|
Dünkü yürüyüş dünyanın en önemli sorunlarıyla ilgili ömür törpülemiş üç insanın Kıbrıs sorununa ilgisini somutlaştırırken, ayaklarının yere basma yürüyüşüydü de.
Vücut dillerini okumaya çalıştım özellikle.
Şunu açık olarak belirteyim. Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü dünyada artık kaygıya neden olmuyor.
Bir başka deyişle Kıbrıs sorunu bölge ve dünya barışı için tehdit kabul edilmiyor. Tutu, Carter ve Brahimi sanki de turistik boyut kazanmış bir siyasi sorunu gözlemeye gelmiş gibiydi. Ne yüzlerinde, ne de gözlerinde çözümsüzlüğün paniği vardı
K. Kaymaklı'da doğdum. K. Kaymaklı Lefkoşa'nın bir mahallesi olunca kendiliğinden Lefkoşalı olduk.
Hayatımın her evresi Lefkoşa'da geçti.
Böyle olduğu için Lefkoşa'nın ellili yılların sonlarını, 1960'lı yılları, 1970'li 1980'li doksanlı, kısacak Lefkoşa'nın son elli yılını anımsarım.
Lokmacı Barikatı dediğimiz bölgeyi, bu bölgenin Güzey uzantısı Ledra ya da bizim deyişimizle Uzun Yol'u da hep bilirim.
1968 sonrası Rum tarafı dediğimiz Güney'e yaya geçiş noktalarımızın en önemlisiydi.
Belki anılarımın baskısıyla da Lokmacı kapısının açılmasına ayrı bir önem verdim. Sanki de o kapı anılarımızın kapalı kapılarını açacaktı.
* * *
Önceki gün akşam üzeri Kıbrıs BM Barış Gücü Sözcüsü Jose Diaz aradı. Konu Kıbrıs'ta bulunan "The Elders"in Kıbrıs'ı ziyaret eden Elders'in başkanı Güney Afrikalı, Anglika Kilisesi'nin Başpiskoposu Desmond Tutu, eski ABD Başkanı Jimmy Carter ve eski Cezayir Dışişleri Bakanı Lakhdar Brahimi'mim dün sabah Uzun Yol'dan Lokmacı'ya yapacağı yürüyüş.
Ön daveti iletti.
Detay için bir başka yetkiliyle iletişimi yönlendirdi.
Dün sabah gittim.
Önce Lokmacı'da bir süre sohbet ettim bizim taraftan insanlarla.
Sonra işlem yapıp Erol Uysal'la Uzun Yol'a doğru yürüdük. Sonra KIBRIS Medya ailesinden Aysu Basri ve Serhat İncirli de geldi.
* * *
Desmond Tutu 1984, Jimmy Carter ise 2002 Nobel Barış Ödülüne layık görüldü.
Lakhdar Brahimi, eski Cezayir Dışişleri Bakanı. Afganistan'da BM'nin Özel Temsilcisi Görevinde bulundu. 2004 yılında da dönemin BM Genel Sekreteri Annan tarafından barış ve güvenlik konularında danışmanlık görevine atandı.
Özetle üçü de barış elçisi.
ABD eski başkanının nasıl barış elçisi olduğunu sorgulamak isteyen çok okur olabilir. Carter, 1976'da ABD Başkanı seçildi.
"Jimmy Carter'ın başkanlığı sırasında petrol krizi yaşandı. Enflasyon oranı tarihin en yüksek değerlerinden birine ulaştı. Sovyetler Birliği Afganistan'ı işgal etti. İran'daki Şah Muhammed Rıza Pehlevi yönetimi yıkılarak İslam Cumhuriyeti kuruldu. ABD'nin Tahran'daki elçiliği hükümetten cesaret alan bir grup öğrenci tarafından işgal edildi ve elçilik çalışanları 444 günlük bir süreyle rehin alındı. Bu durum Jimmy Carter'ın başkanlığının son günlerine kadar sürdü ve Jimmy Carter'ın rehinelerin serbest bırakılması konusunda başarısızlığı 1980 yılındaki başkanlık seçimlerini Ronald Reagan'a kaybetmesinde büyük rol oynadı.
Başkanlığından sonraki dönemde de Jimmy Carter dünya çapındaki birçok krizde ara buluculuk görevini üstlendi."
İsrail ile Mısır arasında sorunların aşılmasını sağlayan Camp David süreci de Carter'in eseri olarak kabul edilir.
* * *
Üç barış elçisi ile Uzun Yol'dan başlayarak bizim tarafa Lokmacı ve ötesine kadar yürüdük.
Görsel malzeme toplamak isteyen yoğun bir gazeteci ordusu vardı. Hiç kuşkusuz o yoğunluk içinde özel bir iletişim ancak anlık olabilirdi.
Ancak dünkü yürüyüş dünyanın en önemli sorunlarıyla ilgili ömür törpülemiş üç insanın Kıbrıs sorununa ilgisini somutlaştırırken ayaklarının yere basma yürüyüşüydü.
Vücut dillerini okumaya çalıştım özellikle.
Şunu açık olarak belirteyim. Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü dünyada artık kaygıya neden olmuyor.
Bir başka deyişle Kıbrıs sorunu bölge ve dünya barışı için tehdit kabul edilmiyor.
Tutu, Carter ve Brahimi sanki de turistik boyut kazanmış bir siyasi sorunu gözlemeye gelmiş gibiydi.
Ne yüzlerinde, ne de gözlerinde çözümsüzlüğün paniği vardı.
Desmond Tutu, üç lider içerisinde en rahat olandı. Medyaya görsel malzeme verme konusunda olağanüstü cömertti.
Amerika farkı Carter'in korunmasında ortaya çıktı. Genel güvenlik tedbirlerinin çok çok fazlası Carter için vardı. Benzetme yerindeyse Tutu halkın içinde cirit atarken Carter'in etrafında etten duvar korumalar dikkat çekiciydi.
* * *
Tutu, Carter ve Brahimi'nin dünkü temaslarını hafife mi alıyorum? Asla.
Tam tersi barışçıl bir katkı bakımından önemli buluyorum. Kıbrıs'taki çözümsüzlüğün bölge ve dünya barışını tehdit etmemesi de çözüm çabaları için bir avantajdır. Savaşın, çatışmanın baskısından uzak tam da barışçıl çözüm bulma ortamı.
Günün sözü:
Barışı, barış isteyenler inşa eder
|