtınalı denizde ben dalgalara karşı gemimi kontrol ederken, eşim çok sakin bir şekilde kamarasında beni bekledi. Denizin ne olduğunu eşimin de öğrenmesi karadaki başarımızda avantajımız oldu."

* * *

1993'te karaya gene denizcilikle ilgili serüven için ayak bastı Muhsin Kaptan... Karada kimsenin yanında çalışmadan vapur acenteliği olarak kendi işini kurdu. 1998'de gemi işletmeciliğine kayıp Konvoy Denizciliği hayata geçirdi. Eşiyle birlikte hep işinin başında oldu. Büyük ölçekli projelerde uluslararası geçici ortaklıklar yapacak güç ve itibara sahip oldu.

Yaptığı iş stresli... Strese karşı atlı sporlara ilgi duydu. O ilgi farklı kulvarda İzmir'e otuz dakika uzaklıkta binicilik tesisi bakımından Türkiye'nin en güzel tesislerinden biri olan Konvoy Country Club'a hayat verdi.

Sohbetin sonunda soruyorum... "Kıbrıs için ne düşünüyorsun?".. Yanıt kısa ama anlamlı... " Kıbrıs için tabii ki güzel şeyler düşünüyorum. Yeter ki bürokrasi engeli olmasın. Doğduğumuz topraklara, yatırım yaparak sahip çıkmak boynumuzun borcudur."

Günün sözü:

Kaptanlık sakin denizde sınanmaz

   405 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Ağustos 2008, Perşembe   Toprağımız sınırlı olduğuna göre...
20 Ağustos 2008, Çarşamba   Panayırcılıktan festivale...
19 Ağustos 2008, Salı   Parti içi demokrasinin önemi...
18 Ağustos 2008, Pazartesi   Citius, Altius, Fortius...
17 Ağustos 2008, Pazar   Özgüvenimiz nerede kan kaybediyor?
16 Ağustos 2008, Cumartesi   Şehit Mehmet Kaşif Sokağı
15 Ağustos 2008, Cuma   Kamunun çıkar hesabı her türlü hesabın önündedir
14 Ağustos 2008, Perşembe   Bankacılık ekonominin omurgasıdır
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Para yolcuysa, bankalar handır
12 Ağustos 2008, Salı   KTHY için aklın yolu...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital