Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Ağustos 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ekonomi politikaları, her zaman tercihe dayanır. Ama her tercihin de bir bedeli vardır. Çünkü, ekonomide ve hayatta " no free lunch " kuralı geçerlidir. Aynı zamanda ekonomide " imkansız sebep-sonuç ilişkileri " de vardır. Anlayacağınız, ekonomide " hem ekmeği bütün, hem de köpeği tok istemek "olmaz.

...Şimdi, bu bağlamda geçenlerde hükümet ve işçi kanadının ortaklaşa kararıyla asgari ücrete yapılan % 12,3'lük artışını değerlendirelim. Daha doğrusu, ekonomik açıdan hükümetin yaptığı bu tercihin bedeline, piyasaya nasıl yansıyacağına bakalım.

Ama evvela bir tespit yapalım. " Kamunun yanlışları, her daim piyasaları bozar " gerçeği, bir kere daha farklı şekilde karşımıza çıktı. Ne yazık, devlet çalışanlarına uygulanan mali ve ekonomik rasyonaliteden uzak eşel-mobil sistemine dayalı maaş artışı (bildiğiniz gibi bütçenin gelirleri büyüme, ağırlıklı giderleri enflasyon kalemine endeksli, ki matematiksel olarak bu yanlıştır), bu kez özel sektör çalışanlarına dolaylı olarak yansımıştır. Nasıl mı?

Devlet çalışanları otomatik olarak enflasyon artış miktarı (ki bileşik etkiyle daha fazla yansıyor)kadar maaş artışı aldıkları için, muhtemelen hükümette, mevcut konjonktürde cari ekonomik gerçeklere rağmen, kamu çalışanları ile özel sektör çalışanları arasında ayırım yapmamak adına, asgari ücretle çalışanlara bir miktar zorunlu zam yapmak zorunda kalmıştır.

...Gelelim esas meseleye. Ekonomide kararlar, gerçeklere göre ve cari piyasa koşullarına göre alınır, aksi her zaman sıkıntı yaratır. Bu bağlamda, hükümetin asgari ücrette artış kararını hangi yerel ekonomik gerçeklere göre ve konjonktürde aldığına bir bakalım?

Bana göre, eşzamanlı cari ekonomik koşullar ve konjonktür şöyle;

i-2008'de ekonomide durgunluk, hatta küçülme kendini hissettirmeye başladı ve yüksek tempolu büyümeden 2007'de düşük tempolu, 2008'de de durgunluğa-küçülmeye doğru bir gidişat var ve bir çok sektör ve piyasada konsolidasyon yaşanmakta.

ii-Bir çok sektörün ve şirketin kapasite kullanım oranlarında ciddi düşüşler var. Yani, ekonominin genelinde kapasite kullanımlarda göreli düşüş var. Elbette, bunun nedenlerinden biri de " arz fazlasıdır, sektörlerde artan işletme sayısıdır " ama tek neden de arz fazlası değildir, 2008'de talepteki düşüştür de aynı zamanda.

iii-Yerel ve global etkenlerden dolayı girdi maliyetlerinde önemli artışlar var.

iv-Bilhassa 2007'den itibaren, genel olarak şirketlerin işçi azaltmak dahil, her tür girdi kalemlerinde tasarrufa ve verimliğe gittiğini biliyoruz. Yani, şirketler zaten maksimum girdi verimliliği ile çalışıyor.

v- Kar marjlarında göreli azalma var ve bu ekonominin geneline de yansımış durumda.

vi-Daha da değerlenen YTL ile bir çok sektör hem dış piyasaların, hem de güney rekabetinin baskısı altında faaliyet gösteriyor.

...Veri koşullar ve konjonktür böyle iken, bir hükümet doğal olarak asgari ücret politikası ile ilgili karar verirken aşağıdaki iki tercihten birini seçmek zorunda kalır. Veri koşullar ortadayken, bir hükümet asgari ücret ile ilgili karar verirken;

1-Ya, asgari ücrette artış yapmayarak mevcut çalışanları (istihdamı) koruma ve/veya yeni istihdam potansiyelini-ihtimalini korumayı tercih eder. En azından yeni istihdam beklentisini canlı tutmaya çalışır.

2-Ya da, mevcut çalışanların bir kısmının işsiz kalmasına ve/veya yeni istihdam potansiyelinin de zayıflamasına neden olacak şekilde, " kalan sağlar bizimdir diyerek, geride kalanların " asgari ücretlerini bir miktar artırmayı tercih eder.

Ne yazık, bizim hükümet, direkt ve indirekt baskılarla ikinciyi tercih etmiştir ve mevcut konjonktürde ekonomi politikaları açısından öncelikli olması gereken " büyüme ve istihdam yaratma " hedefine zarar vermiştir.

Elbette, veri koşullarda (enflasyon ve hayat pahalılığı varken) asgari ücret ile ilgili karar vermek siyaseten çok zordur ama ekonomide "eğri gemiyle doğru sefer"olmaz.

Bu artışın ekonomiye makro açıdan " enflasyon, işsizlik, kayıt dışılık, göreli pahalılık, dolaylı ve göreli düşük kamu geliri, mal ve hizmet tüketiminde Güney'e kayış, ekonominin genel rekabet gücünde azalış...vs " olarak yansıma potansiyeli vardır.

Hatta, gerek talep seviyesinin düşüklüğünden, gerekse rekabetten dolayı, asgari ücretteki artışı mal ve hizmet fiyatına yansıtmak istemeyen ve ortalama 10 kişi ve üzeri istihdama sahip şirketlerde, muhtemelen en az bir istihdam kaybına neden olacağını tahmin ediyorum.

Çünkü, bu durumdaki şirketlerde yapılan zammın, şirkete resmi maliyeti, fazladan bir istihdam maliyeti kadar yansıyacağı için, haliyle kar marjı ve kapasite kullanımı azalan şirketler, ya kayıt dışına, ya da istihdam azaltmaya yönelecektir.

Yani, hükümet, özel sektörle kamu çalışanı arasında ayırım yapmamak adına tercihini, ne yazık bilerek veya bilmeyerek, cari koşullarda "daha fazla işsizlikten" yana kullanmıştır.

Ha, eğer hükümet, önümüzdeki dönemde, ekonominin hızlı bir büyüme sürecine gireceğini düşünüyor ve bu beklentiyi şimdiden satın alıyorsa, o başka mesele. Yani, hükümet, asgari ücret artışını, müzakerelerin ekonomiye olumlu yansıyacağı ve/veya özellikle üniversitelerimize gelen yüksek yabancı öğrenci talebi beklentisi ile yapmış da olabilir tabii.

   665 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Aralık 2008, Pazartesi   BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !
24 Kasım 2008, Pazartesi   GEÇ KALIYORUZ... BU YÜZDEN HASAR BÜYÜYOR
19 Kasım 2008, Çarşamba   ET İTHALATINA İZİN VERMELİYİZ
17 Kasım 2008, Pazartesi   PİYASAYI, 350 MİLYON USD'den AŞAĞISI KESMEZ
12 Kasım 2008, Çarşamba   KUZEY PİYASASININ "STERLİN AÇMAZI ve FIRSATI"
10 Kasım 2008, Pazartesi   İŞ İNSANLARINA ÇAĞRI : GÜNEY'e GİDİN !..
05 Kasım 2008, Çarşamba   EURO SAÇMALIKLARI (Bu kadarı da fazla!)
03 Kasım 2008, Pazartesi   KKTC MERKEZ BANKASI BAŞKANI ile SÖYLEŞİ
29 Ekim 2008, Çarşamba   DOLAR YUKARI, SERVETLER AŞAĞI
27 Ekim 2008, Pazartesi   PİYASAYI "TAMİR EDİCİ POLİTİKALAR" UYGULAMALIYIZ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !

Mustafa BESİM

2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital