Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



Arasta esnafı, Lokmacı'nın açılacağına hiç inanmadı

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Nisan 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Lokmacı kapısının açılması kimilerine göre çok önemli bir olay, kimilerine göre ise haddinden fazla abartılıyor.

Kapının açıldığı gün düzenlenen etkinlikleri eleştirenler, orada sevinçlerini gizlemeyenleri küçümsemeye çalışanlar var.

"Ne olmuş Lokmacı açılmışsa, memlekete çözüm mü gelmiş?" diyorlar.

Elbette Lokmacı'ya gereğinden fazla misyon yüklemeye gerek yok ama sıradan bir olaymış gibi değerlendirmek de doğru değildir.

Orada etkinlik düzenleyen arkadaşlarla konuşuyoruz, "Biz Lokmacı açıldı da çözüm oldu iddiasında değiliz ki" diyorlar.

Doğrusunu söylemek gerekirse, cumhurbaşkanı ve hükümet de fazla abartılı açıklamalarda bulunmadı kapının açılması konusunda, temkinli sözler söylediler.

Kapıda etkinlik düzenleyen, coşan, eğlenen insanları neredeyse deli çıkaracaklar.

Neden?

Orada anıları bulunan insanların, kapının açılmasıyla duygulanması, bu duygularını açığa vurması yasak mıdır?

Duygu yüklenmesi utanılacak bir durum mudur?

Çağlayan Parkı'nın isminin "Ankara Çağlayan Parkı" olarak değiştirilmesine tepki gösterenlere, "ne olmuş yani değişmişse?" diyorlar...

Lokmacı kapısı açıldı, "ne olmuş yani açılmışsa?" diye tepki gösteriyorlar...

Bu memlekette her şeyi ne de çok kanıksamışız, sevinmemiz gerekene sevinemiyor, üzülmemiz gerekene üzülemiyoruz...

KIBRIS'tan bir ekip, dün Lokmacı'daydık, kapının kuzeyinde ve güneyinde herkes hayatından memnun.

Belli ki genellikle Lefkoşalılarda kapının nostaljik anlamı, duygusal önemi var, konuşurken gözlerinin parladığını hissediyorsunuz...

Kapıdan geçerken kimlik kartı, ya da pasaport göstermek, iki taraftan da insanlarda bir burukluk yaratıyor, kendi ülkesinde kimlik- pasaport kontrolüyle bir taraftan diğer bir tarafa gitmeyi halen içlerine sindiremiyorlar ama "bu da olsun" deyip, en azından buradan yürüyerek geçmenin mutluluğunu yaşıyorlar...

Kapının açılmasının çözüme katkı yapacağını söyleyenler de var ama azınlıkta...

Olaya ya duygusal bakıyor insanlar ya da ekonomik...

Kuzeyde özellikle esnaf, daha çok da ekonomik gözle bakıyor kapının açılmasına.

Yılladır sinek avlamak canlarına tak etmiş, müşterinin artması, satışların iyi gitmesi mutluluk yarattı onların cephesinde.

Güneydeki esnaf da memnun, hem Kıbrıslı Türk müşterilerin artmasından memnunlar hem de kuzeye gidip gelen Rumların bölgede hareketlilik yaratıp, fazlaca alışveriş yapmasından...

Güney Kıbrıs'ta birkaç yıldır bölgeye yatırım yapılıyor, kapının bir gün açılacak olmasını çok önceden hesaba katıp, çalışmalar yapmışlar ve şimdi semeresini görüyorlar.

Ancak Kuzey Kıbrıs için aynı şeyi söylemek mümkün değil.

Sanki kapının açılacağına hiç inanmamış gibi bir halleri var, çok hazırlıksız yakalandılar.

Kapalı dükkânlar apar topar açılmaya çalışılıyor, Rumlar ve turistler gezip bir şeyler bumlaya çalışırken, onlar tozlu, topraklı, örümcekli dükkânlarını tımar etmeye çalışıyorlar.

Bir taraftan yetkililer bölgede tamirat, boya badana yapıyor, diğer taraftan esnaf.

Turistler de şaşkın şakın bakıyor bu çalışmalara.

Bunca zamandır açık olan dükkânlarda da bir düzelme, kabuk değiştirme yok...

Tabela düzeni sıfır, fiyat listeleri çok amatörce, ürünler üzerindeki etiketler komik...

Her şey o kadar antipatik ki, "niye beklediniz bu kadar zaman" demeden edemiyor insan.

"Kapı açılsın açılsın" dediler ama kıllarını kıpırdatmadılar.

Hayır, her şey modern olsun demiyorum, otantik de olabilir ama bir çekiciliği, bir albenisi olur halbuki bizdeki durum hiçbir şeye uymuyor, tam bir keşmekeşlik var, Kıbrıs Türk kültürünü yansıtmıyor maalesef Arasta, en basitinden kuzeye adım atanları, arabesk müzikle karşılıyoruz...

Hele geceleri geçtiniz mi o kapıdan?

Işıl ışıl güneyden gelip kuzeydeki karanlığa gömülen Rumlar ve turistler neye uğradığını şaşırıyor.

Öte yandan kuzeyde esnaf da bir birinden şikayetçi, fiyatları artırmış bazıları, tez yoldan fazla para kazanmak derdine düşenler olmuş maalesef.

Ya Güney Kıbrıs'takiler?

Onlar daha rahat, çok önceden hazırlanmışlar, sistemini oturtturtmuşlar, profesyonelce davranıyorlar...

Dahası, Papadopulos'un gitmesi Hristofyas'ın gelmesiyle dilleri çözülmüş gibi.

O konuşmayan, burnundan kıl aldırmayan insanlar bülbül olmuş, hatırlıyorum, köprü tartışmalarının olduğu günlerde aynı insanlarla konuşmuştuk, ketumdular, Lokmacı'nın açılmasını istemediğini söyleyenler bile vardı.

Halbuki şimdi Lokmacı'nın açılmasından memnun olduklarını söylüyorlar, Kıbrıs sorunu konusunda iyimser konuşuyorlar.

Yönetenler değişince, Rum halkı da değişmiş, kendilerini yönetenlerin görüşüne göre açıklama yapmaya başlamışlar, aslında şaşmamak lazım, çünkü Rumlar, devletin genel politikasına uygun tavır alıyor.

Yine kuzeye dönecek olursak; dediğim gibi Kıbrıslı Türkler anlaşılan bu kapının açılacağına hiç inanmadı, hazırlanmadılar, kapı açıldı kuzeye gelenler virane bir ortamla karşılaştı.

Umarım tez zamanda Arasta çarşısı çağdaş bir çehreye kavuşur, bu hali sürerse geçişler aynı yoğunlukta sürmez, çünkü bu virane ortama gelmenin hiçbir cazibesi yok.

   1200 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Kasım 2008, Pazar   GÜLÜN DİKENİ FAZLA BATARSA!
29 Kasım 2008, Cumartesi   YAPMA BE BAŞKAN!
28 Kasım 2008, Cuma   ESKİ UBP'Yİ ANIMSAR MISINIZ?
25 Kasım 2008, Salı   CEZAEVİ ÇALIŞANLARINDAN ÖZKAN MURAT'A AÇIK MEKTUP
24 Kasım 2008, Pazartesi   GİRNE'NİN DERDİ; VAKIFLAR, ELERKTRİK KURUMU VE ESKİ ESERLER DAİRESİ
22 Kasım 2008, Cumartesi   İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN
21 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK ÇOCUKTUR, IRKI MI OLUR ÇOCUĞUN?
20 Kasım 2008, Perşembe   SABIKALI LİDERLER
19 Kasım 2008, Çarşamba   VARSIN ALEMCİ OLSUN
18 Kasım 2008, Salı   ÖNCE TRAFİĞE KAPSAMLI ÇÖZÜM



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !

Mustafa BESİM

2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital