Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"Alo seks" tuzağı
Doğanın muhteşem gücü
Kırmızı ışıkta geçti, dehşet saçtı
3G'ye uyumlu telefonlara rağbet arttı
Virajı alamadı 14 metreden dereye yuvarlandı
Cinayete ret, diğerlerine kabul
Sarayda Kıbrıs zirvesi
Türk tarafından Rum yönetimine uyarı
Komedi Tiyatrosu, "Recep'in Angonisi Recep" oyunu perdelerini açıyor
Zeytinlik köy meydanındaki Sergi Çadırı'na büyük ilgi

YORUMLANANLAR
3G'ye uyumlu telefonlara rağbet arttı [1]
"Alo seks" tuzağı [2]
Doğanın muhteşem gücü [1]
"Av açılmasın" sözleri talihsizlik [1]
KTÖS: Talat, taksimi değil, Kıbrıslı Türklerin menfaatlerini savunmalı [1]
Türk tarafından Rum yönetimine uyarı [1]
Kırmızı ışıkta geçti, dehşet saçtı [1]
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı [26]
Tatbikatlar iptal [2]
Hristofyas: Taksim ya da iki devletin varlığı mantığıyla uzlaşamayız [1]



2008 OCAK-NİSAN'da BÜYÜDÜK MÜ, KÜÇÜLDÜK MÜ?

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Haziran 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bildiğiniz gibi,2008'in 4 aylık dış ticaret rakamları açıklandı ve geçen yılın ayni döneminde 442 milyon USD olan ithalatımız bu yıl ayni dönemde dolar bazında nominal % 19 artarak 525 milyon USD'ye çıktı.

Hep söylüyoruz, bilhassa son yıllarda dolar dandik para olduktan sonra ve emtia, hammadde, petrol fiyatlarında önemli artışlar varken (arz yönlü şokları), nominal bazda dolar olarak açıklanan rakamlara bakarak "büyüme ve talep konusunda yorum yapmak" doğru ve sağlıklı değildir.

KKTC ekonomisi ile ilgili ithalatla-büyüme (dolaylı olarak talep) arasındaki sıkı korelasyonu kullanarak isabetli ve sağlıklı yorum yapmak istiyorsak, mutlaka ithalat rakamlarında "kur etkisini ve emtia, gıda, petrol fiyatlarındaki artışı ithalat rakamlarından ıskonto etmeniz lazım". Hatta, talep ve büyüme hakkında yorum yapmak için ithalatta "stok etkiyi" de dikkate almamız lazım.

Aksi halde, Toplumcu Demokrasi Partisi(TDP)'nin ekonomi komitesinin geçenlerde ithalat rakamlarına sadece "nominal dolar bazlı" bakarak yaptığı hataya düşeriz. TDP'ye göre, "ithalatta bir önceki yılın aynı dönemine göre % 19 artış olmasının talepte düşüş değil, artış anlamına geldiğini ve ithalatta en büyük payın taşıt araçları ile petrolde olmasının ekonomik krizden uzak olduğumuzun göstergesi" imiş.

Tabii, TDP'nin bu açıklama ile derdi siyaseten üzüm yemek değil, bağcı dövmektir. TDP, aslında ekonomide bir şey yok, bütçede sorun var demeye getiriyor ve bunun üzerinden hükümete çatıyor. Neyse, işin o tarafı bizi ilgilendirmez ama ekonomi tarafı ilgilendirir. Bu vesileyle rakamlara bakalım.

Peki, acaba gerçekten TDP'nin ima etmeye çalıştığı gibi toplamda % 19'luk nominal dolar bazlı ithalat artışı, % 29 nominal dolar bazlı taşıt araçları ithalatındaki artış ve % 77 nominal dolar bazlı yakıt harcama artışı, 2008 Ocak-Nisan döneminde ekonomide talebin ciddi şekilde arttığını ve kayda değer bir büyüme performansının olduğunu gösterir mi?

Hayır göstermez. Niye? İzah edelim. Çünkü, ithalat rakamlarında

1-Değerli doların köpük etkisi var.

2-Arz yönlü şokların etkisi var. Yani, petrol, emtia ve hammadde, temel gıda fiyatlarında dolar bazında ciddi artışlar var.

Hade ithalatta stok etkisini geçtik, çünkü en azından gelecekte beklenti var demektir ve işletmeler önceden stok yapıyor. 2008 Ocak-Nisan ithalat rakamlarında bahsettiğimiz 2 etkinin verilere bileşik etki olarak yansıması çok açıktır, bunu görmemek için kör olmak lazım.

TDP diyor ki, taşıt araçlarına geçen döneme göre daha fazla dolar olarak para harcamışız (% 29). İyi de bildiğim kadarıyla hiç bir taşıt aracını dolar olarak almıyoruz (veya alıyorsak çok azdır), ağırlık EURO, YEN ve galiba YTL olarak alıyoruz.

Ve bu periyotta geçen döneme göre, USD/YTL ve USD/EURO-YEN para birimlerinde ortalama % 13 civarı dolar değer kaybetmiştir. Yani, YTL, EURO ve YEN dolar karşısında değerlenmiştir.

Neticede, araba ithalatına bakarak talebi yorumlamak için evvela kur etkisini ıskonto etmeli, sonra da miktar olarak kaç tane, hangi arabadan ithal ettiğimizi bilmemiz gerekir. Aksi halde, sağlıklı yorum yapamayız.

Kim bilir belki de, bu dönemde en pahalı gruptan az miktarda aldık veya pahalı iş araçları aldık? Yani, dolar dandik para olmuşken dolar bazlı bakarak yorum yapmak sağlıklı değil.

Ayni şekilde TDP, akaryakıt tüketiminin % 77 arttığını söyleyerek talebin ve büyümenin de çok iyi olduğunu söylemeye çalışıyor. Ki, bu çok yanlıştır. Bir kere petrol ve gaz fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre dolar bazında neredeyse "double" oldu.

Geçen yıl bu dönemlerde petrolün varil fiyatı 50-60 iken, bu yıl aynı dönemde 90-140 USD'lerde seyrediyor. Ve bizim akaryakıt ithalatı yapanların da, bu artışı minimize edecek vadeli alımlar yaptığını da pek zannetmiyorum.

Bu durumda demek ki, akaryakıtta dolar bazlı nominal % 77'lik artış, 2008'in ilk 4 ayında talebin ve büyümenin güçlü olduğunu göstermiyor. Çünkü, miktar olarak bilmememize rağmen, rahatlıkla şunu söyleyebiliriz, "ayni miktarda petrolü, hatta belki de daha azı için daha çok dolar verdik". Yani, bir litre petrol için daha çok dolar verdik.

Neticede, TDP'nin büyüme ve taleple ilgili yorum yaparken kullandığı referans veriler yanlıştır ama ekonomideki genel talep seviyesi ve buna bağlı büyüme ile ilgili kısmen TDP ile örtüşebileceğimiz bir nokta var. O da şudur;

İthalat rakamları, genel olarak "daha çok dolar vererek, miktar olarak daha az veya çok az fazladan (veya ayni miktarda) mal aldığımızı gösteriyor". Bu kesin. Yani, rakamlar bu periyotta yüksek ve kayda değer bir "tüketim ve yatırım talebinin olduğunu göstermiyor".

YTL bazında da rakamlara baktığımızda, geçen yıl bu periyotta 617 milyon YTL olan ithalatımız % 4,7 lik nominal artışla 646 milyon YTL olmuş. Daha gerçekçi bir analiz için verilere YTL bazlı ve arz şoklarını (fiyat artışlarını) dikkate alarak baktığımızda ise kabaca şunu söyleyebiliriz;

"Evet, büyüme hızı düşmüştür, hatta buna bağlı olarak 2008'in ilk 4 ayında(miktar bazlı ve kur etkisini arındırdıktan sonra baktığımızda) reel ithalat negatife de dönmüş olabilir, ama ortada abartılı bir çöküş görünmüyor".

Sorun, çökme ve negatife geçme değildir. Sanki sert yavaşlama ve sonrasında kısmi durgunluk veya yavaş büyümenin devam ettiği veya en azından 2007 talep seviyesinin korunduğu yönünde bir görüntü var. Bilemediniz en kötüsü 2008 Ocak-Nisan döneminde hafif bir küçülme de olabilir. Bunu da kabul edebiliriz.

Ama esas gerçek şu; 2008 Ocak-Nisan dönemi,2002'den beri göreli büyüme hızı ve ekonomide tüketim-yatırım harcamalarında talep artışı bakımından "en kötü dönemi" işaret ediyor. Dikkat ederseniz, göreli talep artış hızından bahsediyorum, yani eskisi gibi her çeyrekte yüksek tempoda artarak devam etmediğinden bahsediyorum.

Özetle, kayda değer bir talep artışı yok ama mevcut talep seviyesinde de, öyle piyasanın homurdandığı kadar çok büyük bir düşüş görünmüyor, hatta sanki kıpırdanma ve dipten dönüş çabası bile var.

Tabii, bunu söylemek için daha derin analizlere ve başka verilere de ihtiyacımız var. Çarşambaya efektif talep seviyesi ve büyümeye dair daha mikro analizler yapmaya çalışacağız. Çünkü, ithalat rakamları hakikaten kafaları karıştırdı. Bu kez başka pencereden bakacağız.

   590 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Ekim 2008, Çarşamba   LİMANIN HAYAT VERDİĞİ ŞEHİR: MERSİN
13 Ekim 2008, Pazartesi   TC ile MALİ PROTOKOL ve PROGRAM REVİZE EDİLMELİ
08 Ekim 2008, Çarşamba   GLOBAL KRİZİN BİZE BULAŞMA KANALLARI ve ETKİLERİ
06 Ekim 2008, Pazartesi   ALAÇATI DERSLERİ
24 Eylül 2008, Çarşamba   KUZEY'in MÜLTECİ BROKERLERİ ve EKONOMİSİ
22 Eylül 2008, Pazartesi   Global kriz ve evlere şenlik pür halimiz!
17 Eylül 2008, Çarşamba   KILAVUZU KARGA OLANIN...!
15 Eylül 2008, Pazartesi   ŞİMDİ GERÇEK MÜTEAHHİTLERİN ZAMANI
10 Eylül 2008, Çarşamba   Kamu arazilerinin (Sanayi Bölgeleri) satışı
08 Eylül 2008, Pazartesi   BELÇA'yı özelleştirin, yoksa "PEYAK" olacak



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3696 1.3793
1 STERLİN 2.4034 2.4213
1 EURO 1.8766 1.8898



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

LİMANIN HAYAT VERDİĞİ ŞEHİR: MERSİN

Mustafa BESİM

KÜRESEL EKONOMİK GERİLEME





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital