Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"Genç kız sebep oldu 6 erkek darp etti"
Umut ve inançla başlıyorlar
Sahte doktora 5 ay hapislik
Kırmızı çizgiler ortaya kondu
"Hastalara yeterli ilgi gösterilmiyor"
Cumhurbaşkanı Talat bugün, Soyer ve Ertuğruloğlu yarın KIBRIS TV'de
Görüşme bir başlangıç, geliştirmek hepimizin görevi
Tuğçe'den havalandıran pozlar
Kıbrıs'ta barış var, ihtiyacımız çözümdür
KIBRIS TV, görüşmeleri canlı verdi
MTG ve Çetinkaya tam gaz
Sveta Eremen'in yükselişi
Dagi markası Girne'de
Bağcıl'dan Paluze Gecesi
Kaymaklı'da Ankara havası
4 yıl aradan sonra kapsamlı müzakereler yeniden

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Hayatın anlamı

Oğuz Metiner

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Mayıs 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hayatın anlamını soruyoruz. İnsanız, sormadan yapamıyoruz. Aslında sadece hayatın, özelde hayatımızın anlamını değil aynı zamanda her oluşun anlamını da merak ediyoruz. Hatta her yaptığımızın bir anlamı olmasını derinden derine arzu ediyoruz.

Peki, hayatın anlamını kimden soruyoruz ya da sormalıyız. Bizler hayatımıza kendimiz anlam katabilir miyiz? Ya da hayatın anlamını insan olarak kendimiz cevaplayabilir miyiz?

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki bu hayata kendi isteğimizle gelmedik. Kimse bize bu hayata gelmek isteyip istemediğimizi sormadı. Zaten olmayan şeye de sorulmaz ki.

Evet, bir zamanlar bizler yoktuk ve bu hayata getirildik. Bu dünyaya gelmemize biri karar verdi ve biz de o kararın neticesinde bu hayatı yaşıyoruz. Ve hayatımızın anlamını soruyoruz.

Bu hayatı biz kurgulamadık. İçine düştüğümüz kâinat ve zaman bizim tercihimiz değil. Biri bu kâinatı var etti ve bizi de içine attı. O biri, her kimse, kâinatı anlamlı yaptığı gibi, bizim hayatımıza da bir anlam yükleyip öylece bizi var etti. Bunu her şeyin bir anlamı olmasından anlayabiliriz.

Hayatın anlamını O'ndan sormalıyız

Madem bu hayatı ve özelde kendi hayatımızı kendimiz var etmedik. Bu hayata bir anlam yükleme çabası bizi aşan bir meseledir, diyorum. Hayatı veren kimse hayatın anlamını da verecek olan O olacaktır. Kendini bütün yönleriyle tanımaktan aciz olan insanın, kendi hayatının anlamını bilebilmesi mümkün görülmüyor.

Yani insan kendi hayatına gerçek anlamını yükleyemez. Bu onu aşan bir mesele. İnsanın yapması gereken; kendisini bu hayata getireni bulup hayatın anlamını O'ndan sorması gerekiyor. Zira bu soruya ancak O cevap verebilir. O, her kimse, bizi öyle yaratmış ki hayatın anlamını da bize sordurtuyor. Yani bu soruyu atlayıp geçemiyoruz. O soruya cevap bulmadan rahat edemiyoruz. Bu sorudan bigane kalmak da mümkün değil. Yani elimizde değil. Bizi var eden, soruları da bize sordurtuyor. Cevabı bulmadan da rahat bırakmıyor. Demek ki cevabı öğrenmemizi istiyor.

Bu da cevabın olduğunun göstergesi. Cevap vermek istemeseydi, soru sordurtmazdı.

Burada önemli olan, bu soruyu kimden soracağımızdır. Hayatın anlamını hayatımıza anlam yükleyenden sormalıyız. O'ndan bağımsız olarak hayata anlam yükleme çabası boş bir uğraştan öteye gitmez. Bize sorularla hayatın anlamını buldurtmaya çalışan Yaratıcı hayatın anlamını kendisinden sormamızı istiyor.

O zaman biz önce O'nu bulmalı ve hayatın anlamını O'ndan sormalıyız. O'nu bulamayan hayatına anlam veremeden gidecektir bu dünyadan. Peki O'nu bulmak zor bir şey mi de insanlar bulmaktan kaçıyorlar. O'nu bulmadan mutlu olmak mümkün müdür?

Harika bir eser amaçsızca bırakılamaz

Onun yerinde siz olsaydınız, kâinat genişliğinde duygular ve aletlerle donattığınız her yönüyle mucizevî harikalığa sahip bir eseri amaçsızca bırakıp kendinizi ona tanıtmadan başıboş bırakır mıydınız? Onu sizi tanıyabildiği halde size isyan edercesine yaptığı işlerinde mutlu kılar mıydınız? Onun sizin ona yüklediğiniz hayatın anlamını arayışını cevapsız bırakır mıydınız? Ya da şöyle sorayım: Sevginizin bir nişanesi olarak sevgilinizin kapısına bir gül bıraksanız, sonra da onu kimin bıraktığına dair bir işaret bırakmadan gider misiniz? Ya da onun sizin yolladığınızı bilmemesine müsaade eder misiniz?

Yaratıcı bize verdiği sayısız nimetleriyle kendini tanıtmak ve sevdirmek istemesine karşılık bizim onu bilemeyecek durumda olmamız söz konusu olamaz. O ne yapar yapar kendini bize bildirir. Yeter ki biz bilmek isteyelim. O halde bize düşen onu tanımak. Zira onu tanımadan bize bu dünyada huzur yok. Hayatına anlam katmak isteyen ve bu anlam için hayatını feda edercesine çabalayan insanın yapması gereken hayatın anlamını O'ndan sormaktır.

Hayatın anlamını ondan sormak gerektiği gibi yaptığımız her bir işin veya davranışın anlamlı olmasını istiyorsak, ki bunu herkes ister, doğru olan iş ve davranışın ne olduğunu da ondan sormalıyız. Eminim ki Mucib olan Allah, bir iş yapmadan evvel ya da bir davranış ortaya koymadan evvel ona yönelirsek bizi cevapsız bırakmayacaktır. Samimiyetimiz nispetinde kalbimize hak olanı ilham edecektir. Yeter ki biz duymak isteyelim. Net bir cevap alamıyorsak kalp ekranımızı şüphe kirlerinden ihlas ve marifetle temizlemeliyiz. Hakkı işitecek samimiyete ulaşmalıyız.

Rabbim hakkı hak bilip ona uyacak ve de batılı batıl bilip ondan sakınacak imana ve samimiyete bizi ulaştırsın.

ABDURREŞİT ŞAHİN

   1854 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Ramazan'a girerken
22 Ağustos 2008, Cuma   Ramazan-ı Şerif'i karşılarken
16 Ağustos 2008, Cumartesi   Berat geceniz mübarek olsun
15 Ağustos 2008, Cuma   Eyvah, çocuğum yalan söylüyor!..
08 Ağustos 2008, Cuma   Ağustos zaferleri
01 Ağustos 2008, Cuma   Vatan sevgisi
29 Temmuz 2008, Salı   Miraç Kandiliniz mübarek olsun
18 Temmuz 2008, Cuma   Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?
11 Temmuz 2008, Cuma   Kendi gitti ismi kaldı yadigâr
04 Temmuz 2008, Cuma   Mübarek Üç Aylar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2028 1.2112
1 STERLİN 2.1303 2.1461
1 EURO 1.7340 1.7462



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

Belça'da "KTÖS-DEV İŞ" tartışm...

Mustafa BESİM

KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital