Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



Dün Strasbourg'ta bizim için tarihi bir gündü...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Ekim 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Talat'ın konuşmasının içinde birden fazla yaklaşımın yer bulma savaşı vardı. Bu savaş Talat'ı daha konuşmaya başlamadan yordu. Bir yanda insani duruş ve yaklaşım, öte yanda Hristofyas'ın söylemek gibi olmasın diyerek söyledikleri, o üslup içinde Türkiye'ye yüklenmesine yanıt verme zorunluluğu, yıllardır meydanın boş bırakılmasıyla bu platformlarda oluşan boşluğu da giderici bilgi aktarma vs...

 

STRASBOURG- Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi AKPA çalışmalarını geçmişte bir çok kez izledim. Her defasında mutlaka değişik ülke liderlerinin konuşmasına da tanık oldum.

  Uluslararası kabul görme sorunu olmayan ülkeler için sıradan olan bir yerde bulunmalar bizim için hala sıra dışı.

  İşte bu nedenle kendi seçilmişlerimizi, kendi liderlerimizi uluslararası platformlarda görmek, dinlemek, izlemek ayrı bir mutluluk kaynağıdır bizler için.

  ***

  Strasbourg'ta hava dün de kapalıydı.

  Aşırı soğuk olmasa da bize göre soğuk. Yağmur neredeyse kesintisiz çiseliyor. Otelden AKPA'ya gitmek için taksi çağırdık. Taksici kel bir Fransız... Kendi kendime gülüyorum. Adamın keli bana hem Denktaş'ı hem de Talat'ı çağrıştırdı. İnsan beyni neleri kaydedip neleri kıyaslatıyor?

  Aslında Talat'la Denktaş'ı kıyaslıyorum...

  Farklılıklarını öne çıkarıp hazmetme ihtiyacım var. Neden? Çünkü Talat, AKPA'da konuşacak çok doğal olarak Kıbrıs Türk tarafının durumunu anlatıp, tezlerini savunacak. Bunu yaptığı an, birileri gene, "Aha gördünüz mü Talat da Denktaş gibi konuşuyor" diyecek.

  ***

  Sessiz, sakin, dünle bugünün harika bir uyum içinde yaşadığı Strasbourg sokaklarını geride bırakıp AKPA binasına vardık.

  Bayraklar dalgalanıyor.

  KKTC Cumhurbaşkanı Talat içeride ama gönderde Talat'ın varlığını simgeleştiren bir bayrak yok. Olmamasını aklım not ediyor ama çok da rahatsız olmuyorum. Talat'ı o kürsüden konuşacak olması benim için şekilsellikten önde değer taşıyor.

  ***

  Genel Kurula hitabı öncesinde Talat, AKPA Başkanı Lluis Maria de Puig'le görüştü.

  Puig, sözcükleri dikkatle seçerek konuşuyor. Ancak söyledikleri bir yana vücut dili Talat'ın en az Hristofyas kadar lider ve seçilmiş olduğunu yansıtıyor. Talat, Kıbrıslı Türklerin seçilmiş lideridir.

  O görüşme sonrası Talat, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Rum gazetecilerden iki soru öne çıktı. Biri, Lefkoşa surlar içinin askersizleştirilmesi, öteki Maraş...

  Talat, her iki soruya da yanıtında Kıbrıs sorununun çözümünü öne çıkardı. Aslında verilen sorular ve yanıtları birlikte okuduğumuz zaman Kıbrıs sorununda öncelik yaklaşımı ortaya çıkıyor. Rum tarafı Kıbrıs sorununu çözmeden alabileceklerini almak istiyor. Ya da belirli noktaları öne çıkarıp Kıbrıs sorununun varlığını kendilerine göre hatırlarda tutmaya çabalıyorlar.

  Kıbrıs Türk tarafı içinse önemli olan Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümü.

  ***

  KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, AKPA Genel Kurul salonuna tüm heyet üyeleriyle birlikte girip en ön sıraya yerleşti.

  Başkan Puig kısa bir protokol konuşması yapıp hem Talat'a teşekkür etti hem de Hristofyas'la birlikte Kıbrıs sorununun çözümü yolunda başarılar diledi.

  Sıra Talat'ın konuşmasına geldi.

  Talat'ın 22 dakika 07 saniye süren konuşmasını dikkatle dinledim. Bir tek kelimesini bile kaçırmadım. Konuşmasından geniş şekilde kelime kelime alıntı yapmak istemem. Konuşmasının içeriği en geniş şekilde haber sayfalarımızda olacak.

  Konuşmanın ruhunu, Talat'ın genel duruşuyla sizlere aktarmak istiyorum.

  Dün Strasbourg'ta bizim için tarihi bir gündü... Talat da bunun farkındaydı. Bir gün önce Hristofyas'ın konuşmuşluğu Talat için avantaj gibi görünse de yanıt verme konumunda bırakması nedeniyle de dezavantaj yanı daha ağır basıyordu.

  Talat'ın konuşmasının içinde birden fazla yaklaşımın yer bulma savaşı vardı. Bu savaş Talat'ı daha konuşmaya başlamadan yordu. Bir yanda insani duruş ve yaklaşım, öte yanda Hristofyas'ın söylemek gibi olmasın diyerek söyledikleri, o üslup içinde Türkiye'ye yüklenmesine yanıt verme zorunluluğu, yıllardır meydanın boş bırakılmasıyla bu platformlarda oluşan boşluğu da giderici bilgi aktarma vs...

  Talat'ın, daha konuşmasının başında söylediği şu sözler çok önemli ve etkileyiciydi: "Kıbrıs Türk Halkı, bu ilginize ve verdiğiniz değere layık, çağdaş bir halktır. Kıbrıs Türk Halkı, aynı zamanda insani değerleri benimsemiş, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne, sosyal adalete, demokratik gelişime inanan ve bunlar için mücadele eden bir halktır.

  Kıbrıs Türk Halkı, bu niteliklerini, uzun yıllardan beri devam ede gelen Kıbrıs sorununun mağduru olmasına karşın, hiçbir intikam duygusunun esiri olmadan, sorunun çözümlenmesi için kararlı bir tutum ortaya koyarak hayata geçirmiştir." 

  İki paragrafta çok şey anlatıldı.

  ***

  Mehmet Ali Talat'ın konuşmasının taktiksel bütünlüğü vardı. Önce yumuşak yaklaşımlarla insani duruşunu öne çıkardı ardından da Rum tarafının öne çıkarmak istediği tüm konulara yanıt verdi.

  Ancak konuşmasının bütününde en çok dikkat ettiği hususu Hristofyas'ı kırmayan sıfat eklemeleriydi. Hristofyas, önceki günkü konuşmasında Talat'ı adeta, "Yoldaş" olarak sunmasına karşılık Talat da, Hristofyas için "Dostum" ifadesini kullandı.

  Ancak Talat, konuşmasının devamında ince ince de olsa Hristofyas'a göndermeler yaptı. Annan Planı'na Papadopulos'la birlikte "HAYIR" kampanyası yürüttüğünü kayıtlara geçirdi.

  Talat, konuşmasında barışçıl duruşunu yansıttı. Ancak üçüncü tarafların gözlemlerine bakıldığı zaman Talat'ın konuşmasından ilk akılda kalanlar Türkiye'nin konumunu savunduğu bölümler.

  Yapılan eleştirileri dinledim. Türkiye basınından arkadaşlar da bu eleştirileri yapanlar arasındaydı. Eleştiri yapanlara sordum, "Rum tarafı bütün olarak dünden bugüne Kıbrıs gerçeklerini Türkiye'ye saldırı temelinde sunarsa Kıbrıs Türk tarafı adına Talat veya bir başkası söz aldığı zaman zorunlu olarak Türkiye'nin duruşunu da anlatmak zorunda kalmıyor mu?

  Yaklaşımıma hak verdiler, ama gene de Talat'ın konuşma bütünündeki dengelere yönelik eleştirilerini geri çekmediler.

  ***

  Dün Strasbourg'ta tarihi bir ilk yaşadık. Bunun arkası başka platformlarda da mutlaka gelecek ya da mutlaka gelmeli...

 

  Günün sözü:

  Dünyaya dünya diliyle konuşulur

   463 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Aralık 2008, Pazartesi   Derviş Eroğlu, ateşten gömlek giydi...
30 Kasım 2008, Pazar   Derviş Eroğlu'nun başkanlığını kutlarken...
29 Kasım 2008, Cumartesi   Kazanılmış haklara ne dokunur, ne dokundururuz...
28 Kasım 2008, Cuma   "Kurultay, Eroğlu'nu uğurlama töreni de olacak..."
27 Kasım 2008, Perşembe   "Kurultay sonrası yapacaklarımı düşünüyorum."
26 Kasım 2008, Çarşamba   Yağmur yağıyor, verin şemsiyeleri geri!!!
25 Kasım 2008, Salı   "Eroğlu, bu kez kaybedecek!!!"
24 Kasım 2008, Pazartesi   Talat, daha ne kadar oynadı ki?
23 Kasım 2008, Pazar   Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye sormuştu...
22 Kasım 2008, Cumartesi   Gençlerin duyarlılığı...


Yorum Sayısı:   1
  İsmail Adem         - Londra 03 Ekim 2008, Cuma 10:57 
60 yıldan beri ,Kıbrıs sorununun devam ettiği süre üçünde, içeriği,ıslubu ve Avrupaslıya konyşma taktiklerini de kapsayan professonelce yapilan ilk konuşma olarak gördüm. Sayın Cumhurbaşkanını tebrik ederim.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !

Mustafa BESİM

2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital