Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



KAMU SAĞLIK KAVGALARI DEVAM EDERKEN

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Eylül 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

   Kamu Sağlık Çalışanları Yasası tam bir yılan hikayesine dönüştü.

   Yasa ile ilgili tüm tarafların farklı noktalardan birbiri ile çatışma yaşadığı ortamda, Cumhurbaşkanı yasayı meclise iade etti.

    Ancak, Adli Yılın açılışında yaptığı konuşmada, Anayasa Mahkemesi ile ilgili sert eleştirileri oldukça dikkat çekiciydi, Cumhurbaşkanı'nın.

    Cumhurbaşkanı, "ben kendi görüşümü ortaya koydum, ama Anayasa mahkemesi, buna rağmen, görüş vermeliydi" diyor.

   Çünkü anlaşıldığı kadarıyla, Cumhurbaşkanı, sivil toplum örgütü ve sendikaların esas tartışma yaratılan konuların değil de tali konuların sorulduğuna ilişkin eleştirilerinden rahatsız.

    Anayasa Mahkemesi ise, Cumhurbaşkanı'nın yasayı 22 Temmuz'da aldığını, mahkemeye de 4 Ağustos'ta 14, 30, 44, 14,103,(1)(B) VE 61 (1)(A) maddeleri ile ilgili görüş istediğini anlatıyor.

    19 Ağustos'ta ise, 41,44 ve 103(1)(B) maddelerinin, anayasaya aykırı olmadığı görüşünü ortaya koyduğunu ifade ediyor.

    21 Ağustos'ta yapılan oturumda da 65(1)(A) maddesinin de aykırılığı görülmediği belirtilerek, mahkemeden, sadece 14 ve 30. maddelerle ilgili görüş istendiğini anlatıyor, ayrıca, Anayasa Mahkemesi.

   1 hafta sonra 27 Ağustos'ta da ikinci bir yazı ile önceki hitap geri alınarak 41,44 ve 103(1)(B) ile ilgili de görüş istendiğini söylüyor, mahkeme.

    Yani mahkemenin verdiği detaylardan anlıyoruz ki, Cumhurbaşkanı, belli maddelerle ilgili tereddütler göstermiş.

    Ve Anayasa Mahkemesi'nden kendisinin önceden görüş belirttiği konularda tekrar görüş isteme ihtiyacı hissetmiş.

    Hukuk çevreleri, yine de Anayasa Mahkemesi'nin Cumhurbaşkanı'nın son hitabını dikkate alarak, değerlendirme yapması gerektiğini söylüyor.

    Çünkü aslında mahkemenin 19 Eylül'e kadar da yasal süresi olduğunu anlıyoruz.

    Barolar Birliği Başkanı Mustafa İnan, Cumhurbaşkanı'nın yasal hakkı olmasına rağmen, Anayasa Mahkemesi'nden görüş talep ederken kendi görüşünü beyan etmesinin, etik olmadığı görüşünde.

    Ama "mahkemenin zamanı vardı ve değerlendirme yapabilirdi" diyor.

    Bütün bu tartışmalar bir tarafa, sendikalar, Kamu Sağlık Çalışanları yasası yanındaki diğer yasaların da birlikte hayata geçirilmesi talebiyle, eylem koyma kararlarını dile getiriyorlar.

    Tıp İş ve Tabibler Birliği ise, yasanın değiştirilmesine karşı olduklarını açıkladılar.

    Tıp-İş Başkanı Erol Şeherlioğlu, Kıbrıs TV'de katıldığı, Günün Getirdikleri programında, Kamu-Sen ve KTAMS'ın kamu yararına çalışmadıklarını söyleyerek, bundan sonraki ilişkilerinin de yeniden gözden geçirileceğini açıkladı.

    Tıp-İş, kesinlikle ayrı bir doktorlar yasasının çıkması gerektiğini, bunun olmaması durumunda da süresiz genel greve gideceklerini açıklıyor.

    Ne ilginçtir ki, sağlıkta reform derken, Cumhurbaşkanı'ndan Anaysa Mahkemesi'ne kadar ilgili tüm sendika ve sivil toplum örgütleri dahil, herkesin birbiri ile tartıştığı bir ortam yaşıyoruz.

   Tartışılan ise, kesinlikle sağlık hizmetleri değil.

   Hasta, bu tartışmaların hiçbir yerinde yer almıyor.

   Kamu Sağlık Çalışanları Yasası, toplumun bütün kesimlerini yakından ilgilendiren bir yasa.

   Sadece sağlık alanında değil, yapılacak değişikliklerle, kamudaki bütün yapıyı etkileyecek bir yasa, aynı zamanda.

   Yapılan tartışmaların içeriğine bakıldığında da ne yazık ki, konunun özünün, sağlık, ya da sağlık isteminden öte, sadece Kuzey Kıbrıs'ın hantal kamu düzeni olduğunu görüyoruz.

   Mevcut yapı, tartışılmayı ve yeniden yapılandırılmayı reddederken, reformdan bahsetmek de zorlaşıyor.

   Ve her reformdan bahsederken bu tartışmalara yapışıp kalmak da hem mevcut yapının, hem de hükümetin dağınıklığının bir sonucu.

    Keşke, sağlıklı ve bu kadar tartışılmayacak bir yasa ile en azından reforma geçişin yolu açılabilseydi.

   470 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Kasım 2008, Cumartesi   BU KADARINA DA PES ARTIK!!!
28 Kasım 2008, Cuma   EROĞLU'NDAN TALAT'A GERÇEK DEĞİŞİM!
27 Kasım 2008, Perşembe   DEVLETİN FOTOĞRAFI CEZAEVİ
26 Kasım 2008, Çarşamba   AĞBİ SEN GERÇEK KIBRISLI MISIN?
25 Kasım 2008, Salı   ANNE BABALIK
22 Kasım 2008, Cumartesi   SUÇLU KİM?
21 Kasım 2008, Cuma   BABALARINA BENZEYEN NESİLLER
20 Kasım 2008, Perşembe   AMERİKA NE KADAR SESSİZ KALACAK?
19 Kasım 2008, Çarşamba   SEBEPSİZ BİR ÖLÜM KARŞISINDA SİZ NE DERDİNİZ?
18 Kasım 2008, Salı   CTP'NİN YAKLAŞAN KADER DÖNEMECİ!


Yorum Sayısı:   3
  çağrı gürdere         - lefkoşa 09 Ekim 2008, Perşembe 12:43 
merhaba aysu hanım ailemin sizden bir rica sı var bunu yerine getirirseniz çok mutlu olacaklardır! bizim sizden istediğmiz bir köşe yazısı önemli bir konu hakkında eğer ilgilinirseniz sevinirim tamam derseniz ben size konuyu açıklaycam sevgiler saygılar..!!
  Hasan         - Lefke 19 Eylül 2008, Cuma 09:39 
Çözüm:
-Devlette çalışan hekim yerine
-Devlete çalışan hekim ile mümkün olabilir.Yani, Devlet, hastanelerindeki poliklinikleri, özel veya özerk bir kuruluşa devredecek,sonra bu kuruluş isteyen her doktora belli bir mukavele karşılığı çalışma ofisleri düzenleyecek.Devlet hastanesi doktorları ancak tedavi ve acil hizmetleri ile uğraşacak.Teşhis bu özel ofislerde olacak.teşhisini yapan doktor isterse anlaşacağı hastanede(Özel-Kamu)hastasını yatırıp tedavi edebilecek.
  Nermin Soygazi         - Magosa 18 Eylül 2008, Perşembe 10:47 
Aysu hanım, artık bu tartışmalara gülmekten başka birşey yapamıyoruz. Hastalar ölmeye devam ederken, benim dediğim olsun, onun kliniği olmasın tartışmaları komik oldu artık.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !

Mustafa BESİM

2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital