Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı
Hükümet yazı görmez
5 AIDS vakası var
2009 da kurak
Pakistan'dan yatırım girişimi
Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Üroloji Servisi'nde bir ilk daha
Vadili Belediye Başkanı, savcılığa şikayet edildi

YORUMLANANLAR
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Geri döndü [6]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]
Keklik ve turaç avı yasaklandı [5]
Güneye 6 milyon euroluk ihracat [1]



Ne hallere düştük

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Temmuz 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Maliye Bakanı Ahmet Uzun, her ay maaşları ödeyebilmek için mucizeler yarattıklarını, bu ay sonu da yine mucize yaratıp maaşları ödeyeceklerini söyledi.

Bakan Uzun, "1974'ten beri her ay maaşlarda çıkan sorun bir şekilde çözülerek ilerleniyor. Bunun açılımı için üç cilt kitap yazabilirsiniz" diyor.

Bana kalırsa sayın bakan, hiç zaman kaybetmeden, üç cilt olmasa da böyle bir kitap yazmalı..

"Best seller" olur.

Dünyada, çalışanlarının maaşlarını 34 yıldır mucizeler yaratarak ödeyen başka bir devlet yoktur herhalde.

Dünya alem bu mucizelerin nasıl yaratıldığını görsün.

***

Maliye bakanı KIBRIS'a özel demecinde ilginç bir şey daha söyledi.

"Zaten ben hükümet mensubu oldum, ne deyim...Ben kendimi tabiri caizse, tırnak içinde söylüyorum, ortaya düşmüş birisi olarak görüyorum. Yani kötü yola düşmüş birisi olarak görüyorum."

Aynen böyle dedi Ahmet Uzun..

Ve doğrusu bir bakana yakıştıramadım bu sözleri.

Aceleye gelmiş herhalde..

Talihsiz bir açıklama olmuş.

Bakanın,"statükoyu yıkmak için verdikleri mücadeleye karşın,'sanki hükümete vurmak mübahtır' anlayışıyla acımasız eleştirilere hedef olması"ndan duyduğu üzüntüyü anlatmak için böyle bir benzetme yapması

biraz tatsız oldu.

Muhalefete bundan daha iyi bir malzeme verilemezdi.

***

Bir başka talihsiz açıklama dün Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen'den geldi.

Basın toplantısında sormuşlar sayın bakana...

"Beşparmaklar'ın görüntüsünden rahatsız mısınız?" diye...

"Rahatsız olmayan mı var? Ben Beşparmaklar'ı, dişleri tek tük çıkmış çok güzel bir bayana benzetirim" demiş.

Aman sayın bakanım, yapmayın Tanrı aşkına...

Söylemeyin böyle bir şey..

Keşke dediğiniz gibi olsa...

Birkaç dişi eksik olsa...

Bir dişçiye gider, diş plantasyonu yaptırır, olur biterdi!

Güzel bayanın güzelliği bozulmazdı.

Ama tam on sekiz hançer sokmuşlar Beşparmaklar'a....

Canına okumuşlar...

Yaraları sarılamaz artık "güzel bayan"ımızın...

***

Geçenlerde BRT'deki bir TV programında Başbakan Ferdi Sabit Soyer de bir şeyler söylemişti Beşparmaklar için.

Gazetede haberler üzerinde çalışırken kulak misafiri oldum.

Sayın başbakan, yanılmıyorsam, Beşparmaklar için alınabilecek önlemlerden biri olarak, oradaki oyukların çöplerle doldurulabileceğinden ve üzerinin ağaçlandırılabileceğinden söz etti.

Bazı ülkelerde böyle yapılıyormuş.

Bilemiyorum ama biraz garibime gitti bu "tedavi metodu".

Olabilir mi böyle bir şey?

Keşke dağlarımızdaki sorun ağaçlandırma olsa.

Ne kapatabilir ki artık o oyukları.

Makyajlarla gizleyebilir miyiz orada yarattığımız çirkinlikleri?

***

Çok yazıldı, çok çizildi Beşparmaklar için...

Bu noktadan sonra yapabileceğimiz tek şey var...

Zararın neresinden dönülse kârdır düşüncesiyle, yabancı uzmanlar çağırıp (Tabii eğer paramız varsa) dağların geri kalanını nasıl kurtarabileceğimiz konusunda bilgi almak ve derhal işe koyulmaktır.

Tabii ki oradaki işletmecileri mağdur etmeden.

Çünkü insanlar keyfine hareket etmiyorlar.

Devletin izni var ellerinde.

Ortaya çıkabilecek sorunlar akıl ve mantık yoluyla bir şekilde çözümlenmeli.

Yoksa, başımıza daha büyük işler açmış olacağız.

***

Gidişat kötü, çok kötü... ***

Siyasi, ekonomik ve sosyal sorunların her geçen gün biraz daha büyüdüğü çok zor bir dönemden geçiyoruz.

Ekonomik kriz adeta kıskacına aldı bizi... Devlet hazinesi tamtakır, hükümet hiç olmadığı kadar darda... Çek yasaklarındaki artış korkunç boyutlara ulaşırken, toplu iflaslardan söz ediliyor. Piyasa durgun, enflasyon artışta.

Kuraklık, susuzluk, çevre ve doğa değerlerimizin kıyımı, trafik kazaları ayrı bir dert...

Halk, hiç olmadığı kadar huzursuz ve mutsuz...

Dileyelim ki, önümüzdeki aylarda bu tablo daha da kararmaz.

   568 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Kasım 2008, Pazar   Kanlı Dere 90 yıl önce bir aktı, bir aktı ki...
29 Kasım 2008, Cumartesi   Hakemsiz maç yapılabilir mi?
28 Kasım 2008, Cuma   Çocuklarımızın hatırına...
27 Kasım 2008, Perşembe   Derdimiz yokmuş gibi...
26 Kasım 2008, Çarşamba   Cezaevine ağıt
25 Kasım 2008, Salı   Devlet eliyle ağaç kıyımı
22 Kasım 2008, Cumartesi   Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!
21 Kasım 2008, Cuma   Dostlar alışverişte görsün
20 Kasım 2008, Perşembe   Her işimiz yarı buçuk!
19 Kasım 2008, Çarşamba   Kim dur diyecek bu gidişata?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5624 1.5699
1 STERLİN 2.3989 2.4114
1 EURO 2.0039 2.0136



YAZARLAR : .

Necdet Ergün

BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !

Mustafa BESİM

2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital