Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



DANGALAKLARI MI SEVERSİNİZ, YALAKALARI MI?

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Ekim 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Siz, sürekli size övgüler yağdıran birini mi daha fazla seversiniz, yoksa ikide bir yüzünüze hatalarınızı söyleyeni mi?

   Ya da kabaca soracak olursam, yalakaları mı daha fazla seversiniz yoksa dangalakları mı?

   Hade dangalak sözünü de yumuşatalım; "dobra konuşanı" diyelim.

   Ben sürekli beni öven, pohpohlayan kişilere inanın şüpheyle bakarım.

   Hatta böyle konuştuğunu gördüğüm bazı samimi olduğum kişilere sorarım, duyguları gerçek mi yoksa yalakalık mı yapıyorlar diye.

   Gerçi ben insanları iyi tanırım, kimin gerçekten yürekten söylediğini, kimin bir çıkar için yalakalık yaptığını anlayabiliyorum artık.

    Tabii bunu öğrenene kadar çok kafam tokuştu, çok kazık yedim ama olsun, onları hayat tecrübesi olarak kabul ediyorum.

    Oldum olası dangalak insanları severim, kıyafetimden saç modelime, yazılarımdan başka seçimlerime kadar her şeyi onlara sorarım, hem kendi fikrini öğrenir, hem de başkalarının bu konuda ne konuştuğu konusunda onların istihbaratına başvururum.

    Art niyetli dangalaklardan uzak durup, içi dışı bir, iyi kalpli dangalaklara çok değer veririm.

   Onların dobra değerlendirmeleri aslında çoğu kez doğru olandır, sizi doğruya götürendir.

   Bazen benimle ilgili bu dobra konuşan insanların söylediği bir söz canımı sıkar, kalbimi kırar ama sonra sağlam kafayla düşündüğümde, aslında söylediklerinin doğru olduğuna kanaat getiririm.

    Zaten her türlü eleştiriye kulak verir ve onlardan ders çıkarmaya çalışırım.

    Başta camın sıkılsa da sonradan hak veririm mutlaka.

    Dangalaklardan korkmayın, çünkü onlar sizi genellikle doğru yola yöneltir, esas korkmanız gerekenler yalakalardır.

   Yalakalardan, sizi pohpohlayanlardan, yere göğe sığdıramayanlardan sakının.

   Çünkü onlar gerçek düşündüklerini değil, sizi elde etmek, tavlamak, sizden çıkar sağlamak için uydurduklarını size söyleyenlerdir.

   Yalakaların söyledikleri daha güzel sözlerdir, ruhunuzu okşayıp, sizi rahatlatabilirler ama yalanlar uydurdukları için söyledikleri sizi çok yanlış yerlere sürükler.

   Yalakanın kılavuzluğuyla gittiğiniz yolun sonu mutlaka karanlıktır.

   Yalaka sizinle işi bittiğinde, sizi gereksiz bir kağıt gibi buruşturup bir kenara atar.

    Bir bakmışsınız ki dangalak deyip de yüz vermediğiniz insanları yanınızda bulursunuz.

   Bu söylediklerimi sakın kafadan attığımı zannetmeyin; 40 yaşıma bastım ve bunları bana hayat tecrübem söyletiyor.

   Şimdi; "bu kadar şeyi neden anlattın?" diyeceksiniz?

   Bir arkadaşım aradı dün, CTP'ye gönülden bağlı bir arkadaş; "CTP'nin Dikmen Çöplüğü eylemi" başlıklı dünkü yazımın çok sivri kelimelerle kaleme alındığını, inanılmaz kalp kırıcı bir yazı olduğunu, birkaç gün önceki "Kimi kandırıyorsunuz" başlıklı yazıda da Başbakan Soyer'e karşı çok acımasızca bir üslup kullandığımı söyledi.

   Kelimeleri bilerek, isteyerek seçiyorum, üslubum rast gele bir üslup değildir.

   Yazdıklarım kendi düşüncelerimdir, içimden geçenler, doğru olarak gördüklerimdir...

   Başka CTP'li arkadaşlar da CTP'yi eleştirmenin popülizm olduğunu, kolaya kaçtığımı, popülizm yaptığımı söylüyorlar.

   Niye popülizm yapayım ki, kendimi iyi hissetmediğim zaman, yazacak ruhu bulmadığımda yazmam da, bildiğiniz gibi yaklaşık bir ay yazı yazamadım.

   Parmağımın arkasına saklanmam, doğru olduğuna inandığım neyse onu yazarım.

   Biliyorum gerçek acıdır, gerçekleri dile getirmek de karşıdakini acıtır.

   Bence basınımız hükümete toleranslı bile davranıyor, maalesef muhalefet partilerimiz etkili muhalefet yapamıyor, basında da gerçek anlamda bir muhalif tutum yok.

   Zaten etkili bir muhalefet olmadığı için hükümet bu kadar başarısız.

   Siz varsın sizi eleştirenleri, gerçekleri yüzünüze vuranları "dangalak" ya da "popülist" olarak görün, yalakalarınızın pohpohlamaları ile de yolunuza devam edin.

   Bakalım yarın, bugün elinizde bulundurduğunuz imkanlar olmadığında, o yalakaların kaçını yanınızda bulacaksınız?

   Karar sizin, ya dangalakların söylediğine kulak verecek ya da yalakalarınızla yolunuza devam edeceksiniz ama o yolun sonunun karanlık olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

   501 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Kasım 2008, Pazar   GÜLÜN DİKENİ FAZLA BATARSA!
29 Kasım 2008, Cumartesi   YAPMA BE BAŞKAN!
28 Kasım 2008, Cuma   ESKİ UBP'Yİ ANIMSAR MISINIZ?
25 Kasım 2008, Salı   CEZAEVİ ÇALIŞANLARINDAN ÖZKAN MURAT'A AÇIK MEKTUP
24 Kasım 2008, Pazartesi   GİRNE'NİN DERDİ; VAKIFLAR, ELERKTRİK KURUMU VE ESKİ ESERLER DAİRESİ
22 Kasım 2008, Cumartesi   İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN
21 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK ÇOCUKTUR, IRKI MI OLUR ÇOCUĞUN?
20 Kasım 2008, Perşembe   SABIKALI LİDERLER
19 Kasım 2008, Çarşamba   VARSIN ALEMCİ OLSUN
18 Kasım 2008, Salı   ÖNCE TRAFİĞE KAPSAMLI ÇÖZÜM


Yorum Sayısı:   4
  FATMA KİŞMİR         - Lefkoşa 03 Ekim 2008, Cuma 17:20 
Evet en değerli ve en güzel varlıklarımız çocuklarımız.
Tüm çabamız onlar için değilmi ? daha güzel bir ülke ve yaşanabilir bir dünya.
  sevtap seyis         - magusa 02 Ekim 2008, Perşembe 13:01 
bence siz en güzelini yapıyorsunuz dangalaklık yalakalıktan iyidir benım görüsümde bu.yazılarınızı devamlı takıp etmeye calısıyorum.cok duygusal sag duyulu bır ınsansınız.bu yolda devam edın lütfen.
  Fatma Kişmir         - Lefkoşa 02 Ekim 2008, Perşembe 12:47 
Artık ülkemizde insan ilişkilerinde,siyasette, hatta hayatın hiç bir alanında dobra,açık sözlülük ve eleştiri bunların hiçbiri kalmadı. Herhangi bir konuda daha iyiyi yakalamak adına yapılan her eleştiride dangalak bile değil direk düşman ilan ediliyorsunuz.
  İbrahim Tığ         - Zonguldak 02 Ekim 2008, Perşembe 12:41 
Sevgili Dost,
doğrusunu istersen ben ikisini de sevmem!...
çünkü bu dangalak ve yalakalar her düzenin, her dönemin adamıdırlar...
İktidar kimse onun borazanlığını yaparlar,yağcılık,yalakalık vıcık vıcık yüzlerinden akar bu tür insanların...
İşte bu yüzden sevmem ben dangalakları ve yalakaları...
Selamlar...


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !

Mustafa BESİM

2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital