Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



2009'da ÇÖZÜM BEKLEYENLER YENİLİKÇİ DAVRANMAK ZORUNDADIR

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Ağustos 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Cumhurbaşkanı Talat, 3 Eylül öncesi son durumu TAK için değerlendirdi.

Talat, "çözüm olacaksa erken olmalı, 2009 başında çözüm olabilir, gereken malzeme de vardır, zaten uzarsa kopma ya da bozulma olabilir" diyor.

Kıbrıs sorunu, yarım yüzyıldır tartışılırken, mutlaka önemli birikim ve tecrübeleri de not ederek tartışıldı. Şimdi kurulacak olan bir masada, bütün bunlardan yararlanılacaktır.

İlk Cumhurbaşkanı Denktaş da "Kıbrıs sorunu 40 dakikada da çözülür" diyerek, önemli olanın uzlaşı olduğuna vurgu yapmıştı.

Şimdi uzlaşma potansiyeli yüksek iki lider, süreci yaralamadan, en makul zamanda çözüme ulaşabilir.

Aksi hal ise, ayrılığa kadar gidebilecek yeni formüllerin değerlendirileceği, farklı bir dönemin başlangıcını oluşturabilir bu kez.

Çünkü Talat ve Hristofias, sıradan liderler değildir.

Talat ve Hristofias, Kıbrıs sorununu çözebileceklerine yıllar içinde en fazla inanılmış, iki liderdir.

Cumhurbaşkanı, açıklamalarında toplum içindeki çözülmenin, devlete inançsızlık ile güvensizliğin ve kimlik sorununun, ciddi boyutlara ulaştığının altını çiziyor.

Bunun, toplum geneline yayılmış bir sorun olduğunu ve çözüm sürecinde de bir zafiyet yaratacağını söylüyor.

Mutlaka, müzakere masasına oturmaya hazırlanan ve kendisini tüm toplumun Cumhurbaşkanı olarak tanımlayan bir liderin bu kaygılara işaret etmesi anlaşılırdır.

Şu bir gerçek ki, Talat, taşıdığı siyasi kimliğinin zaman zaman yarattığı sıkıntıları aşmak için önemli bir direnç göstermiştir. Zaman zaman Rumculukla, vatan hainliği ile suçlamaya giden radikal unsurlar, belli ölçüde sorun yaratabilmiştir.

Bunlar ötesinde bir pazarlık arifesinde bu kaygıların dile getirilmesi de anlaşılabilir.

Ancak, yeni bir üslup ve dil geliştirmesi en fazla beklenen bir lider olarak Talat, belki böyle zamanlarda daha seçici de olabilmelidir.

Aslında bir çözümün bir barış sürecine dönüşmesi için buna ciddi şekilde ihtiyacımız var.

Cumhurbaşkanı, kimlik sorunu yaşadığımızı, Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportunun övünç malzemesi yapılmaya çalışıldığını ve bunun da izolasyonların kaldırılması politikasına zarar verdiğini söylüyor. Daha da ileri giderek, gazetelerin kimlik, irade ve inanç gibi hiçbir rahatsızlık duymadan, Güney'deki ilanları yayımladığından şikayet ediyor.

Şikayet nedenlerinin ana dayanağı ise, Güney'in bunu yapmaması.

Güney'in bunu yapmaması, yanlış bir davranış olarak sunulurken, doğrusu gösterileceğine, bu yanlışın, karşılıklılık esasına uyulması gerektiği salık veriliyor.

Üstelik kimlik, irade ve inanç duyarlılığı ile gazete ilanlarını aynı portalda değerlendirmek gerçekten karşı tarafı "düşman" ilan etmek demek.

Yeni bir süreçte, yeni bir dil yaratma kapasitesi fazlasıyla olduğuna inanılan bir liderin daha farklı cümleler kurması gerektiğini düşünüyorum.

Cumhurbaşkanı güneyden alışverişler konusuna değiniyor.

Dünyanın kuralı haline gelmiş olan serbest piyasa ekonomisinin, dili, dili, ırkı yok.

Para kendi dilini konuşuyor.

Yeni dünya düzeni de çeşidi ve farklı olanı cazip kılma anlayışı üzerinden şekilleniyor.

O yüzden, ihtiyaç ile ihtiyaç harici temelli istek, aynı portalda değerlendiriliyor, dünyada.

Yoğurt almak da yurtta bulunmayan bir ilaç almak da aynı anlama geliyor aslında. Bunu böyle değerlendirmek zorundayız.

Üstelik biz bu hassasiyetimizi, sadece Güney'den alışveriş için geliştirmeye çalışıyoruz. Yani, kimse "aman İstanbul'dan almayın" demiyor.

Bugün İstanbul'a bir günlük harcama ile Güney Lefkoşa'da bir günlük alışverişe harcanan para düşünülmeye değerdir.

Şimdi alışveriş kültürü üzerinden milliyetçilik beslemek kimseye kazandırmaz.

"Kıbrıs Tük halkı kendi varlığını tescil etmezse, bu halk yoktur demektir. Nasıl eşitlik iddianız olacak! Farklı değilseniz, Rum Yönetimi'nin sizi de yönetebileceğini pratiğinizle kabul ederseniz, eşitlik iddianızın anlamı kalmaz" diyor Cumhurbaşkanı.

Tabii ki farklılıkları ortaya koyalım ve eşitliğe önem verelim. Ama farklılıkları ortaya koyarken, karşı tarafı daha fazla ötekileştirmeden, düşmanlaştırmadan bunu yapabilmeliyiz.

İşte çözüm sürecinin en hassas noktalarından biri olan bu sorunu aşabildiğimiz ölçüde, toplumların çözümü sahiplenip, barış yapabilmelerini sağlayacağız.

Bu şüphesiz, sadece Talat'ın misyonu değil, Hristofias'ın da misyonudur.

Ama her zaman diğerinden beklemek için birinin de farklı nokta yaratabilmesi gerekiyor.

Anketler federasyon temelinden uzaklaşıldığını ortaya koyarken, ayrılığın daha cazip görüldüğünü söylerken, arzu gerçekten federasyon ise, artık farklı bir dil yaratılabilmeliyiz.

Talat'ın da Hristofias'ın da farklı cümlelerle, aynı şeyleri söyleme lüksleri yoktur.

Her ikisinden de beklenen, he iki toplumun birbirine farklı bir noktadan bakabilmesini ve empati yaratabilmesini sağlayabilmektir.

Yoksa, bunu bu iki liderden bekleyemeyeceksek, kimden bekleyebiliriz ki?

   579 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Kasım 2008, Cumartesi   BU KADARINA DA PES ARTIK!!!
28 Kasım 2008, Cuma   EROĞLU'NDAN TALAT'A GERÇEK DEĞİŞİM!
27 Kasım 2008, Perşembe   DEVLETİN FOTOĞRAFI CEZAEVİ
26 Kasım 2008, Çarşamba   AĞBİ SEN GERÇEK KIBRISLI MISIN?
25 Kasım 2008, Salı   ANNE BABALIK
22 Kasım 2008, Cumartesi   SUÇLU KİM?
21 Kasım 2008, Cuma   BABALARINA BENZEYEN NESİLLER
20 Kasım 2008, Perşembe   AMERİKA NE KADAR SESSİZ KALACAK?
19 Kasım 2008, Çarşamba   SEBEPSİZ BİR ÖLÜM KARŞISINDA SİZ NE DERDİNİZ?
18 Kasım 2008, Salı   CTP'NİN YAKLAŞAN KADER DÖNEMECİ!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !

Mustafa BESİM

2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital